YAZARLAR

Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.


***

Kutlu Doğum Haftası içindeyiz.

Bu haftanın anlamı nedir:

H. Muhammed’i anmak için, her yıl Nisan ayında organize edilen, Peygamberimizin dünyayı gelişleri olan Mevlid-i Nebevî , “Mevlid Kandili” olarak kutlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası” ilan etmiştir.
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, Hz. Muhammed 571’de Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayı 12. gecesi doğmuş, geceye Mevlid Kandili denmiştir.

Gökkuşağı Kitabevi’nce yayınlanan ve dağıtılan “Peygamberimizle Yaşamak” adlı kitaptan esinlenerek Hz. Muhammed’in özelliklerinden kesitler sunuyoruz;
Peygamberimiz hizmet edilmeyi değil hizmet etmeyi çok severdi. Konuklarına kendisi hizmet eder, ikramda bulunurdu.

Bir gün çölden biri gelip sordu;

“Kim bu insanların büyüğü?”

Konuklarına süt dağıtan Hz. Muhammed yanıt verdi;

“Bu insanların büyüğü bunlara hizmet edendir!”

Bu sözüyle hem büyüklerin insanlara hizmet edeceğini hem de aradığı büyüğün kendisi olduğunu işaret etmişti.

Hz. Muhammed, yoksullara yardım etmeyi çok sever, sıkıntı içinde kalanlara çare bulmayı bir görev bilirdi. Bir gün davet ettiği yoksullara önceden hazırladığı yardımı sırayla yapmış, alanlar sevinçle evlerine dönmüşlerdi. Bu sırada bir başka yoksul adam uzaklardan koşarak gelip duruma bakmış, herkes alacağını alıp gitmiş, kendisine verilecek kalmadığını görünce yığılıp kalmıştı. Hz. Muhammed;

– Üzülme, Sana da bir çare bulabiliriz.

Sonra da bulduğu çareyi de şöyle anlattı:

– Buradan doğruca Medine çarşısına git, ihtiyaçlarını satan dükkanlara gir, ne lazımsa al, sonra da de ki: ‘Mal benim borç Resulullah’ındır!..’

Adam, böyle şey olmaz, direnmek istedi, ancak Hz. Peygamber da ısrar etti. Verecek şey bulamayınca, yoksulun borcunu üstlendi. Üstlenmekten çekinmediği görüldü.

Peygamberimiz faydalı buluşların kim tarafından bulunursa bulunsun sahip çıkılıp Müslümanların hizmetinde kullanılmasını isterdi. Bir gün Temimdari, Şam’daki Hıristiyanlardan aldığı zeytinyağı yakan kandili getirip Resulullah’ın mescidinin tavanına asmıştı. O günlerde Müslümanlar bu kandilin varlığını bilmiyorlardı. Az sonra Hz. Muhammed, dumansız, külsüz tavana asılı olarak ışık veren kandili görünce, sordular;

“Kim getirdi bunu?”

Hazır bulunanlar eziklikle iç yanıt verdiler;

“Şam’da Hıristiyanlardan alıp getirmiş.”

Peygamberimiz tebessümle baktığı Temimdari’ye unutulmayan duasını yaptı:

Sen bizim mescidimizi aydınlattın, Allah da senin kabrini aydınlatsın!”

Sonra sözlerine şunu da ekledi:

“Yararlı şeyler müminin kaybettiği öz malı gibidir. Bulduğu yerde sahip çıkıp benimsemeli, faydalı buluşu Müslümanlara kazandırmalıdır!”

BİR DAMLA

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.

İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

> Yeni Meram >Yazarlar > HZ. PEYGAMBERLE YAŞAMAK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.