YAZARLAR

Hz. Peygamber sahabeyle söyleşiyor;

– Bir rüya gördüm, ümmetim bana arz olundu. Cümlesi önümden geçerken  izledim. Kiminin gömleği dizinde kiminin alta, kiminin de üstündeydi.

Lakin Ömer’i bir gömlekle gördüm, gömlek yerde sürünüyordu.

Sahabey-i güzın dediler ki;

   – Ya Resulullah! Nasıl tabir buyurdunuz?

   Peygamber Efendimiz yanıt verdi;

– Din-i mubin ile tabir ettim. Zira hilafetleri zamanı uzundur Din-i İslam

Dünya’ya yayılır.

***

   İslam ordusunun İran’ı fethettiği gece,

Hz.Osman, Hz. Ömer’in huzuruna girip

selam verir. Hz. Ömer o sırada mektup

yazmaktadır. Mektubu bitirince,yanmakta olan lambayı söndürür.Başka bir lamba yaktıktan sonra da  konuşmaya başlarlar.

Hz. Osman, yanan lambanın söndürülüp başka bir lambanın yakılmasının nedenini sorar. Hz Ömer yanıt verir;

– Söndürdüğüm lamba Beyt-ül  malındır.Bana ait değildir.Onu milletin işlerini yapmak için yakmıştım. Onların işlerini görmek amacıyla yazdığım mektup bitti. Şimdi seninle bireysel işler   konuşuyoruz. Bunun için kendime ait lambayı yaktım.

***

Yemen’in Beciyle kabilesinin ileri gelenlerinden Cerir, Medine’ye gelir, Efendimizin huzuruna çıkar. Kalabalığın içinde arkalarda oturmaya yer ararken mihraptan kendisini gören Efendimizin saygı dolu davetiyle karşılaşır:

– Ya Cerir! Kapının arkasında kılma, buraya gel, yanıma buyur!

Efendimiz, yer göstermenden ayrı sırtındaki cübbesini çıkarır oturacağı yere sermek gibi sevgi gösterisinde de bulunur. Bu saygı ve sevgiden son derece etkilenen

Cerir, mahcubiyet içinde mihraba doğru ilerler, kendisi için serilen cübbeyi alır, üst üste katlar ve der ki;

-Bu cübbe, yere serilip de minder gibi üzerine oturulacak cübbe değil, başa konup taç gibi başta taşınacak cübbedir.

Sonra da cübbeyi başının üzerine koyar ve çıplak yere büyük bir saygı ile oturur.

Bundan sonra Efendimizden oradakilere, onların şahıslarında tüm insanlığa şu saygı ve sevgi telkini gelir;

–  Bir Kavmin ileri gelenleri size gelince saygı ile yer gösterin, sevgi ile muhatap olun. Mümin, başkalarına saygı  ve sevgi ile yaklaşırsa saygı ve sevgi görür. Saygı göstermediğinden saygı görmeyende hayır yoktur!..

***

Zeyd bin Sabit, Hz. Muhammed’in  vahiy katiplerinden biridir, Abdullah bin Abbas da  amcasının oğludur. Her ikisi de sevgi ve saygı anlayışlarını, görgü ve terbiye eğitimlerini Hz.Muhammed’den  almışlar, O’nun etkisi ve telkiniyle sosyal davranışlara sahip olmuşlardır.  İşte bunlardan Zeyd bin Sabit bir gün, yolun kenarına atını çekmiş, binmek üzeredir. Uzaklardan durumu gören Abdullah bin Abbas koşarak gelir, bir hizmetçi gibi Zeyd’in atının özengisini saygı ile tutarak binmesine yardım eder. Bu saygıyı gören vahiy katibi seslenir;

-Ne yapıyorsun ey Resulullah’ın amcasının oğlu?.

Yanıt verir;

Biz Resulullah’tan büyüklerimize saygı göstermekle emrolunduk..

    Zeyd bin Sabit der ki;

   -Üzengi tutan eline bakayım ey Abdullah! 

Abdullah’ın elini üç kez öpüp başına koyan vahiy katibi daha sonra  konuşur;

   -Biz de, üzengi tutan eli böyle sevgi ile öpmekle emrolunduk!

***

Hz. Aişe anlatır;

“ Allah Resulü, temizleneceği zaman temizlenmeye, taranacağı zaman taranmaya, ayakkabı giyeceği zaman giymeye hep sağdan başlamayı severdi.

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > Hz. Peygambere Saygılar
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.