YAZARLAR

Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili öykülere “menkibe” denilmektedir. Bir başka deyişle “menkibe”, olağanüstü olaylarla ilgili anlatıdır. Türetilmiş sözcükler; menka menkap, menkab, menkabe, menkıbevi, menkal, menkase, menkıbevi, şehitler menkibesi, felemenk, felemenkçedin gibi. Bir de Usuk vardır;

İnançları, kurallar, kurumlar, töreler ve sembollerde toplayan, sağlayan düzendir.

Yaradan doğaüstü güçlere, kutsal varlıklara inanmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanettir. Görünen, görünmeyen doğaüstü güç, nesne ya da varlığa inanma nedeniyle doğmuş olan ve bireylerin gerek birbirleriyle, gerek çevreleriyle ilişkilerini birtakım kutsal uygulama ve davranışlarla düzenleyen, evrensel olgudur.

Bundan böyle Cuma yazılarımızda zaman zaman “kıssadan hisse” nitelikli menkibeler aktarmaya çalışacağız.

***

Hz. Muhammed, ne zaman havada bulut görse “Yâ Rabbî! Bu bulutu bize azap gönderme” diye niyaz ederdi. Rüzgâr estiğinde hep dua ederdi;
“Bize hayırlı rüzgârlar ver yâ İlâhî!”

Gök gürlediğinde de yine dua ederdi

Yâ Rabbî! Azabınla bizi helak eyleme”

O, bu dünyaya gönül vermemişti. Miraç’ta cennete girdi. Cennet nimetlerini gördü. Hiç iltifat etmedi. Hatta o nimetlere bir kere dönüp bakmadı; 39 yaşlarında yanına bir miktar yiyecek alıp Hira Mağarası’na gidiyor, o ıssız yerde zamanı ibadetle geçiriyordu dua ediyordu; yalvarıyordu. Kimi fitneci kadınlar vardı. Hz. Hatice’ye koştular;

“Bak Hatice, sen bütün servetini Ona bağışladın. O ise senden uzaklaşıyor. Seni sevmiyor”

Bunları dinledi. Ama yüz vermedi. O kadınlara şöyle konuştu;

“Hayır, ben Onda saadet nişanları, Peygamberlik işaretleri görüyorum”

Yüz bulamayıp: “Sen bilirsin” dediler ve sonra da oradan ayrılıp gittiler.

***

Sultan II. Murad Han, Edirne’ye getirttiği Hz. Hacı Bayram-ı Veli’yi günlerce sarayda konuk etti. Hz. Hacı Bayram-ı Veli, orada bulunduğu süre içinde, camilerde vaaz verip, halka öğütlerde bulundu. Edirneliler onu çok sevdi. Padişah da onun gitmesini istemiyordu. O,Ankara’daki öğrenicilerini yetiştirmeye devam etmek istediğini bildirdi. Padişah’tan izin alıp Ankara’ya, Sultan Murat Han’ın bir fermanıyla döndü. Fermanda, öğrenicilerinin yalnız bilim ile meşgul olmaları için, vergi ve askerlikten alıkonulduğu bildiriliyordu. Pek çok kişi, vergi ve askerlikten kurtulmak için Hacı Bayram-ı Veli’nin öğrenicisi olduğunu söylemeye başladı. Bunlar o kadar çoğaldı ki, ekonomik ve askerî düzen sarsıldı. Sonunda Sultan, Hacı Bayram’dan öğrenicilerinin bir listesini istemek zorunda kaldı. Hacı Bayram-ı Veli de, bir gün, Ankara Kanlıgöl mevkiinde bir çadır kurdurdu ve ilan etti;

Bize katılanlar ve öğrenici olanlar toplansın!”

Öğrencisi olduğunu söyleyenler, gelip meydanı doldurdu. Hacı Bayram, konuştu;

“ Dervişlerim! Bana intisâb edenleri burada kurban etmem emrolundu. Canını, malını bana feda eden, çadıra girsin!

Kalabalıktan bir uğultu yükseldi. Vergiden kaçmak için öğrenci görünenler isyan etti;

Bu ne biçim mürşit; bu nasıl müritlik!”

Hacı Bayram-ı Veli de, elinde bir bıçak ile çadırın kapısında beklemeye başladı. Bu sırada topluluktan, bir erkek ile bir kadın çadıra girdiler. Arkalarından Hacı Bayram-ı Veli de girdi ve daha önceden çadıra koyduğu koyunu hemen kesti. Kanlar, çadırdan dışarı sızıyordu. Kanı görenler kaçmaya başladı. Meydanda kimsecikler kalmadı. Daha sonra dışarı çıkan Hacı Bayram kıssadan hisse konuşma yaptı:

– Anladık , bu kadar öğrenicimiz varmış. Bunlardan başka herkes, vergi vermek ve askerlik yapmak suretiyle, devlete olan borcunu ödemelidir!

Bir damla:

■ Dinlemeyeceklerini bilsen dahi, öğüt olarak ne biliyorsan söyle.

> Yeni Meram >Yazarlar > İKİ MENKİBE!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.