YAZARLAR

■ Demokrasi “Ben de senin kadar iyiyim” demek değil “Sen de benim kadar iyisin” demektir.

***

Günün değil, haftanın değil, ayın değil, yılın değil, yılların haberi bu.

Bu haber, kimilerin demokrasi anlayışının yurt düzeyinde yansıması, son dönemlerde aldığımız ve algıladığımız en olumlu, en umut verici bir gelişmedir.

Bu haber, ne Oslo, ne de İmralı görüşmeleridir.

Bu haber ne Beşar Esad’ın demokrasi vadidir; ne İran, ne Rusya, ne de Çin’in Türkiye’nin Suriye politikasını destekleme kararı aldıkları gibi haber üstü haberdir.

Bu haber, Başkanlık sisteminden vazgeçileceği, seçim barajının aşağıya çekileceği, üç erkin güçler ayrılığına özen gösterilerek uygulanacağı konusunda da değildir.

Bu habere, enflasyonun tepetaklak olması, zam ve vergilerde frene basılmasını da içine almamaktadır.

Bu haber Silivri’ye ilişkin de değildir.

Bu haber Ergenekon, Balyoz vs. de değildir.

Bu haber, öyle böyle bir haber değildir, bu haber haberdir. Bu haber, haber tanımının tam ve ta kendisidir.

İnşaat Bekçisi bir kardeşten, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu’dan satırbaşı açıyorum.

Bu haber, bir Ana Muhalefet Partisi’nin Genel Başkanı’nın en küçük kardeşi Celal’in 1350 lira maaşla geçinemediği için İzmir’de Seydi Baba Türbesi’nde bekçi olarak 850 lira ek ücretle inşaat bekçiliği yapması tenekeden yapılmış külüstür barakada yatıp kalkmasıdır.

***

Sayın Kılıçdaroğlu, politikaya atılmadan önce SSK Genel Müdürlüğü yapmış yüksek bir bürokrat. Politik yaşamımda merdivenleri hızla çıkmış, ülkemizin iki büyük partisinden birinin Genel Başkanı. Toplum katmanlarında dostları olması da doğaldır. Bir telefonla kardeşini daha yüksek ücretli işlere sokması olanaklıdır. Ama O, bunu yapmamış, üstelik emeğe saygı duyarak inşaat gece bekçisi kardeşini alnından öpmüştür;

“Kardeşim evinin ekmeğini alın teriyle kazanan bir emekçidir. Onun alnından öpüyorum!”

Siyaset dünyamız da bu bağlamda bir lider şimdiye değin görülmemiştir. Kardeşini ortaya koyarak çok iyi işlere girebilme olanağı vardır ancak bu Celal torpilden uzak durmuş, inşaat bekçiliğiyle yetinerek de topluma bir mesaj vermiştir. Bu olağan dışı olay, siyaset bilimi derslerine konu oluşturmalı örnek olarak analiz edilmelidir.

Celal Kılıçdaroğlu bir gazetecinin “Ağabeyinden yardım istemediniz mi?” demesi üzerine verdiği yanıt da kıssadan hisse alınacak niteliğindedir;

“İsterdim. Kendisi de yardımcı olurdu. Ancak o Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı. Ondan bana torpil yapmasını mı isteseydim? Böyle yaparsam onu zorda bırakmış olmaz mıyım? Bu başkalarına haksızlık olmaz mı? Üstelik çalışmak ayıp değil, iş arıyordum, burada buldum. Masa başında oturmak bana uygun değil. Burada halimden çok memnunum. Bizler başkaları gibi peşinde koşanlardan değiliz. Ağabeyimle telefonla görüştük. İzmir’de iş bulduğumu söyledim, o da memnun oldu.”

Önce Kemal bey: Kardeşine torpil yapmayarak düzgün bir siyasetçi profili çizerken, emeğe duyduğu saygı da ayrıca övgüye değerdir.

Celal Kılıçdaroğlu: Her cümlesi bir ders..

Bir öngörüsü var ki; “Ondan bana torpil yapmasını mı isteseydim? Böyle yaparsam onu zorda bırakmış olmaz mıyım? Bu başkalarına haksızlık olmaz mı? Üstelik çalışmak ayıp değil ki.”

Çalışmak, elbette ayıp değil! Torpil ise toplumsal onulmaz yaramız!

Bir damla:

■ Başkalarından saygı, ilgi, ya da sevgi bekliyorsan önce kendini say, kendinle ilgilen, kendini sev.

> Yeni Meram >Yazarlar > İNŞAAT BEKÇİSİ KARDEŞ!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.