YAZARLAR

Hadim-ül Harameyn II-Baha Durmaz-Yeni Meram Gazetesi

Şehzade Selim’in en önemli destekçileri “Kapıkulu” askerleriydi. Savaşçı ve otoriter bir karakter örneği gösteren Selim’in tahtta çıkması şüphesiz yeniçeriler içinde oldukça makul olacaktı. Devletin içinde bulunduğu Şah kulu isyanı ve bu isyan sürecinde hem padişahın hem de Şehzade Ahmet ve Korkut’un yetersiz kalması ordunun da tercihini Selimden yana kullanmasında etkili olmuştu. Bu gelişmeler üzerine babası II.Bayezid üzerine sefere çıkan oğul Selim babasına karşı bozguna uğramıştı. Tüm bu olanlar Selim’i daha da hırslandırmış ve tahtta çıkmasına engel olmamıştı. Yeniçerilerin de desteğiyle 1512 yılında babasının çok gönlü olmamasına rağmen, hanedanın bir numarası olmuştu. Tahtı oğluna bırakan, II.Bayezid, Edirne’ye giderken yolda vefat etmiştir. Akabinde abileriyle giriştiği mücadeleleri kazanan Selim kuşkusuz kimsenin itiraz edemediği, isyan edemeyeceği bir duruma gelmiş ve devletin en güçlü, en zengin dönemlerini yaşatmak için işe koyulmuştu.

Öncelikle daha önce çokça defa tehlikesini söylediği Safevilerin üzerine sefere çıkan I.Selim, Çaldıran Savaşında bu tehdidi ortadan kaldırmıştı. Arkasından Anadolu’daki siyasî birliği tam anlamıyla sağlamak için Dulkadiroğlularına son vermişti. Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz, Mercidabık ve Ridaniye Zaferleriyle, Osmanlı Devleti’nin belki de uzun süre ayakta kalmasını sağlayacak Ortadoğu topraklarına ve Mısır’ın zenginliğini ele geçirecek ve en az bunun yanında çok büyük bir itibara mazhar olarak, İslam dünyasının yer yüzündeki en önemli hükümdarı ve devleti konumuna gelmişti. Kim bilir hünkarın ömrü daha fazla olsaydı bir sonraki seferi Hıristiyan dünyasının kalbi olan Vatikan olabilirdi. Yahut Orta Asya ile koparılan bağları tekrar onarmak üzere doğu yönüne bir sefer olabilirdi. Devletin hazinesinde mührü değişmeyen bir padişah olan I.Selim Han’ın bunun yanında çokta mütevazı bir kimliği olduğu bilinmektedir. Halifelik ve kutsal emanetler alınmış, halk ordunun ve Serdar’ın, Payitahtta gelmesini beklemiş fakat padişah büyük bir tevazuya bürünüp nefsi için hoş olan kutlama merasimine katılmamış, halk gece evlerine girince Topkapı Sarayının yolunu tutmuştu.

Yine bir gece vakti sırdaşı Hasan Can ile son konuşmalarını yaparken, Hasan Can’a içinde bulunduğu durumu sormuş, Hasan Can’ın vakit Allah ile bir olma vakti dediğinde, Bre Hasan bizi bu zamana kadar kiminle bilirdin diyerek inancını ve teslimiyetini bir kez daha göstermiştir. Yasin suresinin Selam Ayetine geldiğinde sultan ahiret yoluna yolculuğuna başlamıştır. Geri de ihtişamlı bir devlet, güçlü bir ordu bırakıp tarihteki en önemli Türk hükümdarlardan biri olmuştur. Nur içinde yatsın.

> Yeni Meram >Yazarlar > Hadim-ül Harameyn II
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.