YAZARLAR

Yasalarımız ve geleneğimizde az ya da çok oranlaması yoktur, hırsız hırsızdır. Örneğin, pastaneye girip “bir dilim baklava” çalan da hırsızdır, onlarca liralık para kasasını götüren de hırsızdır. Yargıç, vereceği cezada “ az ya da çok” oranlamasını göz önüne tutar;
■ Hırsıza ip, mücrime zindan gerek.

İngiltere’de kimi anlayışlar ve algılar önemli ölçüde farklılıklar göstermektedir. Örneğin, krallıkla demokrasinin bütünleştirmesi siyaset bilimcilerce incelenmeli ve tartışılmalıdır.

Birbirine karşıt iki rejimi, buna koşut çelişik iki uygulamayı gürültüsüz götürebilmekteki başarı kuşkusuz İngilizlerin geleneklerinden ödün vermemeleri ile doğrudan bağlantılıdır.

Demokraside ileri aşamaya gelmesine karşın İngiltere’de yazılı Anayasa’nın bulunmaması, yasalara ışık tutan ana ilke ve kurallarının gelenekler eksenine oturtulması ilginçtir.

İngiliz Demokrasisinde “deveyi hamuduyla yutanları” değil “kısıtlı aşırmalara” hoşgörü ile yaklaşılmaktadır. Örneğin, Papaz olan Tim Jones, vaazında yoksulların mağazalardan ihtiyaçları kadar mal çalmalarının makul karşılanması gerektiğine vurgu yapmakta, tez çeşitli toplum katmalarında tartışılmaktadır.

Ütopya adlı yapıtında Thomas More hırsızlık üzerine benzer görüşler aktarıyor;
Eğer bir kişinin yegâne yiyecek bulma yolu çalmaksa, ne kadar ağır olursa olsun hiçbir ceza, onun bunu yapmasını engellemeyecektir.
Bir miktar para çaldı diye insanın yaşamını çalmak adaletsiz bir şey, dünyadaki hiçbir şey insan hayatı kadar değerli değildir ve orantısız adalet aşırı bir haksızlıktır.
Düzenin sahiplerine şöyle sesleniyor;
■ Siz hırsızları üretiyorsunuz, sonra da onları cezalandırıyorsunuz.

***

Bir taksiye binen müşteri, şoförün ‘Nereye gidelim?’ diye sorması üzerine der ki;

– Azrail’im, canını almak için geldim!
Şoför, arkaya dönerek konuşur;

– Bırak hemşerim bu lafları, nereye gideceğini söyle de işimize bakalım!

– Demek sen bana inanmadın!

– Neyine inanayım be! Deli misin nesin! Senin gibi Azrail olur mu?’
– Sen hiç Azrail’i gördün mü?

Şoför ‘Yoooo..’ deyince, müşteri ekler;
– Şimdi 200 metre ileriden bir yolcu daha alacaksın. Sonra işimize bakacağız

Bir adam arabaya biner ve şoförün yanına oturur. Şoför şaşırmıştır. Yeni adama sorar;

– Sen kimsin bakalım, nereye gidiyorsun?
Yeni yolcu yanıt vermiş;

– İleride ineceğim. Bir arkadaş yolda kalmış, arabasına gideceğim. Tamirciyim.
Şoför normal adam bulduğu için memnun;

– Şu arkadaki yolcu var ya, ben Azrail’im, senin canını alacağım diyor!
Adam arkaya dönüp ‘Abi’ arkada kimse yok ki!” deyince Şoför döner, ilk müşteriyi görür, yanındakine diklenir;

– Koca herifi görmüyor musun?
Azrail olduğunu söyleyen adam bağırır;

– Boşuna uğraşma, şu an için beni senden başka kimse göremez!

Şoför yanındaki yolcuyu silkeler;

– Bırak benim ile dalga geçmeyi. Bak adam konuştu, duymadın mı?
Öndeki adam ısrar eder;

– Orada ne adam var, ne de konuşan!

Arkadaki adam üsteler;

– Bak gördün mü? Beni, senden başka kimse ne görebilir ne de duyabilir!
Şoför perişan bir halde nerede ise ağlamak üzeredir. Arkadaki yolcu konuşur

– Hadi çek şu kenara, iki rekat namaz kıl. Ben de canını alayım!
Şoför ağlayarak iner; öndeki adam direksiyona geçer ve araba oradan uzaklaşır.

BİR DAMLA:

Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir


Milyonla çalan mesned-i izzette serefrâz

Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir!”

> Yeni Meram >Yazarlar > HIRSIZ, HIRSIZDIR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.