YAZARLAR

* * *

“ÖNCE sevmeyi öğrendim, sonra güvenmeyi. Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu. Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim. Ben, dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim. Olur ya; kalp durur, akıl unutur. Ben, dostlarımı ruhumla severim. O ne durur, ne de unutur.”

* * *

TEMEL Karayollarında şantiye şefiymiş.

Kar-kış dağlarda koşturuyormuş.

Bir gece arabasıyla şehre inmeye niyetlenmiş ama yolunu kaybetmiş. Bakmış yakında bir ışık var, gidip kapıyı çalmış.
Güzel bir hanım çıkmış karşısına…

Temel, “çok özür dilerim hanımefendi, ben karayolları şantiyesinde şefim. Dağda yolumu kaybettim. Bir sakıncası yoksa beni bu gece misafir edebilir misiniz?” demiş.
“Tabii, demiş kadın, buyrun içeri.”

Önce Temel’in önüne güzel bir yemek koymuş. Derken sohbet açılmış. Temel, dağdaki yalnızlıktan yakınırken; kadın, eşi Almanya’da çalıştığı için kendisinin uzun zamandır yalnız olduğunu anlatıyormuş.

Sohbet ilerledikçe, üzerine daha rahat bir kıyafet giyen kadın sık sık soruyormuş:
“Bakın Temel bey. Bir kadın ve bir erkek bu evde yalnızız. İstediğiniz bir şey varsa çekinmeyin söyleyin.” Ama Temel’de kadının mesajını anladığını gösterir en ufak bir hareket yok. Kah su istiyormuş, kah çay…

Saat gece yarısını geçip Temel artık uyumak istediğini söylediğinde kadın onun yatağını hazırlayıp üzerine yalnızca iç çamaşırıyla dikilmiş karşısına:
“Benden istediğiniz bir şey var mı?”
Temel, teşekkür edip iyi geceler diledikten sonra vurmuş kafayı uyumuş.

Sabah kalktığında kahvaltısı hazır.

Ev sahibi hanım kapının önünde hayvanları yemliyor. Temel bakmış 1 tavuk, 5 tane horoz var. Sormuş kadına:
“5 tane horoz 1 tavuğa çok değil mi?”
Kadın cevaplamış: “Siz onların öyle horoz gibi göründüğüne bakmayın. Onların biri gerçek horoz, diğerleri Karayollarında şantiye şefidir!”

* * *

TEMEL bir gün fırına girer:
– Ustacuğum oradan 299 ekmek ver daa..
– 300 olsa olmaz mı?
– Ustacuğum, o kadar ekmeği kim yiyecek?

* * *

HİTLER toplama kampına gitmiş, Yahudilerden birini çağırmış “2 kere 2 kaç eder?” diye sormuş. Adam “7” demiş. Hitler arkasındaki yüzbaşıya dönmüş: “Ulan bu ne biçim toplama kampı!”
*

AMİRAL gemiye çıkmış, denizcilerden birine, “9 eksi 3 ne kalır?” diye sormuş. Denizci “7” demiş. Amiral kaptana dönmüş: “Bu ne biçim çıkarma gemisi!”

> Yeni Meram >Yazarlar > İyi Pazarlar
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.