YAZARLAR

“Şu kopan Türk Ordusudur ya Rabbi

Senin uğrunda ölen budur ya Rabbi

Taki yükselsin ezanlarla müeyyed namın

Galip et çünkü bu son ordusudur İslâm’ın”

***

Bugün 30 Ağustos…

Ulusların tarihinde olağanüstü karar ve eylemlerin yürürlüğe girdiği günler vardır;

30 Ağustos 1922’de bunlardan biridir.

30 Ağustos zaferin müjdecisidir, yeni bir yapılanmanın ayak sesidir. Düşmanı denize dökmenin önsözdür. Kurtuluş savaşının ve Cumhuriyetin temelidir.

Gazi 4 Mart 1922’de TBMM’de gizli toplantısında, konuşmaktadır;

Ordumuzun kararı, taarruzdur. Bu taarruzu tehir ediyoruz. Hazırlığımızı tamamen ikmale biraz daha zaman gereklidir. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, taarruz etmemekten daha çok fenadır.

Mustafa Kemal, diplomasıyla sonuca gidilemeyeceğini anlayınca, Büyük Taarruz hazırlıklarını yoğunlaştırmış, Yusuf Kemal ile Fethi beyleri Türk tezini anlatmak üzere Avrupa başkentlerine göndererek niyetini saklamayı başarmıştır. 26 Ağustos’ta muharebeyi yönetmek için Kocatepe’deki gözetleme yerine çıkmış ve saat 4.30’da taciz ateşiyle harekât, başlamış yoğun biçimde sürmüştür.

30 Ağustos’da Dumlupınar’da beş Yunan tümeni hareketsiz hale getirilmiş, imha harekâtıyla da Yunan ordusu hezimete uğratılmıştır.

Büyük Taarruz başladığından geri çekilen Yunanlılar, 31 Ağustos’ta Uşak’ı,

2 Eylül’de Aydın’ı, 4 Eylül’de Alaşehir’i, 5 Eylül’de Kasaba’yı, 6 Eylül’de Manisa’yı yakarak kaçışa geçmiş, öncü birliklerimiz 9 Eylül 1922’de İzmir’e girmiş Yunan birlikleri de denize dökmüştür.

Yunanistan’ın 15 Mayıs 1919’da fiilen başlattığı “Küçük Asya Macerası” Eylül 1922’de hüsranla sona eriyordu. 3- 11 Ekim 1922’de Yunanistan, Türkiye ve İtilaf Devletlerinin katılığı Mudanya Konferansı’nda Trakya, İstanbul ve

Boğazlar konusu ele alınmış11 Ekim’de Mudanya Mütarekesi imzalanmıştır. Mütarekeden üç hafta sonra, İngiltere, Fransa ve İtalya, Lozan Konferansı’nın toplanmasını istediler. İsmet Paşa’nın Başkanlığındaki Türk heyetinin katıldığı konferansa, Yunanistan Venizelos’un güdümündeki delegasyonla geldi.

Konferans 20 Kasım’da başlamasına karşın, Müttefiklerle Osmanlı borçları, Musul sorunu, kapitülasyonlar ve imtiyazların kaldırılmasında anlaşma sağlanamadığı için 4 Şubat’ta dağıldı.

Lozan görüşmeleri 23 Nisan 1923’te yeniden açıldı ve 24 Temmuz’da Barış Antlaşması ve ekleri imzalandı. Daha önce, 30 Ocak’ta imzalanan Türk­ Yunan sözleşmesi de, son senet kapsamına alındı.

Lozan görüşmelerinin ilk döneminde, Türkiye ile Yunanistan; askeri esirler, sivil tutukluların değişimi; iki devlet arasındaki sınırın, Meriç nehrinden geçmesi, İmroz ve Bozcaada dışındaki on iki ada silahlardan arındırılması koşuluyla Yunanistan’ın egemenliğine bırakılması; Türkiye’deki Rumlarla Yunanistan’daki Türklerin mübadelesi konularında anlaşmaya varmışlardı. İstenilen tazminat sorunun çözülemeyeceği kanısına varılınca Edirne ve Karaağaç’ın sınırlarımızda kalması koşuluyla anlaşma sağlandı.

Fatih Rıfkı Atay, “Çankaya” adlı yapıtında bugünün önemini yazıyor;
■ Neyimiz varsa, bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, onurlu insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı’nın, kafamızı Doğu’nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizler bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, nefes alıyorsak; 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz.

Bir damla;

Türk’ün güneşleriyle dünya ufku ağardı,
Türk olmasa, tarihe yazılacak ne vardı?”

> Yeni Meram >Yazarlar > “HEDEFİNİZ AKDENİZDİR, İLERİ!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.