YAZARLAR

***

“NASİHAT verecek adama değil, örnek olacak adama ihtiyaç vardır.”

***

HAKKANİYET…

Konyaspor’da Alt Yapı Sorumlusu İsmet Karababa’nın ve arkadaşlarının görevlerine son verilmiş.

İsmet başarısız mıydı? Birinci Lig’de geçtiğimiz yıl oynayan genç futbolcular Remzi Ay ile İsmet Karababa’nın öğrencileri değiller miydi?

Tamam… Personel değişikliğinde yararlar vardı. Ama yine yanlış adımlar atıldı, yine torpiller konuştu. Yılanın başı ezilmezken işe ortasından ve kuyruğundan başlandı. Yazık… Çalışıyor görünüp yatanlar, bol bol çene çalanlar hala görev başındalar. Orada tüyü bitmedik yetimlerin hakları vardır.

Konyaspor kimsenin çiftliği değildir, bu nokta çok iyi bilinmelidir.

***

NAL TOPLADIK YA DA…

Toz yuttuk!.. Nerede?… 2012 Londra Olimpiyatları’nda. Zaten, Olimpiyatlar başlamadan atmasyonlar başlamıştı ülkemizde: “İlk kez bu kadar kalabalık sporcu ile katılıyoruz”, “Güreşte şu…Atletizmde bu…”, “Falanca branşta şu, filancada şu sayıda madalya bekliyoruz.”

Bize, ne madalyalar verdiler! Biz ise ne madalyalar kazandık!

Bir tek potada kadınlarımız çok iyi gittilerdi, onlar da Rusya ile veda ettiler. Kısaca, sapır sapır döküldük. İstiklal Marşı’mızı düne kadar duyamamıştık. Düne kadar nazar boncuğu gibi sadece güreşte bir bronzumuz vardı. Bir de şu sporcularımıza dikkat: Tatyana Kösem, Nora Güner, Oksana Mert, Meliz Redif, Almitu Berkele, Anzhele Kınet, Elvan Abeylegesse, Karin Melis May, Sultan Haydar, Svetlana Sınırtaş…

Süzme, hakiki, Türk sporcuları! Damarlarında Türk kanı dolaşan! Avro mu, dolar mı ne vermişiz… O ülkeden bu ülkeden getirmişiz. Gerçekten başarılı sporcular ama paralarımızı bizce de lüpletmişiz. Efendim, çağırmasaydık. Rus’u, Azeri’si, Ukraynalı’sı, Bulgar’ı, Güney Afrikalı’sı… Elesinler veya elensinler… Yarışmaları bitti mi paralarını cebe indirip ülkelerinin yolunu tutuyorlar. Ancak insan hayret ediyor. Futbola, gurbetçilerimize bakın. Örneğin, Mesut Özil’e… Örneğin, Hamit-Halil Altıntop’a… Örneğin, Nuri Şahin’e… Ve daha nicelerine… Tugay da gitti yıllarca İngiltere’de top koşturdu. Mehmet Topal’ımız aksadı ama… Arda Turan’ımız hala İspanya’da!

Anlı-şanlı spor yazarlarımızdan bazıları fırsatı değerlendiriyorlar. “Arda Fener’e de gelebilir” diyorlar.

*

“ÜÇ tarafı denizlerle çevrili ülkemizde yüzmede başarılı olamıyoruz” diyor ünlü, ulusal bir kanalın spor yorumcusu…

Yüzme denizde öğrenilirmiş gibi. Her neyse, sadede gelelim.

“İlk defa bu kadar kalabalık sayıda sporcu ile katılıyoruz 2012 Londra Olimpiyatları’na… Kuvvetle umuyoruz, bekliyoruz, şu kadar madalya!”

Ancak alamadık… Vermediler. Lafla peynir gemisini yürütemedik.

Sporcularımız ülkelerine avdet ettiler! Eee, ne yapacaksınız?

Taşıma su ve devşirmelerle bu kadar. Sıcağı sıcağına ‘Bakan’la başladılar:

“Daha bunun 2 bin 16’sı da… Hatta Türkiye’deki 2020’si var!”

Diliyoruz, sn. Suat Kılıç haklı çıkar.

“Dış kapının mandalı” ya da “Zurnanın son deliği” olarak bize laf düşmez!

Düşmez düşmesine de…..

O mandal olmasa kapı açılmaz…

Son delik olmasa zurnada akort tutmaz.

Bizim kimseye bir şey dediğimiz yok.

Çünkü her dönemde böyle olmuştur.

Allah nazarlardan saklasın!..

Böyle olmaya da devam edecektir.

Şunun şurasında üç gün kaldı.

Bugün için 2012 Olimpiyatları’nda sıralamada en sondayız.

Durum yine “sporda iflas”la bitecektir.

Kim bilir, buna da “başarı” denecektir!

> Yeni Meram >Yazarlar > İflas-2012
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.