YAZARLAR

Gün geçmiyor ki televizyon ekranların da Afrikalı çocukların acı dramları gözlemimize gelmesin. Dünya İslam alemi Yüce İslam dininin modern, çağdaş, ilerici, yenilikçi yüzünü hayata geçiremediği içindir ki modern dünyaya ayak uyduramamakla kalmayıp Etyopya ve Somali’deki insanlık dramını, açlıktan ölen çocukları görmekteyiz.

İslam’ın gerçek kimliği ve kişiliğini dile getiren ve Türkiye Cumhuriyetine armağan eden Ulu Önder Atatürk ve onun ilke ve inkılapları Dünya İslam Aleminde Türkiye Cumhuriyetini bugünkü konuma getirmiş, aslında tam olmasa da Türkiye Cumhuriyeti modelinin asla inkar edilemeyen bir devlet modeli olduğu dünyaya göstermiştir.

Yukarda ki cümlede, tam olmasa da bile, sözcüğüm yüce İslam dininin yüce hakkının bugünkü yaşadığımız İslam olmayıp, buna rağmen İslam alemine olduğu kadar tüm dünya insanlık alemine örnek olabilecek bir dinin mensubu olmaktan kıvanç duyarız.

Ulu Önder Atatürk Osmanlı’nın enkazı içinden yüce bir devleti çekip çıkarırken batıdan tamı tamına 300 yıl geride olan Türk Ulusu’nu batı medeniyetine 100 yıl mesafede yaklaştırmış, aradaki açığı böylece yüz yıla indirmiştir. İnanıyoruz ki Atatürk sadece bir 10 yıl daha yasasaydı muhteşem bir Türkiye bugün hayatta ve ayakta idi.

Ne yazık ki; Atatürk’ün vefatı ile bu ilericilik hamleleri durduğu içindir ki, bu 100 yıl açık, elan yaşam tarzımızın içinde, boynumuza takılmış bir lanet halkası olmaktadır. Bu halka ki henüz kendi uçağımızı, kendi otomobilimizi, kendi tank ve tüfeğimizi yeterince yapamamanın acısı yüreğimizdedir.

Ancak; Orta doğu Asya, Afrika ve Uzak doğudaki İslam ülkelerinin bir tekinde bile bizim devlet modelimiz olmadığı içindir ki, hem demokratikleşme de ve hem de teknolojide yoklukların girdabında boğulmaktadırlar.

Mensubu olmaktan şeref duyduğumuz yüce İslam dininin özüne baktığımız da sevgili Peygamberimizin tek başına çıkıp evrensel bir dini dünyaya yayarken müşriklerle savaşta en güzel oku, en güzel yayı, harp stratejisinde Hendeği ve daha pek çok savaş yeniliklerini ve çağdaş yaşamı hayata geçire, geçire düşmanlarını alt etmiş, zaferden zafere koşmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin sömel ve temellerindeki Atatürk ilke ve inkılaplarının, yıpratılmasına çalışan betbahtlar, ne yüce İslam dininin ve ne de Atatürk ilke ve inkılaplarının kadrini kıymetini bilmemekte ısrar ederken, kendi bindikleri dalı keserek hem kendilerine, hem de evlatlarına, torunlarına ve geleceklerine ihanet ettiklerinin farkında olmama gafletini göstermektedirler.

Derin, derin düşünmek gerekmez mi? Somali ve Etyopya’da ki minik canlara gönderilen yardım malzemeleri onların beslenmelerine ancak koklayacak kadar cevap verirken, dökme suyla değirmen dönmez atasözümüzü belleklere getirmektedir.

Hal böyle olmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin diğer dünya devletlerine örnek teşkil edecek bu tutum ve davranışın, ırk, din, soy ayrımını, tıpkı İslam’a yakışır biçimde yaşayan medeni aleme örnek olması ülkemize gurur verecektir.

Sadece açlık değil insanlığın başına bela olan terör, eğitim ve sağlık sorunların da, da uluslararası dayanışmalara dünya insanlık aleminin ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçları karşılamak insanlığın, insanlığa kaçınılmaz borcu dur.

Türk Halkının ve bilhassa şu mübarek Ramazan ayında sadece fitre ve zekat olarak değil bu İslami vecibe dışındaki duygu ve düşüncelerle de Afrika’da açlıktan ölen minik canlara yardımlarını sürdürmesi dilek ve temennilerimiz ile, ikinci yarısına girdiğimiz Ramazan ayının barış ve sağlık getirmesini dileriz…

> Yeni Meram >Yazarlar > İSLAMA İHANETİN BEDELİNİ ÖDEYEN AFRİKALI ÇOCUKLAR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.