YAZARLAR

■ İşçiye, alnının teri kurumadan hakkını veriniz.
***
Evet, iş hem var, hem yok. Buna koşut da mazeret çok! Özcesi tüm iyi niyetlere karşın işsizlik sorununu bir türlü çözemedik.

Üretim yeterli değil ya da ne üreteceğimizi tam olarak bilmiyoruz.

İstihdamı artırıcı değil de, günü kurtarıcı yatırımlara ağırlık verdiğimizden istihdamı da artıramıyoruz.

Geleneksel tarımsal uğraşlarımız da Avrupa birliği ve kimi ülkelerin çelmeleriyle giderek irtifa kaybediyor.

Geçim sıkıntısı, ikinci bir işe davetiye çıkarırken, yeni iş alanları açılmasına olanak bulunamıyor. Sonuç olarak da işçilik sarmalı büyüdükçe büyüyor ve bir kangrene dönüşüyor. Sosyal devlet politikalarını da tam olarak yerine getirmediğimizden açlık sınırı da sürekli yükseliyor.

İşsiz sayısında son dönemlerde bir azalma gözlenmesine karşın batı standartlarına göre yine de yeterli bulunmuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Hanehalkı İşgücü Araştırması, “2012 Ağustos Dönemi Sonuçları”na göre, geçen yılın Ağustos ayında 2 milyon 521 bin kişi olan işsiz sayısı 76 bin kişi azaldı, 2 milyon 445 bin kişiye geriledi. İstihdam ise 24 milyon 884 bin kişiden 25 milyon 367 bin kişiye çıktı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 9,2 oldu.
Türkiye’de kurumsal olmayan nüfus bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 193 bin kişilik artışla 73 milyon 716 bin kişiye, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus ise 1 milyon 107 bin kişi artarak 54 milyon 841 bin kişiye ulaştı.

Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,3 puanlık azalışla yüzde 50,7 oldu. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,9 puan azalarak yüzde 71,9, kadınlarda ise 0,1 puan artarak yüzde 30,1 olarak gerçekleşti. İş gücünün eğitim ve yaş dağılımlarına bakıldığında, toplam iş gücünün yüzde 16,9’unu 15-24 yaş grubundakiler oluşturdu.
Lise altı eğitimlilerde iş gücüne katılma oranı erkekler için yüzde 70,4, kadınlar için yüzde 26,6, yüksek öğretim mezunlarında erkekler için yüzde 84,5, kadınlar için de yüzde 69,3 olarak hesaplandı.
Bu yılın Ağustos döneminde istihdam edilenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 483 bin kişi artarak 25 milyon 367 bin kişiye yükseldi. Bu dönemde tarım sektöründe çalışan sayısı 140 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 623 bin kişi arttı.
Ağustos 2012 döneminde istihdam edilenlerin yüzde 25,9’u tarım, yüzde 18,7’si sanayi, yüzde 7,5’i inşaat, yüzde 48’i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında hizmetler sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1,4 puan artarken, tarım sektörünün payının 1 puan, sanayi sektörünün payının 0,1 puan, inşaat sektörünün payının ise 0,2 puan azaldığı görüldü.
***

Adamın biri iş bulmak için İstanbul’da İş ve İşçi Bulma Kurumuna başvurmuş.

Memur demiş ki;
‘Evet bir iş var. Altın Kızlar Kulübü bir eleman arıyor. Bütün yapılacak iş, kızların soyunmasına, giyinmesine yardım etmek, sahnede güzel görünmelerini temin için çıplak vücutlarını bebek yağı ile yağlamak, göğüslerinin ucuna parlak küçük yıldızlar yapıştırmak falan..’
‘Vayy, çok iyi yahu, yani harika, ben bu işi çok iyi yaparım..’
‘Tamam.. O zaman sabah beşte Edirne’de olabilir misiniz?’
‘Neden? İş Edirne’de mi?’
‘Hayır, iş İstanbul’dadır, ancak başvuru kuyruğunun sonu orada!”

BİR DAMLA:
■ Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.

■ Bir iş açmak çok kolaydır; zor olansa onu açık tutmaktır.

esi A� T o���h�xakkında kitap yazabilmek için önce onları tanımak lazım. 26 yıl Mevlana araştırması yaptım. Mevlana ve Şems’ in doğduğu yerleri, Belh’ i Tebriz’i ve yaşadıkları mekanları gezdim. Aynı havayı soludum. Mevlana elde kırmızı şarap boğaza karşı oturularak yazılmaz. Niyet de yetmez bir işaretin gelmesi beklenir. Çünkü yazacağınız her kelimede vebal vardır. İcazet sonrası yazmadan önce abdest alınır ve sonra yazmaya başlanır.”

– Peki Bab-ı Esrar’ı kaleme alan bir polisiye roman yazarı Elif Şafak hanıma ne diyeceksiniz?

“Öncelikle Şems Tebrizi ile ilgili ülkemizde genel bir hafıza tazelemesi yaptığı için onlara teşekkür borçluyuz. Onların aracılığı ile hem okuma hızı yükseldi edebiyatımız soluk aldı, hem de Mevlana ve Şems hatırlandı. Yanlı veya yanlış yazılara doğru bilgilerle karşılık verme isteğim nedeniyle yazma ihtiyacı hissettim. Onlar olmasaydı bugün Sinan Yağmur olmazdı, Aşkın Gözyaşları olmazdı. Tabi bu arada Şems-i Tebrizi ile Hz.Mevlana arasındaki aşk hakkında bir çok kitap yazıldı. Fakat maalesef bu aşkın niteliğini tasavvuf dairesinde düşünemeyenler çirkin yakıştırmalarda bulundular.

– Hocam Eğitim durumunuz öğrenebilir miyiz.

“ 1990 yılında Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldum. Ancak ilahiyatçı denilmesinden hoşlanmıyorum. Sanki din satıcısı gibi bir kavram. Onun için İlahiyat eğitimi almış denilmesi daha uygun.”

Neyhanenin fikir babası günümüzün tanınmış neyzenlerinden Ömer Faruk Keskin bu mekanda hem isteyene ney dersleri veriyor hem de dinlemek isteyenlere öğrencileri ile birlikte doyumsuz bir musiki ziyafeti sunuyor. Misafirler, her pazar yapılan kitap sohbetleri ile musikimizin bu günlere getirilmesinde rol oynamış değerlerimizin çilekeş hayatlarını da öğrenme fırsatını bulabiliyorlar.

Bu haftaki yazımızı Sinan Yağmur’un şu sözleriyle tamamlayalım.

“Ankara da NEYHANE de tasavvuf meşkindeyiz. Adres Hamamönü HU ile.

Ankara’da ak kokulu ney meşki ve tasavvuf soluğu alacağınız harika bir mekan NEYHANE… Hamamönü semtindedir mutlaka ziyaret ediniz.”

Haftaya görüşmek üzere; Gününüz aydın, kazancınız bereketli, sıhhatiniz daim, mutluluğunuz bol olsun. Allaha emanet olun.

> Yeni Meram >Yazarlar > İŞ HEM VAR, HEM YOK!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.