YAZARLAR

Saldırıya uğrayıp bayılan Hz. Ebû Bekir gözlerini açtığında ilk sözü, şu oldu;

“Allahü Teâlâ’nın Resûlü nasıllar?” Anası Ümm-ül Hayr, haberim yok!” yanıtı alınca “Öyleyse sorup, öğreniver!” dedi.
Anası evden çıktı. Dönünce yüzü gülüyordu;
– Merak ettiğin zât, Erkam’ın evindedir!

Hz. Ebû Bekir’in gözleri parladı. Anacığı ise, elinde yiyecek bir şeyler uzatıyordu.
– Gidip O’nu görmedikçe, boğazımdan ne su, ne yemek geçmeyecektir,

Ortalık kararınca Hz. Ebû Bekir’in koltuklarına girip, sokağa çıktılar. Doğruca Hz. Erkam’ın evine yollandılar. Peygamber efendimizi sağ-sâlim görünce; sarılıp öpmeye, koklamaya başladı. Evde bulunan Müslümanlar da, onu öpüyorlardı

Hz. Muhammed’in bakışlarından, kendisine acıdığını hisseden Hz. Ebû Bekir rica etti;
– Yâ Resûlallah! Anam, babam, size fedâ olsun. Lütfen, benim için üzülmeyiniz. Çünkü o kâfirler, yüzüme biraz fazlaca vurdular, o kadar. Fakat şu benim vefalı anacığım, çocukları için çok merhametlidir. Dua buyursanız hidâyete kavuşsa böylece de, Cehennem ateşinden kurtulmuş olsa?
Peygamberimiz tebessüm ettiler. Sonra, Allahü Teâlâ’ya duada bulundular. Ümm-ül Hayr’a iman ve İslâm’ı önerdiler. Ana, hiç tereddütsüz Müslüman oldu. Kurtuluşa erdi. Çok geçmeden Hz. Hamza da, Müslümanlar arasına katılınca; sayıları 39’a yükseldi. Müslümanların gücü çok yükseldi.

***

Hazreti Erkam Müslüman olduktan sonra, sevgili Peygamberimizi evlerine davet etti. Peygamberimiz Hz. Ebû Bekir’le birlikte onur verdiler. Evin geniş salonlarında, topluca namaz kıldılar. Huzur içinde sohbet ettiler uzunca konuştular. Hz. Erkam dedi ki;

“Evim, evinizdir. Nasıl, ne zaman arzu ederseniz, kullanabilirsiniz.”
O sırada ilk Müslümanlar büyük baskı ve tehdit altındaydılar. En yakın akrabaları bile onlara, eziyet ediyorlardı. Abdestlerini gizli alıyor, namazlarını gizli kılıyorlardı. Çünkü müşrikler, puta tapanlar; büyük bir kin ve nefretle doluydular. Hz. Erkam’ın bu önerisi Sevgili Peygamberimizi çok ferahlattı.
Hz. Erkam’ın tertemiz evi, Müslümanlar için gerçek kurtuluş kalesi oldu

Hz. Peygamber sayıları 10-15’i geçmeyen inanmışla birlikte oraya yerleştiler. Rahat ibadet etmeye, İslâm için çalışmaya devam ettiler. Erkam ailesi, Mekke’nin ileri gelen ailelerindendi karşıtlar ses çıkartamıyorlardı.
İki Cihan Güneşi ve sevgili arkadaşları üç yıl kadar, ilk İslâm Kalesinde buluştular. Kimi ayet orada nâzil oldu. Ünlü kimseler, orada hidayete erdiler, Müslüman oldular. Sayıları 40’a yaklaştığında Hz. Ebû Bekir, sordu;

“ Yâ Resûlallah! İnsanları açıkça İslâma davet zamanı, daha gelmedi mi?”

Hz. Peygamber “ Henüz, sayımız azdır” deyince Hz. Ebû Bekir iman aşkıyla ısrar etti. Bunun üzerine hep beraber, Kâ’be çevresine çıktılar. Hz. Ebû Bekir ayağa kalkıp, bulunanlara konuşmaya başladı;
– Ey Kureyşliler! Allahü teâlâ birdir. Muhammed aleyhisselâm, O’nun Resûlüdür. Gelin, birlikte İslâm’a dönelim. Felâha, kurtuluşa erelim.
Hz. Peygamber de dinliyorlardı. Hz. Ebû Bekir, daha sözünü bitirmeden, müşrikler saldırdılar. Hainliğiyle tanınmış Rebîa’nın oğlu Utbe yamalı ayakkabısıyla, yüzüne gözüne vuruyordu. Her tarafı şişen Hz. Ebû Bekir sonunda düştü, bayıldı. Gürültüyü işiten Teymoğulları kabilesi, koşup geldiler. Hz. Ebû Bekir’i götürürlerken, dediler ki;

– Eğer akrabamız ölürse; and olsun ki biz de, Utbe’yi sağ bırakmayız!”

BİR DAMLA:

■ Ey iman edenler Allah’ın size helal ettiği temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın. Doğrusu Allah, aşırı gidenleri sevmez. Allah’ın size verdiği rızktan temiz ve helal olarak yiyin. İnandığınız Allah’tan sakının.

> Yeni Meram >Yazarlar > HİKMET PINARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.