YAZARLAR

İNSANIMIZ VE KAFA YAPIMIZ-Tayyar Çimen-Yeni Meram Gazetesi

Bir akıllı telefon temsilci dükkanında, telefon faturası ödemek için sırada bekliyorum. İki genç adam tezgahın arkasında, biri önümdekinin işini yapıyor, diğeri orada öyle dikiliyor. Ona, “pake” ne demek diye soruyorum. Anlamıyor tabii. Tekrarlıyorum, bilmiyorum diyor.
Duvardaki elle yazılmış ilanı gösteriyorum. Orada, “ödeme günü geçmiş pakeler için vs vs” yazılı.
Delikanlı, “Paket olacak, (t) unutulmuş” diyor. İstersen al kalemi, koy oraya bir (t), diyorum. “Gerek yok” diyor.
Araba kullanıyor musun, diye soruyorum. “Evet” deyince, sen arabada sinyal verir misin, diye soruyorum. “Vermem” diyor. Niçin soruma, “gerek yok” diye cevap veriyor. Nasıl yani, sen eşkıya mısın, diyorum, (gülerek, aksi takdirde saygısızlık yapabilir). “Sinyal vermeyen eşkıya mı olur?” diyor. Hayır canım, lafın gelişi diyorum. “Demek ki gerek yok” diyor. Sıram geliyor, faturamı ödeyip çıkıyorum.
Karta doğalgaz yükletmek için, PTT’ye doğru yürürken, kendimi, bu delikanlının davranışının ve sözlerinin etkisinden kurtaramadım. 20 yaşlarında eğitimli olduğunu tahmin ettiğim bu delikanlıyı, belki milyonla çarparak bir sayıya varmak lazım. Demek istiyorum ki, milyonlarca gencimiz, bu “gerek yok” mantığı içinde davranabiliyor.
Kentte, kasabada, köyde, mahallede, her yerde, toplumsal hayatın içinde, başka bireylerle, başka gruplarla, başka topluluklarla birlikteyiz, iç içe yaşıyoruz. Bunun için de, hepimizin uymak zorunda olduğumuz resmi, özel, yasalar, yönetmelikler konmuş, gelenekler oluşmuş. Bunlara uyulmazsa toplumsal kargaşa (kaos) olur. Şimdi bu genç adam, “ona gerek yok, buna gerek yok, şuna gerek yok” diyerek, toplum içinde nereye kadar gidebilir? Elbette ki bir süre sonra bir yere toslayacaktır. Mesela, eğer araba sürüyorsa, bir başkasına veya bir bariyere veya bir duvara toslayacaktır. Vahamet, bu kafa yapısına sahip milyonlarca gencimizin olmasıdır. Düzelmek bilmeyen trafik düzenimizin, daha doğrusu düzensizliğimizin, ana sebeplerinden biri de, bu gencimizin kafa yapısında olanlardır. Bir taziye ziyareti sohbetinde, Konyalı bir iş adamı, trafik kurallarına eksiksiz uyduğunu, hatta motoru çalıştırmadan, emniyet kemerini kesinlikle taktığını, ifade ederek beni şaşırtmıştı. Sohbeti derinleştirince bu iş adamı, “abi, hız konusunda, taviz veremem, yollar iyi, 150’den aşağısı beni kurtarmaz, hızsız yapamam(!).” demeye başladı.
Deneyimlerimden biliyorum ki, bir ufak seyahatte, yanına oturduğum sürücü dostum, “ben, trafik kurallarına kesin uyarım” der, seyahat sonuna doğru, yaptığı kural hatalarını yazsanız, bir defter sayfasına sığmaz.
Toplum hayatımızın en önemli öğelerinden biri olan trafik düzenimiz daha doğrusu düzensizliğimiz (yılda yaklaşık 7000 ölü) baş kusurumuz olduğu için, örnek olarak ona bağlandım. Yukarda anlattığım genç insanımızın kafa yapısının, gençlerimizin büyük kısmında bir gerçek olduğuna inanıyoruz. Bu durum karşısında, özellikle eğitime sığınıyoruz ve eğitimin çok önemli bölümü olan, “kusurun cezasını vermek” kuralını hatırlatıyoruz. Saygılarımla.

> Yeni Meram >Yazarlar > İNSANIMIZ VE KAFA YAPIMIZ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.