YAZARLAR

Dünyada en tehlikeli insan tipi içten pazarlıklı olanlardır. Yüzünüze gülen, size iyi görünen, iyi davranan insanlardan kuşkulanmak, şüphe etmek bir hayli geç gelir aklınıza.

İşte o geç kalma, içten pazarlıklılar için kullanılması gereken bulunmaz bir süredir.

Hem yüzünüze güler, hem arkanızdan yapmadığını, demediğini bırakmaz böyleleri.

Bütün bu özellikleri bilindiği halde, olmadık değerler, olmadık kazançlar, olmadık makam ve mevkilerin ikram edildiği, teklif edildiği insanlardır bu insanlar.

İşi ehline teslim etme konusunda kimselere söz bırakmayanların, neden içten pazarlıklı insanları tercih ettiği de güya anlaşılamamıştır!

Anlaşılmıştır da, anlaşılmaması herkesin işine gelmiştir!

İçten pazarlıklı insan, ilk denk getirdiğinde, kendini savunanı, koruyanı, destekleyeni harcayıp geçer.

Çünkü, hiç kimse kendisinden daha önemli değildir.

İçten pazarlıklı insan sinsidir.

İki yüzlüdür.

Çıkarcıdır.

Kendisi dışında kimseyi önemsemez.

Kaz gelecek yerden kesinlikle tavuk esirgemez.

Kendini kabul ettirmek için, kılıktan kılığa, şekilden şekle girer.

Kendini kenarda bırakacak, gözden düşürecek, foyasını meydana çıkaracak, kendinden daha iyi olan insanları yoldan çeker, alır.

Donanımı iyi olan insanların lafını bile ettirmez. Çünkü, onun olduğu yerde, ondan daha iyisi, daha kalitelisi, daha cevvali yoktur.

İçten pazarlıklılar, her ne iş yapacaksa yapsınlar, yaptıkları işin sonucunda ne kazanıp, ne kaybedeceklerini inceden, inceye hesap ederler.

Arkadan iş çevirmek konusunda ustadırlar.

İnsanların yüzüne gülmeleri, sözde candan davranmaları, birçok insanı onlardan şüphe ettirmekten uzaklaştırır.

Onlarda tehlike geçtiğini gördükleri an, başka adresler, başka isimler vererek, konu ile ilgisi ve alakası olmayan insanları zan altında bırakır ve kendilerince ayak altından çektirirler.

Bunu yaparken de, kendileri olaya müdahil değilmiş gibi göründüklerinden, yoldan çekilmesine vesile oldukları insanları ilk teselli eden, hatta onlarla birlikte ağlayan, sızlayan insanlar olarak, prim bile yaparlar.

İçten pazarlıklı olmak kendilerince bir meziyettir.

Hiç dostları yoktur.

Umurlarında da değildir.

Kendisiyle dostluk kurmak isteyenleri kendi amacı için kullanmaktan çekinmez.

Hiçbir katkısı ve desteği olmasa dahi, o insanlara işlerini o bulmuştur, o destek vermiştir, o korumuştur.

Bir anda birçok insanın hamisi kesilir.

Kimse de, çıkıp da, sen kimsin, necisin, biz senin ne olup-olmadığını bilmiyor muyuz, demez.

Herkes bu sözü bir başkası söylesin diye birbirine laf ikramına daldığında laf bir türlü denk getirilip söylenmez olur!

Benden olmasın, ben demeyeyim, alemin bir doğrusu ben miyim diye düşünenler, içten pazarlıklı olanların can simidi gibidirler.

Hakikatler konuşulmadıkça, içten pazarlıklı insanlar daha cesaretlenecek, daha da edepsizleşecek ve önlerine geçilemeyecektir.

Doğruları söyleme konusunu devamlı öteleyen insanlar, sonunda öyle bir yere gelirler ki, artık söyleyecekleri doğrunun bir ehemmiyeti kalmamıştır.

Çünkü içten pazarlıklılar, yolları garanti altına almışlar, köprübaşlarını tutmuşlar, doğru lafın hiç bir geçerliği ve inandırıcılığı kalmaması adına bütün hazırlıklarını yapmışlardır.

Doğruyu söyleyenlerin, dokuz köyden kovulma zamanları bu zamanlardır.

Doğru söyleyenin yüzüne ya yalancı diye haykırırlar, yada susarak ne söylersen söyle seni dinlemeyeceğiz diye tavır koyarlar.

İçten pazarlıklılar, bütün her şeyi kendilerinin yaptığını, üstelik kimseden destek ve yardım almadıklarını oldukça iddialı ve abartılı açıklamalarla anlatan insanlardır!

Yüksek ikna kabiliyetleri de dahil olmak üzere, kendini reklam etme konusunda kimse içten pazarlıklıların eline su dökemez.

İçten pazarlıklı olduklarının bilindiği ortamlarda dahi, kendilerine itibar edilmesi ve takdir görmeleri birçok insana anlaşılmaz gelebilir…

Birçok insanın omuzlarına basa basa geldikleri yerde, acımaları, hoşgörüleri asla yoktur.

Sevgisizdirler.

Galip geldikleri anlar, en mutlu oldukları andır.

Onların foyasını çok az insan ortaya çıkarabilmiştir.

Foyası meydana çıktıktan sonra, kapı önüne konanların o kadar çok taliplisi vardır ki, hayret edersiniz diyeceğim, zaten böyle olduğunu biliyorsunuz!

Amma velakin, konuşmuyorsunuz!

İçten pazarlıklı olanlar, bakır değil de, 24 ayar altın gibi kabul görünce, işsiz kaldıkları, aylarca iş diye bekledikleri de görülmemiştir.

Bu insanlara kimlerin ne kadar ihtiyacı olduğunu görmek isteyenler etraflarına şöyle bir bakıversinler.

“ İnsanlar ikiye ayrılır, dürüstler ve içten pazarlıklılar!” derler ya… Dürüst insan arama lafı dilimizden düşmez. Oysa dürüstlere zerrece tahammülümüz yoktur.

Bir içten pazarlıklının sözüyle nice dürüstleri biçtiğimizi, yok ettiğimizi ölüm döşeklerinde umutsuz gözyaşları dökerken hatırlayanlarımız neyi geriye getirecekler acaba?

Merak etmeyin, kaç tane dürüst insanı onların yalanlarıyla hüsrana uğrattığınız, kenarlara aldığınız o içten pazarlıklılar, ölüm döşeğinizde yanınızda arasanız, aratsanız dahi bulunmayacaklardır.

Onlar için harç bitti, inşaat paydos dönemi başlamıştır.

Zaten, alıcıları ve talepleri hazırda bekler.

Onun laflarıyla gönderdiğiniz insanların, kapınızın eşiğinde size bir vefa borcu olarak bekleştiğini gördüğünüz an, aklınızın başınıza gelmesi de ancak ve ancak takdiri ilahiden başka nedir ki!…

Türk Edebiyatının usta şairlerinden Bedri Rahmi Eyüpoğlu, “ Dost musun?” adlı şiirinin bir bölümünde bakın neler diyor;

“Bedel mi? / Ödemeyeceksen çıkma yola! / İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin…/

Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! / Dostsan, mevsimince yağ…/ Kışsan kar ol, güzsen yağmur…/ Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, / Senden, ille de bahar olmanı beklemem…”

> Yeni Meram >Yazarlar > İçten pazarlıklı olan, kendine eder!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.