YAZARLAR

Hayat evi...-Mustafa Afşin-Yeni Meram Gazetesi

İnsanlar tıpkı evlere benzer, geniş bahçeli etrafı çitlerle çevrili evlere. Bu evlerin kimilerinin çiti yüksek, kimininki de alçaktır. Çitleri alçak olan evlere girip çıkmak çitleri yüksek olanlara oranla daha kolaydır. Çitleri yüksek olan evlerse göz korkutucudur. Kolay kolay kimse oraya girmeye çalışmaz. Çitleri alçak ve yüksek tutmanın kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.  Eğer çitleriniz alçaksa ayrım gözetmeden çok kişi alırsınız bahçenize gelenler size zarar da verebilir hediyeler de getirebilir. Eğer çitlerininiz yüksekse o zaman korunaklı ve güvendesiniz demektir ama başkalarından sağlayabileceğiniz faydalardan da mahrum kalırsınız.

Aynen öyle insanlar da başkalarıyla olan iletişimlerinde sınırlar koymak zorundadır. Kimi insanlar başkalarıyla iletişim kurarken sınırlarını esnek tutar kimileri sert koyarlar. Her konuda olduğu gibi bu konuda da dengeli davranmalı ne bize zarar bahçemize girmek isteyen herkesi bahçemize almalıyız nede bize yararı dokunabilecek insanlardan mahrum kalmalıyız.

Bizim formülümüz: Değişim içten başlar, önce iç tutarlılık kazanılmalı sonra dışarıya açılmaya çalışılmalıdır. Önce kendinizle iyi dost olmadan başkalarıyla dost olmaya çalışmamalıdır. Önce içsel bütünlüğü sağlamak gerekir aksi takdirde dostlar kırılgan ve geçici olacaktır.

Kimi insanlar vardır çok tanıdıkları vardır. Onlarla yolda rahat rahat yürüyemezsiniz. Her iki metrede bir tanıdıkla karşılaşır sağa sola selam verirler. Bir ilişkiyi başlatmak için gerekli girişkenlik konuşkanlık ve gerekli olan tüm sosyal becerileri sahiptirler. Yalnız bu insanlar kişisel tutarlılığı sağlayamadıkları için uzun süreli ilişkilerde aynı başarıyı gösteremezler. İlişkileri hep geçici ve yüzeyseldir. Derin ilişkilerin getireceği büyük paylaşımlar ve kazanımlardan mahrumdurlar. Bu insanlar ikincil sosyal becerilerde beceri sahibiyken birincil sosyal becerilerde yetersizlerdir.

İç tutarlılığı ve kişisel bütünlüğü sağlamanın birinci koşullu doğruluktur. Doğru konuşmak, özü sözü bir olmak, emin olmak, sözünün eri olmaktır. Konuşmalarınızda yalan olmayacak, her dediğiniz doğru olacaktır. Dürüstlük kişisel bütünlüğü sağlamak için bir döngü oluşturur. Dürüst olursunuz sözünüzde durmaya, özünüzde sözünüzle bir olmaya çalışırsınız. Böylece davranışlarınız sözlerinize uyar ve tutarlılığı yakalamış olursunuz; Tutarlı olunursunuz sözünüzü tutarsınız böylece etkin bir döngüye girmiş olursunuz.

Sözünü tutan insanların nasıl her zaman sözlerine sadık kaldıklarını merak eder misiniz?  Bu insanların ortak özelliklerine baktığımızda:

Bu insanlar evvela söz tutmanın kendisine ve söz verdikleri kişiye önem verirler. Tutamayacakları söz vermezler. Beklenmedik bir olayın sözlerini tutmasını engellememesi için tüm ihtimalleri hesaba katarlar. Her ne olursa olsun sözlerini tutmaya çalışırlar. Eğer vermiş oldukları sözü tutamayacaklarını anlarlarsa sözlerini geri almak için söz verdikleri kişiden izin alırlar.

Hep yanında olmak istediğiniz sıcak bulduğunuz hoş sohbet insanlar vardır. Genellikle çok iyi konuşurlar. Muhabbet insanlardır onlar, konuştuklarında adeta ağızlarından bal damlar. Bu sebeple de doğal bir çekim güçleri vardır. İnsanların bir iç iletişim bir de dış iletişimi vardır.  Dış iletişiminde başarılı olan insanlar çoğunlukla hem içte hem dışta etkin bir dil kullanırlar.

İnsan ilişkilerini bozmanın hiç şaşmaz bir kuralı vardır. Bu kural hem eski dostluklarınızda hem de yeni ilişkileriniz için geçerlidir. Eğer insanlarla aranızın kötü olmasını istiyorsanız onları değiştirmeye çalışın açık sözlülük sloganı altında hatalarını söyleyin, eleştirin, tavsiyelerde bulunun, öğütler verin müdahale edin. Amaç hep aynıdır; Onların değişmesini istemek. Bir insan neden bir başkasını değiştirmeye çalışır. Başkalarının değişmeleri için yaptığımız her müdahale aslında kendi rahatsızlığımızdan kaynaklanıyordur. Eğer kendi rahatsızlıklarımızın ve beklentilerimizin farkına varırsak başkalarına daha az müdahale ederiz. Hem kendimizle içi iletişimimizin iyi olması hem de başkalarıyla olan iletişimimizde onları değiştirmeye çalışma hatasına düşmemek için dünyaya sevgi ve hoşgörü ile bakmak gerekir.

Mutlu günler…

 

> Yeni Meram >Yazarlar > Hayat evi…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.