YAZARLAR

***

“YARIM hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak saldırı, hiç saldırmamaktan daha kötüdür.

***

IŞİD, PKK, HDP…..

Amaçları iç savaş çıkarmak.

Amaçları ülkemizi parçalamak.

Atatürk büstlerine, bayrağımıza, karakollara, bazı resmi kuruluşlara, belediyelere, otobüslere, araçlara, marketlere, bankalara, dükkanlara, kuyumculara, okullara, parti binalarına saldırıyor; kundaklıyor, yıkıp yakıyorlar.

BDP , acayip söylemleriyle yandaşlarına moral şırıngalıyorlar.

PKK’lı göstericiler, IŞİD’ten kaçıp Türkiye’ye geçerek yurdun dört köşesinde, “yasaklar sizin, sokaklar bizimdir” diye haykırıyorlar. Ve Kobani protestolarında üç günde 38 kişi ölüyor. “Yeni Türkiye” derken, çok eski Türkiye hortluyor.

İftira, kin, öfke, intikam…

Sokaklar kan gölü…

İsyan provaları yapıyorlar.

İnsanları tavuk gibi kesiyorlar.

Ve zorunlu olarak sokağa çıkma yasağı ilan ettirerek büyükelçilikte görevli 49 insanımıza karşı, “MİT’imizin zaferi” palavralarıyla 180 IŞİD militanını serbest bırakıyorlar.

Polise, “buraları güvenli değil, çekilin” anonsları yaptırmaya mahkum ediyorlar.

İç savaş çığlıkları atıyorlar.

Derkeen, Güneyimizde Kıbrıslı Rumlara iştah kabarttırıyor, ikili barış görüşmelerini kesip Türkiye’ye meydan okutturuyorlar.

*

SINIRLAR belli mi, belli!

Okulları var mı, var.

Ordusu var mı var.

Hastanesi var mı, var.

Güneydoğumuzdan bir bölümünü alıp Kürdistan’ı kendilerince kurdular mı, kurdular.

Kendi vergilerini kendileri topluyorlar mı, topluyorlar.

Pekii, bizimkiler ne yapıyorlar?

Hiiç, yalan-dolan siyasetiyle sadece nutuk atıyorlar.

O kadar açıldılar ki, geriye de dönemiyorlar.

“Olağanüstü Hal’i biz daldırdık” dediler, sokağa çıkma yasağı getirdiler. Şimdi de, “Tampon Bölge kurmaktan” söz ediyorlar, Amerika ve İngiltere buna, “masada böyle bir şey yok” diye cevap veriyorlar.

Türkiye’mizi bu duruma soktular.

Ezeli müttefikimiz Amerika ile yalaka dostları Avrupalılar, “merak etmeyin Türkiye’ye yardım elimizi uzatacağız” diye elma şekeri vererek bizi Cehennem ateşine sokmak istiyorlar!

Kendileri kara harekatına karşı çıkıyorlar, havadan bombalayıp kaçıyorlar.

Amaç Mehmetçiği öne sürmek!

Ancak Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, dibine kadar haklı olarak, “kara harekatı olmadan savaş kazanılmaz” diyorlar ve Mehmetçiğimizin, Amerika ile yandaşları tarafından öne sürülmek istenmesine şiddetle karşı çıkıyorlar.

Sonuç olarak şöyle diyebiliriz:

Bizimkiler “ille de Esad” diye ısrar ederken, Rusya ve Çin bir kenara, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Abdullahiyan, “Esad’ın düşmesine ve uluslararası uçuşa yasak bölgeye karşıyız. Türkiye’yi uyardık, izin vermeyeceğiz” salvosu atıyor.

HDP, IŞİD, PKK, “domuz bağcı” Hizbullah, El-Nusracılar, El-Kaideci’ler, HÜDA-Par’cılar ve “PKK’nın yandan çarkı” PYD, hedeflerine ilerlemeye çalışıyorlar.

“Bölünürsek yok, bölüşürsek tok olacağız” tamam da, ya böyle devam ederse sonu nereye varacak?

“TV’lerde evlenme, yemek, çalgı-çengi, dizi, Türkiye yine niye yenildi, filancayı öldüren falanca neden ihtihar etti?” başrollarde!

Görünen manzara-i umumiye böyle. Asla, “yangına körükle gidiyor” değiliz. Aksini savunan varsa çıksın ortaya.

“Güneş balçıkla sıvanmıyor.”

Söylenecek iki cümle kalıyor:

“Her şer’den bir hayır çıkar.”

“Allah sonumuzu hayra getirsin.”

> Yeni Meram >Yazarlar > İsyan çığlıkları
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.