YAZARLAR

“74 milyon gül dalı. Bu yurt Türk’ün öz malı ve Türk’ün kalmalı, diyen yiğit dilleriyiz.”
“Senin kanınla yoğruldu bu kutsal topraklar. Senin kanınla yeşerdi nefes aldığımız bu ağaçlar. Gözün arkada kalmasın ey şehidim!”
“Git evladım ben oğulsuz kalayım, şu yaralı bağrıma taşlar basayım, hadi yavrum hadi git, ya gazi ol ya şehit.”

***

OKURLARIMIZ bilirler.

Pazar günleri “Pazar”lık yazardık.

72 saat önce 13 şehit birden verdik.

Bugün yazacak günde miyiz?

Kalleşçe kurulan tuzaklar, uzaktan kumandalı mayınlar, devlete atılan bombalar, roketatarlar, mekanları cennet olan Mehmet’ler ve yıkılan yuvalar…

Yok, yok, bunlar insan olamazlar.

“Hayvan” desek hayvana hakaret sayacaklar.

Sanıyorlar ki Türkiye’yi yıldıracaklar.

Öyle bir duruma düştük, artık “ateş düştüğü yeri” değil, ay-yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı tüm ülkemizi yakıyor.

Onlar, “şehitlik mertebesi”nin anlamını bilmezler. İnsaf, lügatlarında yoktur. Yüksek dozda uyuşturucu hapları ceplerine doldururlar, çatışma-saldırı öncesi çok miktarda yutarlar ve deli danalar gibi saldırırlar.

Beyinleri yıkanmıştır dağbaşlarında, inlerinde.

MEHMETÇİKLER… Delikanlı çağında, millet ve vatan aşkıyla ellerine silah aldılar. Hepsi birer ana kuzusuydular ama, tüfek kuşanıp bölücü kurşunlarına karşı göğüslerini siper ederken arslan kesildiler. Damarlarındaki kan deli gibi akarken tek düşünceleri vardı: Bin yıllık Türk yurdunu bölmek isteyen gafillere karşı durmak! Tek amaçları, Albayrağın gölgesinde can vererek şehitlik mertebesine ulaşmak.

“Allah, bütün kalbiyle şehit olmayı isteyen kişiyi yatağında ölse bile şehitler derecesine ulaştırır.”

Bakınız, Hz. Peygamber Efendimiz; içlerinde Kürt’ün de, Laz’ın da, Çerkez’in de bulunduğu Türkler için neler demiş:

“Allah bu ümmete bir ordu gönderecektir. Bu kavim Türkler’dir. İşte Allah bu dini, onlarla yeniden ihya edecektir!”

“Ülkeleri düşmana karşı koruma gücü on kısma ayrıldı: Bunun dokuzu Türkler’e, biri diğer milletlere verildi. Cimrilik on kısma ayrıldı; bunun dokuzu İranlılar’a biri diğer milletlere, cömertlik on kısma ayrıldı; dokuzu ehli Sudan’a biri diğer insanlara, haya on kısma ayrıldı; dokuzu kadınlara, biri diğer insanlara, hased on kısma ayrıldı; dokuzu Araplar’a biri diğer milletlere, kibir on kısma ayrıldı; dokuzu Rumlar’a biri diğer milletlere verildi. Mertlik de on kısıma ayrıldı, dokuzu Türkler’e biri diğer milletlere.”
“Türkler; çokluk, cesaret, kahramanlık gibi özellikleri ile diğer milletlerden ayrılırlar. Onlar büyük gayret ve himmet sahibi kimselerdir. Türkler size dokunmadıkça siz Türklere dokunmayınız!”
“Şanı yüce olan Allah şüphesiz bana ümmetime İran’ı ve Bizansı ele geçirmeyi vaad etti. Zira bana Türkler’i yardımcı kılmakla beni çok güçlendirdi.”

O nedenle ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün altını çizerek belirtiği gibi, inadına….

“Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Veya diyebilene, diyebilenlere…

“Gün, sağduyu ve soğukkanlılık günüdür” diyelim ve yazımızı Mehmetçik’in dilinden bir şiirle bitirelim:

“Seninle gezerim Şavşat’ı, Kars’ı,
Seninle inerim Bingöl’den Van’a,
Muş’tan el ederim Adıyaman’a,
Ben deli sevdalar uykusu çekerken,
Keleş sesinde yas tutarım,
Cennet’teki şehitlerimizin ardından…

Nasibim kör kurşun olur düşersem toprağa,
Eğer, toprak bana asmışsa bağrını,
Damla damla düşüyorsa toprağa kan,
Bayraklara sarılıyorsa tabutlar,
Analar ağlıyorsa yitik erlerinin ardısıra,
Gelinler yas tutuyorsa yiğit erlerinin ardından,
Ki, Türk devleti öksüz kalacaksa eğer,
Koyuver Şahin misali saldırsın İbrahim’in delileri,
Mehmetçesine, çakal sürüsüne…
*
AZİZ şehitlerimiz… Ay gökte kaldıkça, ulu kocaların, ak sakallıların, hepimizin duaları üstünüze olsun.” Amiiin…

> Yeni Meram >Yazarlar > İnadına, “Ne mutlu Türk’üm diyene”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.