YAZARLAR

Hayat tuzaktır...-Mustafa Afşin-Yeni Meram Gazetesi

Hayat nedir? Hayat, bildiğimiz kadarıyla yaşanan şey. Bunun dışında bir tanımı üzerinde uzlaşılamamıştır. Hayat, hayatın içindekiler gibi bir tanıma sahip değildir. Ne olduğunu bilmiyoruz. Tarif etmek ise, işlevini bilmediğimiz bir nesneye isim vermek gibidir. Bir şeylere benzetiriz ancak ne olduğunu tam olarak bilemeyiz. Ancak benzetmekle yetiniriz. Hayata ilişkin tüm tanım ve ifadeler benzetmedir. En azından benzeterek anlama yaklaşmaya çabalarız.
Hayat neden zor? Neden acımasız? soruları hayatın ne olduğunu bilmeyenler için eğlencelik sorulardır. Hayat zor mudur? Hayatı tarif edemezken en azından cevaplaması zordur. Hayat, anlamını oluşturduğumuz bir boşluk ise hayat zor değildir. Hayat kolay da değildir. Biz ne yapıyorsak odur. Bizim yaptığımız bir şey de bakış açımıza sahiptir. Yani hayatı zorlaştırırsak zor olur. Kişiliğimizin yansımasını görürüz. Buradaki “ben” algısı birey- aile- toplum- insanlık olarak genelden özele belirleyici bir niteliğe sahiptir.
Yoldan geçene sorsanız hayatta aldığından fazlasını vermiştir. Herkes hayattan alacaklıdır. Herkes alacaklıysa borçlu kim? Hayat herkese acımasızsa bu özelliği nereden geliyor? Hayat diye kast ettiğimiz diğer insanlar olabilir mi? İnsanlar mı acımasız? Yine genelden özele gelen bir belirleyicilik vardır. Yani insanlık ortaya çıktığından beri oluşturduğu hayatlar ve sistemler zor ve acımasız hayatı oluşturur. İnsanlığa da kabahat bulmak zordur. Nihayetinde insanlığı da oluşturan trilyonlarca özgür atom ve sistem var. Neyse ki bireyin kısacık hayatında bunların belirleyiciliği azdır.
İnsanlar başlarda çok az nüfusa sahipti. Doğa acımasız ve zordu. Hayatta kalabilmek tesadüflere bağlıydı. Yemek peşinde dünyanın dört bir yanına dağıldık. Barınma, ısınma, güvenlik ihtiyaçlarından bahsetmek mümkün değil. Yalnızca açlıktan ölmemek için bugünün nimetleriyle dahi katlanılamayacak serüvenlere çıktık. Doğadan böyle gördük. Biz de acımasız olduk. Medeni insan dediğimiz, toplum halinde yaşayan ve dayanışan bireyler bu özelliği terk ettiler. Ya da öyle söylüyorlar. Yemek için geyik avlamak, öldürme güdüsüyle yaşamak zorunda değiliz. Yine de hala “öyleymiş” gibi yaşıyoruz.
Kendimize ait kurallarımız var. Ülkeler, yasalar, devletler, gelenek ve görenekler var. Ama hala “kurt kanunu” geçerli. Hayatı zor ve acımasız yapan da budur. Modern çağlara kadar emin olun hayat zor ve acımasız olarak nitelendirilmiyordu. Çünkü eski zamanların koşullarına göre hayat acımasız değildi. Onu zorlaştıran bir şey yoktu. İlkel zamanlarda dahi “hayatın kolayı” bilinmediği için zor nitelendirilmesi yapılmıyordu. Ancak şimdiki zaman çok farklı. O kadar yasa, kural ve düzenleme varken hayat giderek acımasızlaşıyor. Bu zorluk ve acının tek nedeni modernleşme ve gelişimdir. İnsanlar arası fark artıyor ve küçük bir kesim çok iyi yaşayacak diye büyük kesim acı çekiyor. Dünya sürekli gelişiyor ama nüfusun yarısı açlık sınırında yaşıyor. Şehirlerde binlerce kişinin yaşadığı apartmanlarda gittikçe yalnızlaşıyoruz. Güneş sisteminin dışını görüyoruz ama hemen yakınımızda yaşanan savaşları, açlığı, katliamı göremiyoruz.
Hayat zor ve acımasız değil. İnsanlar öyle. İnsanlar da hep öyle değildi. “Gelişmiş insanlar” öyle oldu. Acımasızlığı ve zorluğu yok etme, en azından acımasız olmama şansı varken bunu yapmayanlara “modern insan” denir. Daha önceleri hayatın merhametli olma durumu yoktu. İnsanlık hep birlikte böyle bir şans oluşturdu. Bu sefer de insanlar kendilerine yabancılaştılar. Ancak hep birlikte insan olduğumuzu, çevremizle var olduğumuzu unuttular. İnsanlık olarak önce kendimize yabancılaştık, sonra da doğadan koptuk. Şimdi milyonlarca insan hayat neden zor ve acımasız diye merak ediyor. Hayatı acımasızlaştıran bizleriz. “Biz” ve “ben” in ne olduğunu karıştıranlarız. Hep birlikte varız. Her işi “herkese yönelik” yapmalıyız. Ancak bu şekilde hayatı normalleştirebiliriz.
Mutlu günler…

> Yeni Meram >Yazarlar > Hayat tuzaktır…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.