YAZARLAR

Sıcak bir yaz gününde susadığınızda karşınızda kana kana su içen birini görüp, hiçbir şey diyemediğiniz oldu mu?

Kendinizi ifade edemediğiniz, kimseyle konuşamadığınız, hor görüldüğünüz, nedensiz yere dayak yediğiniz, kovalandığınız oldu mu?

Sokak sokak dolaşıp yemek, barınacak yer ve su bulamadığınız ve kimi zaman arkadaşınızın yaralanmalarına veya ölümüne şahit oldunuz mu? Onlar her an bunları yaşıyor, yaşam mücadelesi veriyorlar.

Evet, anlayacağınız gibi sokak hayvanlarından yani kedi ve köpeklerden söz ediyorum. Aslında kedi ve köpekleri bilirsiniz sevmezler birbirlerini… Fakat aynı sorunları, benzer kaderleri paylaşırlar.

Söz ettiklerim onların günlük, sıradan yaşantıları. Onları sık sık görüyoruz fakat onların yaşadıklarını onlar gibi göremiyoruz. Bir kap suyun, bir lokma ekmeğin ne anlama geldiğini onlar gibi bilmiyoruz.

“Peki, ne yapabiliriz?, Çözüm ne?” diye soracak olursanız çok basit. Sokağınızdaki uygun bir yere bir kap su ve çöpe attığınız, yemediğiniz bir parça ekmeği koyabilirsiniz. Ayrıca kış aylarında kuşlar için atacağınız bir avuç yemin kaç kuşun hayatta kalmasını sağlayacağını düşündünüz mü?

Unutmayalım, onların bizlere ihtiyaçları var…

YARKIN SARGIN

10-E 472

Dolapoğlu Anadolu Lisesi

Yarkın Sargın’ın minicik yüreğinin sesini okudunuz.

Yarkın Sargın’ın sessiz canların çığlıklarını duymasını ve bu çığlıkları kalemiyle size ulaştırmasını okudunuz.

Sevgi, merhamet, hoşgörü ve sadakat… Bütün bunların eğer istenirse ve uygulanırsa aile ve öğretmen işbirliği ile nasıl gönüllere işlendiğini ve minicik çocukların önce ailede, sonra okullarda doğa sever, canlı sever, yurtsever olarak nasıl eğitildiklerini ve o minicik gönüllerine neleri sığdırdıklarını okudunuz.

Özlem Öğretmen de öğrencilerine bu sessiz, masum, ezilmiş canların seslerini, acılarını, gözyaşlarını, mutsuzluklarını, her türlü zorluğa boyun eğerek verdikleri yaşama savaşlarını duyuruyor.

Keşke… Keşke diyorum tüm aileler, tüm öğretmenler çocuklarımıza ve öğrencilerimize sevgiyi öğretebilseler.

Karşılıksız sevgiyi öğretebilseler.

İşte o zaman belediye başkanı, yerel yönetici ve mülki amir olduklarında o ilin Hayvanat Bahçesi’nde kendi doğal ortamlarından, vahşi yaşamdan koparılıp doğalarına aykırı yaşamaya mecbur edilen, insanların eğlencesi yapılan, ziyaretçi gelir diye üç kuruşluk bilet karşılığı kafeslere kapatılan, bakımsız, uyuz, perişan hayvanları görür ve onları asla kötü bir hayvanat bahçesine kapatmazlar. Böyle bir bahçeyi teslim almış bile olsalar ya Hayvanat Bahçesi’ni doğal ortama çevirir, ya da kapatırlardı.

Belediye başkanı olarak uyuyamazdılar…

İşte her şeyin başı eğitim, eğitim ve eğitim…

Küçük yaşta sevgi ve merhamet

> Yeni Meram >Yazarlar > HİÇ SİZ…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.