YAZARLAR

HOCA NASREDDİN, MAYAYI ÇALDI LAKİN!-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Nasreddin Hocanın her yıl göle maya çalması demek, Akşehir’in ve Konya’nın hayallerinin ve umutlarının tazelenmesine işaret.

Maya çalınması sıradan bir hadise değil!

Maya çalındı, seremoni bitti, kalk gidelim hiç değil…

Nasreddin Hoca adına, birçok ünlü ismin, sanatçının, o haleti ruhiye içerisinde maya çalmak için uzanan elleri, her birini o zaman dilimi esnasında birer Nasreddin Hoca yaptı.

Hocam, kendi adını,  şanını yaşatanları öylesine etkiliyor ki, Nasreddin Hocayı canlandıran isimler, duruş olarak, tavır olarak ondan izler taşıyorlar.

Temsili Nasreddin Hocalarımız bir anda bu coğrafyaya, bu iklime, bu atmosfere sevdalanıyor ve hayatları boyunca, yaşadıkları o güzel anları ve anıları unutamıyorlar.

Bizlere gelince;

Hayallerimiz ve umutlarımız olmasa, yaşama sevincimizi kaybedeceğimiz bir dünyada,

Nasreddin Hoca gibi mümtaz bir şahsiyetin,

Espriyle karışık,

Engin bir zekayla,

En zor meseleleri dahi kolayca çözdüğü,

Zor işleri kolay eylediği,

İnsanlara dünden bugüne yol gösterdiği bir coğrafyanın tam ortasındayız.

Ne kadar şanslı olduğumuzun farkına varamamak ise bizim handikabımız!

 

*****

Nasreddin Hocamız, göl bulsaydı göle çalacaktı mayayı, amma velakin göl niyetine diyerekten, kanala çaldı yine mayayı!

Kanala çalınan maya içinse, “ya tutarsa” dedi, büyüklerimiz, ziyaretçiler ve Akşehirliler!

Bir zamanlar Akşehir gölümüz vardı.  Bugün içinse ne var diyebiliyoruz, ne de yok…

Yıllar önce, göl kıyısında, çokta derin olmayan sığ bir suya, maya çalmıştı Nasreddin Hocamız.

Acizane benim hatırladığım bir o görüntü var hafızamda.

Diğer maya çalma hikayeleri hep kanallarda gerçekleşti.

Kanalı göl eylediler, göl niyetine dediler Nasreddin Hocalarımız, çaldılar mayayı, tutar inşallah diyerek!

Nasreddin Hoca paylaşılamayan bir isim. Yıllardır sizindi, bizimdi diye her anma yıldönümü öncesinde çıkan haberler, patlatılan açıklamalar ne oluyor, Hoca elimizden mi gidiyor diye söylentilere az neden olmadı.

İşin özü, özeti şu ki…

Ne Akşehir bırakır, Nasreddin Hocayı…

Ne de o bırakır gider, Akşehir’i…

Mevlana gibi, onunda türbesi de ait olduğu yerde…

Her ikisi de, yüzyıllardan beri sevenlerinin gönüllerinde.

Hoca Nasreddin’e Konya olarak sahip çıksak da, Hocamız öz be öz Akşehirli, Akşehirlinin gözbebeği.

Hocamız,  Akşehir gölüne, aşk ile öyle bir maya çalmış ki…

Mayayı sevgi diye çalarsanız, baştanbaşa sevgi kesilir her şey!

Hoşgörüyle çalarsanız, hoşgörü hakim olur, dağa-taşa, ovaya- dört bucağa…

Birlik ve beraberlik için çalarsanız o mayayı el ele verirsiniz, eller kenetlenir, tuttuğunuz eli bırakmazsınız, verdiğiniz sözde durursunuz, bir olursunuz, birlik olursunuz, iyi günde-kötü günde birlikte olur, düşenin dostu, düşene ilk elini uzatan olursunuz.

Hoca Nasreddin, Mevlana gibi umuttur Akşehir için ve Konya için.

 

*****

Nasreddin Hoca çok daha güzel anlatılabilir, yaşatılabilir, Konya’da misafir edilebilir, Konya caddelerinde de, sevenleriyle birlikte buluşturulabilirdi.

Bu konuyu acizane defalarca dile getiren ve konu hakkında makaleler yazan biri olarak, Nasreddin Hoca Konya’ya hasret, Konya Nasreddin Hocaya diye başlayan çağrılar cevapsız kaldı.

Bizim hatamız, Nasreddin Hocayı yeterince anlamamak ve anlatamamaktan kaynaklanıyor.

Akşehir Nasreddin Hoca Festivali, Uluslar arası bir hüviyet kazansa da, Nasreddin Hoca’yı biz Akşehir’den dışarıya çıkaramıyoruz.

Oysa Nasreddin Hocayı bilmeyen, tanımayan mı var?

Onu dünya tanıyor…

Varsın, Akşehir merkez olsun. Hocamızın tespitine göre dünyanın merkezi  Akşehir değil mi? Hocamızı anmayı bütün bir yıla yaymak istemez misiniz?

İsterseniz, bu bir yıla yaymanın ilk etabını da Akşehir sonrasında, Konya’dan başlatalım.

Konya, Mevlana etkinliklerini Mevlana yılı olan 2007 yılından bu yana, bir yıla yayma çabasında oldukça cılız adımlar attı.

O konuyu da yeri ve zamanı gelmişken büyüklerimize ve yetkililerimize tekrar hatırlatmak isterim.

Konya’nın elinde Mevlana gibi, Nasreddin Hoca gibi bütün dünyanın tanıdığı, hayranlık duyduğu, dünya ülkelerinin onlarla ilgili programlara ve projelere oldukça yakın ilgi gösterdiği iki büyük isim var.

 

*****

Nasreddin Hoca, mayayı çaldı lakin;

Ve bizler Mevlana, Konya’nın markasıdır dediğimiz gibi, Nasreddin Hocayı da, marka yapma derdindeyiz!

Mevlana ve Nasreddin Hoca’yı marka olarak görmek, marka olarak nitelemek, marka olarak vasıflandırmak, onların ruhlarını incitmekle eşdeğer değilse nedir?

Büyüklerimiz, önde gelenlerimiz, söz sahibi olanlarımız bu yanlış ifadelerden ve yaklaşımlardan vazgeçseler çok daha yerinde olacak diye düşünenlerdenim.

Çünkü; Mevlana ve Nasreddin Hocayı marka olarak görmek ve ilan etmek, inanın söylem olarak dahi çok hoş değil!

Bu şehirde Torku bir markadır. Helvacızade bir markadır. Pakpen bir markadır. Eti Alüminyum bir markadır, Ova bir markadır. Üstelik iftihar ettiğimiz, gurur duyduğumuz markalarımızdır.

Lakin, Mevlana ve Nasreddin Hoca;

Bu şehre yüzyıllardan beri değer katan,

Sevgiden ve gönülden köprüler inşa eden,

O köprülerden milyonlarca insanın,

Dünyanın her tarafından koşa koşa gelmelerine vesile olan insanlar olarak,

Neden marka olsunlar, neden marka olarak anılsınlar?

Yazıktır, günahtır!

> Yeni Meram >Yazarlar > HOCA NASREDDİN, MAYAYI ÇALDI LAKİN!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.