YAZARLAR

İstiklalin Bedeli12 Mart 1921... - Baha Durmaz - Yeni Meram Gazetesi

Türk Milleti bayrağını, namusunu, dilini ve dinini hür yaşamak için topyekûn bir savaşın tam ortasındaydı. Koca çınar Osmanlı Devleti, emperyalistlerin türlü tuzaklarına düşmüş, memleketin her noktasında, tarihten intikam almak isteyen batılılar, Şark Planının son safhasını hayata geçirmeye karar kılmıştı. Bu berbat, onur kırıcı ortamda milletin ve ordunun moralini yüksek tutmak belki de elimize geçecek olan mühimmattan çok daha önemli bir hal kazanacaktı.

Eğitim Bakanlığının isteğiyle milli marş noktasında ilk adım atıldı ve İstiklâl Marşı yarışması için ödül konuldu. O dönemin Eğitim Bakanı Hamdullah Bey, yarışmaya katılan eserleri incelediğinde hiçbirinin bir ülkenin bağımsızlık marşı olabilecek çapta olmadığına karar verdi. Akabinde Hamdullah Bey yine Mehmet Akif’in bu yarışma dışında kaldığını ve sebebinin verilecek ödül olduğunu duyunca Milli şairimize mektup yazarak durumun düzeltilebileceğini ilettiği bilinmektedir. Neticede Mehmet Akif’in yazdığı eser, TBMM tarafından kabul edildi ve tam da bugün İstiklâle adanmış bir milletin bir marşını aynı heyecanla okuma şerefine nail olduk.

Taceddin Dergahında başlayan bu maratonda milli şairimiz epey badireler ve zorluklar atlattı. Marş yarışmasında hak ettiği ödülü çocuk esirgeme kurumuna bağışlarken, kendisinin Ankara’nın o meşhur soğuk havalarında üzerine palto almaya bile parası yoktu. Akif’in hayatı oldukça ilginç ve dikkat çekicidir. II. Abdülhamid döneminde muhalif ve bir dönem ittihatçı, İstiklal Savaşı döneminde en önde duran vatansever, Cumhuriyetin ilk yıllarında ise sürgün, dışlanmış bir milli şair…

Üzülerek söylemek gerekir. Neyi mi? Akif’in cenaze törenine devlet erkanının katılmadığı hatta dönemin memurlarının katılmasının yasaklandığını söylemek gerekir. İstiklal kolay bir kavram değil. Bir bedeli olmalı…
Türk Milletinin önünde saygıyla duracağı iki kavram vardır biri Ezan-ı Muhammed diğeri de İstiklal marşıdır. Baktığımızda ise zaman zaman bu iki kavrama karşı saldırıların yapıldığını görmekteyiz. Bağımsızlığın bir bedeli olduğu gibi, ülkenin milli ve manevi yapısına yapılacak her saldırının bedelinin ödetileceği bilinmelidir…

> Yeni Meram >Yazarlar > İstiklalin Bedeli12 Mart 1921…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.