YAZARLAR

Haftanın Sözü;

■ İnsanlar görüştükleri kişileri titizlikle seçmeli, çünkü davranışlar, bulaşıcı hastalıklar gibi birbirine geçer

(Shakespeare)

***

Yunan Büyükelçiliği ile Ankara  Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Yunan Kültür Günü” etkinliklerinde konuklarından biri de Akhisar Belediyespor’un Yunan futbolcusu Theofanis Gekas idi. Sempatik tavırlarıyla dikkati çeken Gekas’a Fenerbahçeli bir taraftar ricada bulundu:
   – Bize karşı oynadığın hemen her maçta gol atıp bizi üzüyorsun. Senden bütün Fenerbahçeliler adına rica ediyorum, lütfen önümüzdeki maçta bize gol atma…
  
Bu ricaya gülen Gekas’ın yanıtı şu oldu:
   – Benim işim gol atmak. Ben işimi yapıyorum. Bence sen kendi kalecine rica et, benden gol yemesin. (Melih Aşık- Milliyet)

Not:  Gekas geçen yıl Konyasporda top koşturmuş, golleri sıralamıştı.

***

   Ahmet Haşim yakın dostuna sevmediği bir adamı anlatıyor;
– Onun ipek kravatına, şık kostümüne, kibar tavrına, tatlı diline aldırmayınız. Yataklı vagonlardaki parlak aynalı kapılara benzer
   – Yani
    Yani tokmağı çevirip açtınız mı arkası apteshanedir..

***

   Arjantin 1982’de 1700 kişinin yaşadığı Falkland Adası’nı işgal etmişti. İngiliz hegemonyasındaki Ada’da ayrıca 80 İngiliz askeri vardı. İşgali haksız ve topraklarına saldırı olarak niteleyen İngilizler  anında 100’den fazla savaş gemisini 8 bin mil uzaktaki Falkland’a gönderdiler; Ada 49 gün süren çetin i bir savaşa sahne oldu. İngiltere savaşta 255 asker ile 2 muhrip, 2 firkateyn, 24 helikopter, 10 savaş uçağı kaybetti.

   Tansu Çiller de Kardak krizinde Thatcher gibi duyarlılık gösterdi ve Kayalıklardan oluşan adayı Yunanistan’a bırakmadı. 

   Not; Bu iki somut olaydan isteyen istediği dersi çıkarsın!

***

Temelce;

  Temel ile Dursun, İstanbul’da minibüsle bir yere gidiyorlarmış. Şoför “Levent, Fatih, Eyüp” diyormuş.

   Dursun sıkılmış ve Temel’e sormuş;
   Ula Temel, ne zaman ineceuk?”

   Temel yanıt vermiş;

   “Çatlama ula, adımız okunsun ineruk!”

***

Okumuş ve Okumamış

   Türkiye Spor Yazarları Derneği Şube başkanlarının soyadları son derece ilginçtir.

Birbiriyle aynı, ya da benziyor. İzmir Şubesi’nde Mehmet Ali Okumuş 18 yıl başkanlık yaptı. Yerine Bahri Okumuş seçildi. O da iki dönem şubenin başında.

İzmir’dekiler hep Okumuş da, Antalya Şubesi’ndeki başkan da İzmir’e nispet Okumamış. Bu şubede İbrahim Okumamış da iki dönemdir görevi başarıyla götürüyor. Bir tarafta Okumuş’lar, diğer tarafta Okumamış’lar. (Erkin Usman-Yeniasır)
Not: İbrahim Okumamış, Konya’nıın öz bir evladı ve usta gazetecidir. Başarılarıyla hep onur duyduk. Sevgili İbrahim’i yeniden seçilmesi dolayısıyla içtenlikle kutluyorum.


* Ben bir klavye kahramanıyım. Atraksiyon yapıyorum durmadan. Saçmalıyorum heeey. Varın benim farkıma!

* Aşk bir sudur. Ama sen de çok sulu gözlüsün be yavrum!

* Nazım’ın dediği üzere; Hava kurşun gibi ağır.  Sizi zaman öldürmeye çağırıyorum.

* Karanlığa küfredeceğine, haline şükret, mum ticareti yap!

* Bu nasıl diyabet arkadaş? Tatlıları götürüyorsun, çıkar ağzındaki baklavayı bakalım! (İbrahim Ormancı)

Ölümsüz dizeler;

   ■ Sinün yüzün görene ne hâcet likâ-yı hûr

Kapunda yer bulana ne bağ-ı cinan gerek

    – Senin yüzünü görenlerin, hurilerin yüzünü görmelerine gerek var mı? Senin kapında, çevrende yer bulana cennet bahçesi gerekir mi hiç-  (Ahmedî/14.yüzyıl)

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > Hafta Sonu Esintileri
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.