YAZARLAR

İnsan faktörünün siyasetin dışında olan en büyük ekseriyetinin “Siyaset ve Politika” sözcüklerinden nefret ettiği gerçeği ortadadır.

Onun içindir ki kamu hizmetine soyunanların siyaset üstünde olmaları, siyasetin ahlakının kaçınılmaz gereğidir. Şu bizim Kadın ve Aileden Sorumlu Bakanlığımızın adında, politika sözcüğünün yer alması, yadırgadığımız gelişmelerin en büyüğüdür.

Şu bizim Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu, bir siyasi hareketin eseri olarak Konya’dan parlamentoya girip Dışişleri Bakanı olurken, Cumhuriyetin tarihinde siyasetin üstünde tavır alarak hizmetini sürdürmesi takdirlerin en büyüğü olmaktadır. Davutoğlu, üç kıtada değil beş kıtaya her fırsatta uçarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Ulusu’nun haklarını savunurken, kendisine oy veren ve vermeyenlerin bakanı olduğunu ve hele Konya seçmeninin eseri bulunduğunu, Konya’yı da çalışma entegrasyonu içinde tutarak kendisine olan sevgiyi doruğa çekerken siyaset arenasına da örnek olmaktadır.

Davutoğlu, henüz yeni sayılır. İnanıyoruz ki siyasete muhteşem bir model teşkil edecektir.

Recep Konuk, siyasetin üstünde yerinin olabileceğini genel seçim öncesi yapılan temayül yoklamasıyla kanıtlamış ve fakat yukarıda da zikrettiğim gibi siyasetin çirkin yüzü ile siyasetin dışına çekilmiştir. Hani ne derler “Altın yere düşme ile pul olmaz.”Bu konuda böyle olmuştur. O halde Recep Konuk, yüz binlerin ekmeğinin aşının özünde yer alıp, olmazları olur yapıp, mucizeler yaratarak siyasetin dışındaki yaratıcı gücünü göstermektedir.

Recep Konuk, 1952’de kurulup 46 yıl hantal yönetimler elinde sadece toz şeker üretip, kapasitesi yeterince büyütülemeyen ve fakat amortismanı ekonomik ömrünü sıfırlanan bir Konya Şeker’i, yeniden yarattığı Çumra Şeker’le bütünleştirip dünyanın hayran olduğu bir ekonomik kuruluş haline getirmiştir.

Recep Konuk’un bu muhteşem entegrasyon içindeki yan kuruluşlarının isimlerinin bile bu sütunlara sığmayacağı ortadadır. Anadolu Birlik Holding adı altında bütünleştiğini bildiğimiz iştiraklerin sayılarının 18’e vardığını görenlerin takdirleri doruktadır. Bu tesislerden 15’inin fabrikasyon faaliyetleri içinde yaptıkları üretimler teknolojinin toprağa, suya, güneşe, havaya, dinamizm katmasının modeli dünya ekonomisine örnek teşkil etmektedir.

Elinin nasırı ile alnının terinin karışımından ekmeğini çıkaranlara umut kapısı olan Recep Konuk, efsaneleri yukarıda da belirttiğim gibi bu sütunlara sığmaz. Sevilmeyen şu keşkeler perspektifinden baktığımız da, “Acaba Recep Konuk parlamentoya gitseydi daha mı iyi olurdu?” sorusunun cevabını ben vermek istersem, yok, yok… Recep Konuk, Konya’da Anadolu Holding ile Anadolu’yu kucaklayıp, Anadolu insanına hizmet vermesi, dövüş, dalaş varlığı ile nefretimizi çeken o parlamentoda yer almasından daha evladır.

Torosların-Konya’nın çocuğu Davutoğlu ile keza Konya Ovası’nın çocuğu Konuk’un siyaset üstünde birlikteliği, siyasetin üstü ile altının kucaklaşması şeklinde tecelli ederken, Türkiye ve Konya’nın daha çok, kazanacağı umudumuzu teyiden sunar, Davutoğlu ve Konuk’umuza başarılar ihsan etmesini yüce rabbimizden niyaz ederiz. Keşke siyasetin içi de siyasetin üstü ve altındakilerden ders alabilse dileğimizi yenileriz…

> Yeni Meram >Yazarlar > İKİ MEGA SÜPER KONYA ÇOCUĞU DAVUTOĞLU VE KONUK !
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.