YAZARLAR

Türkiye hafıza kaybı yaşıyor. İnsanlarımız hiçbir şey hatırlamıyor.

Hangi topraklarda yaşadıklarını, hangi millet olduklarını unuttular.

Ulusal Bayramlar denince bu bayramların ne anlama geldiğini, neden kutlandığını hatırlamıyorlar.

Anadolu acaba neresiydi?

Anadolu halkı imparatorluk dönemlerinde kimler tarafından hangi zaman dilimlerinde hatırlanıyorlardı? Bu da unutuldu.

Sevr diye bir antlaşmayı kimler kimlere imzalattı? Bunu da hatırlayan yok! Padişahım

efendimiz törenle, büyük gösterilerle gidilen cuma şölenleri, başları önlerinde yaptıkları kulluk, satılan vatan toprakları, kapitülasyonlarla batılı devletlere verilen ayrıcalıklar, bunu ilk başlatan padişah, muhteşem padişah ve imparatorluğun batılılar önünde diz çökmesine neden olan antlaşmalar….yok sayılan fakir, yoksul, çaresiz çırpınan, Yemen çöllerinde Arabistan, Tunus, Cezayir, Mısır, Kafkasya, Suriye, Hicaz Balkanlar’da ne için savaştığını yıllarca savaştığını bilmeyen, ne için öldüğünü ve süründürüldüğünü bilmeyen bir millettik!

Bunu da unuttuk.

Üstelik kimliğimizi bilmiyorduk, bize kimliğimizi hatırlatan yeniden doğuşumuzu hatırlatan, Kurtuluş Savaşımızı unuttuk!

Sahi Türk milleti böyle bir savaş yaptı mı?

Sahi Türk milleti; Dumlupınar Savaşı’nı hatırlıyor mu?

Türk milleti o şehitleri rahmetle anıyor mu? Yoksa onlara kin mi duyuyor laik, çağdaş bir Cumhuriyetin kurulmasına neden oldular diye kin mi duyuyor, ya da hatırlamıyor mu?

Sakarya Savaşı; yapıldı mı? Hatırlayan var mı? Bu savaşta erlerden çok subayın şehit olduğunu anımsayan var mı? Hayır böyle bir savaş yapılmadı, bunu söyleyenler ya hayal gördüler ya da yalanlarla bunca yıl bizleri uyutmuşlar! 1. İnönü, 2. İnönü Savaşları mı? Yıllar sonra İsmet Paşa o çok ünlü sözünün kazandığı zafer için, Mustafa Kemal’in kutladığı telgrafında yazan ‘Siz sadece İnönü’ de düşmanı değil milletin makus talihini de yendiniz’ sözünü söylediği zaferi için ‘Hadi canım sende ‘ denileceğini, makus talihi yenerek bağımsız bir ülkede yaşama şansı verilen bu milletin hafıza kaybına uğrayarak onu ve arkadaşlarını Dersim katliamcısı ilan edeceklerini düşünür müydü?

Biz yurdumuzu işgal edildi sanıyor, Yunan ordularının Batı Anadolu’da kadınlarımıza, kızlarımıza, çocuklarımıza olmadık işkence ve zulümler yaptığını ve 30 Ağustos Zaferi ile yurdumuzdan kovulup, 9. Eylül günü İzmir’e Türk orduları girdi ve Mustafa Kemal Paşamız zafer kazandı. Türk milleti özgür ve bağımsız oldu biliyorduk. Ama yıl 2012 hatırlayan yok!

30 Ağustos günü Zafer Bayramı olarak kutlanmasın dense kimse o günü hatırlamıyor!

Hafızamızı kaybettik!

Lozan Antlaşması ile sınırların kaç cana kıyılarak çizildiğini unuttuk. Hiç mi hiç hatırlamıyoruz!

Üstelik bu sınırları çizen kişilere öylesine kin duyuyoruz ki onları elimizden gelse mezarlarından çıkarıp, yargılayıp, kaldırdığımız idam cezasını sırf onlar için bir kez çıkarıp gereğini yapmak için, ekranlardan kin kusuyoruz! İşi öylesine abarttık ki eğer doğruysa Ordu ilinde ‘ Cumhuriyet, İstiklal, İnönü, Atatürk ‘ isimleri meydanlardan kaldırılmış alt yazı geçti. Yakında Ordu ilinin de sanırım adı değişecek!

Hafızamızı kaybettik, TBMM’yi 23.Nisan 1920 ‘de Atatürk ‘ün kurduğunu,

29. Ekim. 1923’de Cumhuriyet’i Atatürk’ün ilan ettiğini,

Ümmet iken millet- kul iken birey olduğumuzu,

Kafes arkasında tüm haklardan yoksun yaşarken, toplumda her konuda kadın olarak sesimizi duyurduğumuzu unuttuk,

Harf devrimi ile, öğrenim birliği yasası ile, çağa ayak uydurup, çağdaş giysilerle tanıştırılıp çağdaş yaşama hazırlandığımızı unuttuk.

Bütün bunları, Türk milletine ait olan demiryollarımızı, limanlarımızı, toprağımızı, madenlerimizi, yer altı ve yer üstü zenginliğimizi, kısaca ulusal bağımsızlığımızı geri aldığımızı unuttuk!

Bütün bu işleri başarmak için 19 Mayıs1919’da Samsun’a ayak basan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, devrimleri başarıyla uygulayıp Türk olduğumuzu bize hatırlatan, İngiliz ve Fransız uşağı siyasal İslamcılarla, emperyalist, sömürücü devletlerin uşağı hainlerle ölene dek savaşan, ülke bütünlüğünü sağlayan kahramanları unuttuk.

Kısacası millet olarak hafızamızı kaybettik.

Deseler ki bir gün Atlas Okyanusu ötesinden şu bizim ünlü stratejik ortağımız ‘kaldırın şu adamın heykellerini, resimlerini’….Hafıza kaybına uğradığımız için, kim olduğunu hatırlamayıp inanılmaz bir kin ve öfke duyduğumuz için hiç düşünmeden onu da yaparız!

Çünkü hafızamızı yitirdik, artık hiç bir şey hatırlamıyoruz!

> Yeni Meram >Yazarlar > HAFIZA KAYBI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.