YAZARLAR

Hasan Dağı arpalıktır, eğer saban yürürse
Her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse

Her köylüden birer tavuk, eğer köylü verirse
Güzel gidiş bu gidiş, eğer sonu gelirse.

***

Siyaset biliminin dibacesinde her siyasal partinin amacının iktidara gelmek olduğu ve bu amaca dönük kuruldukları kaydedilir.

Bu bağlamda her seçim umuttur. Kimileri demokrasi umudu içindedir. Kimileri iş bulma umudu içindedir. Kimileri, daha yüksek bir makama çıkma umudu içindedir. Üniversiteye girmek isteyen gençler, bir daha şifreye düşmemek umudu içindedir.

Kimileri, ekmek- geçim umudu içindedir.

Kimileri köşe kapmaca umudu içindedir.

Kimileri gelecek seçimde aday olma umudu içindedir. Kimileri umut içinde, umut içindedir. Han-hamam, manav-market, ev- bark, kasap-hesap, yalan-talan, umudu içindedir. Umut zinciri, saadet zinciri gibi.

Her seçim umuttur, dedik ya!

Çoban, sürüsünü artırmak ister.

Sonra da bir seçim düşüdür başlar;

Umut, benim ruhumun vazgeçilmez. ihtiyacıdır

Sinop Kalesi’nde ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış hükümlü hücresinin duvarına şu lafı kazımış:
“Bu da gelir bu da geçer.”

Kale komutanı hücreleri gezerken bu ibareyi görmüş.”Salıverin bu adamı” demiş.
Bu kadar umutla yaşıyor, salın gitsin.

Yaşamın kuralıdır; umutsuz yaşanmaz…

***

12 Haziran seçimleri de bitti; ancak süreç çok sert ve tatsız tartışmalara sahne oldu.

Kamuoyunun bu denli gerilim ve sertliği hoş görüyle karşıladığı kanısında değiliz;

Üslubu beyan, ayniyle insan.

Bunun kısaca tercümesi şöyledir;
Herkesin üslubu kendisine aittir.

Doğrudur; üslup çoğu kez söyleyen ya da yazanın kişiliğinin fotoğrafıdır.

Kişiliğinde yumuşak başlılık, alçak gönüllülük, efendilik, hoşgörülük varsa;

Kişiliğinde ukalalık Konya deyimiyle ‘gubuzluk’ kendini beğenmişlik varsa;

Kişiliğinde, teslimiyetçilik, boyun eğme gerdan kırma varsa; kişiliğinde yalakalık yağcılık, varsa; hakaret varsa;

Üslubuna da aynen yansıyacaktır.

Ticarette, sanatta, zanaatta, eğitimde, öğretimde kısaca her meslek dalında ve günlük yaşamlarda olduğu gibi siyasette rol alan aktörler, kişiliklerinin gereğini yapacak üslubu beyanda bulunacaklardır. Daha önce vurguladığımız gibi, dünyamızda siyaset giderek argolaşıyor!

Siyasetin yeni jargonu, argolaşmak mı?

.

Konuşacak, çok sesli olacağız. Demokrasi çok seslilik demektir. Konuşacağız; ancak düzeyli, edepli, konuşacağız; Atalarımız ne demişti; “Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.”

Başbakan Sayın Erdoğan’ın geleneksel balkon konuşması, yine bütünleştirici içerik ve üsluptaydı. Şimdiye değin kimi gazeteci ve siyasal aktörlere açtığı davaları geri alması iyi niyet ve barış çağrısıdır. Verilen sözler uygulanırsa ileri demokrasinin eteğinden de tutmuş oluruz.

BİR DAMLA:

İŞ OYA GELİNCE

Parti başkanı Güneydoğu’da kürsüye çıkıp nutuk çekiyormuş;
– Bugüne kadar sizin için şunları yapmadım mı?

Halk başını sallamış:
– Eylediiir.

– Bunu yapmadım mı?
– Eylediiir.
– Gece gündüz çalışmadım mı?
– Eylediiir.
– Ama siz belki de bana oy vermezsiniz?
Halk aynı nakarata” devam etmiş:
– Eylediiir.

> Yeni Meram >Yazarlar > HER SEÇİM UMUTTUR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.