YAZARLAR

Dünya, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ de Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki veciz konuşmasını yorumlarken, Sayın Cumhurbaşkanı tüm dünyadaki mazlum ve haksızlığa uğramış milletlerin bir bakıma vekili olarak kürsüdeydi.

Mazlum milletlerin söylemedikleri, söyleseler dahi fazla itibara alınmayan sorunları yetkili bir ağızdan, itibarlı bir liderden dile getirildi ve etkili de oldu. Bazen istenilen şeyler istekte bulunanlar tarafından değil de farklı kişiler tarafından dillendirildiğinde daha etkili oluyor. Dünya üzerinde haksızlığa uğrayan 18 Müslüman ülkenin problemleri sayın Cumhurbaşkanı tarafından en güzel bir şekilde dillendirildi, sıralandı.

Hatta 1967’den bugüne kadar 4 farklı Filistin haritası gündeme bomba gibi oturdu. İşgalci İsrail’in yandaşlarının da göz yumması neticesinde Filistin topraklarını tacizden iç ettikleri haritalarda vurgulandı.

Peki, Türkiye bütün mazlum coğrafyanın problemlerini dillendirirken bir taraftan “Halife Konuşması” eleştirilerine maruz kalırken bir taraftan da Müslüman milletlerin dağınık tavırları karşısında zor dönemlerden geçiyor. Müslüman bir ülke olan Türkiye bazı yarı bağımsız ve uzaktan güdümlü adı Müslüman olan ülkeler tarafından niçin desteklenmiyor?

Mali yapısı güçlü olup tam bağımsız olamayan bazı sözüm ona devletler mazlum milletin niçin yanında değil? Üstelik Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirliği gibi İslami devletler Türkiye’nin yanında değil, ABD ve İsrail’in yanında yer alıyor. Bazen eleştiri sınırlarını daha da zorlayarak Avrupa Birliği ülkelerinden daha ileri derecede haksız eleştirilerde bulunabiliyor. Müslüman ülkelerinin oluşturduğu birlik ve teşkilatlar kınama dahi yapamıyor. Bari Birleşmiş Milletler’den örnek alıp arada bir İsrail devletinin yapmış olduğu uygulamaları kınayabilseler.

Yaptıkları tek şey rahmetli Mursi’ye zindanlarda eziyet etmek, civan Müslüman kardeşlerimizi idam etmek, katletmek. Bir diğer mesele ise Cemal Kaşıkçı cinayetinin kim tarafından işlendiği, ‘Bu işi devlet yaptı ancak ben talimat vermedim’ diyen bir prens var.

Yurt içine de bir göz atmak gerekiyor. Parti liderlerinden Devlet Bahçeli ve Temel Karamollaoğlu haricinde BM konuşması ile ilgili tek bir yorum dahi yok.

Peki, en içeriye gelirsek en yüksek mevkiye aday gösterilen ve atamayı seven kardeşler bugün ‘AK Parti başarısız olsun da biz de milletvekili çıkaralım’ peşinde. Bir kademe ilerisi ise ‘halk tarafından fazla bir teveccüh görmesek bile pazarlık masasına oturabilir miyiz?’ Bütün siyasetteki kendi yapacakları ve parti programları değil, AK Parti’nin başarısız olması üzerine kurulan bir çalışma.
Sahi farkında mısınız? CHP’nin siyaseti de bu yönde…

Konya’nın içinde yapılan ortamı gözleyip bakalım, olay nasıl seyredecek? Bir de bir grup hemşehrimiz de bir kampanyayı başlatıp körükleyip aksiyon oluşturmak.
Fatura Konyalıya irsaliyeli olarak çıkmaz umarım.
Saygılar efendim.

Mehmet Hançerli
mhancerli@yenimeram.com.tr

> Yeni Meram >Yazarlar > İslam Birliği’nin sessizliği!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.