YAZARLAR

■ Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar. – Hakikatin ışıklı şimşeği fikirlerin çatışmasından çıkar-

İlke haline gelmiştir; insanlar konuşa-konuşa; Hayvanlar koklaşa – koklaşa anlaşır;

■ Fikir çatışmasından hakikat güneşi doğar.Yüz çiçek açsın bin fikir yarışsın . )

İnsanların en önemli niteliği konuşmaktır, konuşmakla sorunların çözüme kavuşacağı kanısı yaygındır. Konuşmanın kişiler arasındaki iletişimde önemli işlevi bulunduğu yadsınmamalıdır. Demokrasinin doğasında da vardır. Sözcükler özenle seçilmeli, içerik sığ değil, dolu olmalıdır.

Tartışma iki ya da daha fazla kişinin belli bir konuda düşüncelerini sergileme yoluyla fikir alışverişinde bulunmalarıdır.

Tartışma, polemikle ilintilidir. Bunların üst sınırı hakarete dayanır ki, amaç sapmış olur.

Tartışmanın polemiğe taşınması, basın dünyasında her dönemde sıkça yaşanır.

Polemik kavramı Yunanca savaş – kavga anlamını taşıyan Polemikos sözcüğünden türemiştir. Platon Cumhuriyet isimli eserinde Polemarchus adlı bir karakter yaratmış, polemiği etik tartışmalara götüren bir araç olarak nitelenmektedir..

Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde ise polemik, ağız dalaşı ve kalem kavgası olarak tanımlanır. Polemiğe girmek ise, siyaset, bilim ve edebi konularda sert tartışmalara girmek olarak dile getirilmektedir.

Polemiğe kaçmak deyimi konudan uzaklaşıp dalaşmak anlamına gelmektedir.

Polemik, Fransızca kökenli polémique sözcüğünden gelmektedir; söz dalaşı ve kalem kavgası anlamındadır.

■ Kavgalarım, edebiyat polemiğinin en canlı örnekleriydi o zaman.

.
Polemik türleri: Hiciv ,Yergi , Propaganda , Taşlama Manifesto, Savaş – Kavga İlanı ,Kınama İtalyan tiyatrolarının ilkesi çoğu kez polemiğin amacını yansıtır;

Castigat ridendo mores!

Polemiğin albenisi hakarettir.

Edebiyat dünyasının ünlüleri Luther, Erasmus, Calvin bu konuda ustalaşmışlardır.

Namık Kemal’i okurken özellikle mektuplarının ağır hakaretlerle yüklü olduğu gözlenir. Savaşçıda “nezahet-i lisaniyye aranmaz.” Buna koşut Polemikte yumuşak kalplilik olmaz. Ölüm de mazeret değildir;

■ Yaşayanlara saygı borçluyuz çok, ölenlere tek borcumuz; hakikat!

Bir dost meclisinde “Müsademe-i efkârdan barika-i hakikat çıkar.” diyen Namık kemal’e Süleyman Nazif, yanıt verir;
Çarpışanlar balkabaklarıysa, sadece çekirdek çıkar.

Dost Meclisinde bulunanlardan ünlü yazar ve romancı Refik Halit itiraz eder;

Yok, yok! Bizde bu çatışmalardan ya kurşun çıkıyor, ya da sürgün!”

Sadrazam Keçecizade Fuat Pasa Paris’te iken, elçiler arasında hangi devletin kuvvetli olduğu tartışılıyordu. Paşaya şöyle dedi;
En kuvvetli devlet, Osmanlı devletidir.
Paşa sözünü sonra şöyle tamamladı:
– Evet o kadar sağlam ve kuvvetli ki, siz dışarıdan biz içeriden çalıştığımız halde, bir türlü yıkamıyoruz.

BİR DAMLA

Nasıl oluyor da, tartışma ve kavgalarda kültürsüzler sizden daha güçlü oluyorlar ve sizi susmaya zorluyorlar? Çünkü onlar yanlış görüşlerine kuvvetle inanmışlardır. Siz kendi görüşlerinizin özüne sıkıca bağlı değilsiniz.
Sözleriniz yürekten gelmiyor, dudaklarda doğuyor. İşte bunun için cılız ve ölüdürler. Bu prensipleriniz anlattığınız o aşağılık seçkinliği, halkın kahkahasına uğratıyor ve kendileri de balmumu gibi güneşte eriyorlar.

Bunun için, balmumundan inançlarınızla güneşe yaklaşamazsınız!

> Yeni Meram >Yazarlar > İNSANLAR KONUŞA, KONUŞA!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.