|
Selçuklu Mehmet Akif Ersoy Lisesi’nde eski arkadaşlar arasında okulda çıkan tartışma, velilerin de katılmasıyla kavgaya dönüştü. Olay yerine polisin gelmesiyle sona eren kavgada taraflar birbirinden şikayetçi olmadı. Bir veli, okulda yaşanan olaylarla ve Müdür Ahmet Baltacı hakkında suç duyurusunda bulundu. 2 hafta önce Müdürü Baltacı’yı şikayet eden öğrencinin itirafnamesi ortaya çıktı.
ESKİ SEVGİLİLER SINIFTA
BİRBİRLERİNE GİRDİ
Mehmet Akif Ersoy Lisesi’nde aylardır yaşanan olayları resmi belgeleriyle ortaya koyan Yeni Meram Gazetesi’nin haberlerinde ne kadar haklı olduğu tek tek ortaya çıkmaya başladı. “Okulda güvenlik ve disiplinin” bozulduğuna yönelik okulun eski Müdürü Ali Gürol Yalçınkaya’nın sözlerini tekzip metni ile yalanlayan Baltacı, “Okulun güvenlik kameraları ve özel güvenlik şirketi ile çok daha emniyette olduğunu” savunmuştu. Baltacı’nın yayınlattığı tekzip metninin okulun panosuna asıldığı ve dahili anons sistemi ile duyurusunun yapıldığı 22 Şubat 2010 günü tartışma çıktı. İddialara göre, 10Sos-A sınıfı öğrencisi S.T. ile 10Fen-B sınıfı öğrencisi B.D arasında tartışma çıktı. Eski arkadaş oldukları öğrenilen öğrenciler arasında çıkan sözlü kavgaya önce koridor Nöbetçi Öğretmeni Ramazan Sevinç müdahale etti. Sevinç’in ayıramadığı sözlü kavganın itiş-kakışa dönüşmesi üzerine öğrenciler Müdür Baltacı’nın odasına götürüldü. Zor günler geçirdiği için böyle bir olayın içinde olmak istemeyen Müdür Baltacı, işleri olduğunu söyleyerek, olaya, Nöbetçi Müdür Yardımcısı Mehmet Kaya’nın bakmasını istedi.
PSİKOLOĞA GÖTÜRMEYİP
SOKAGA BIRAKTILAR
Öğretmenlerin tüm girişimlerine rağmen öğrenciler yatıştırılamayınca her iki öğrencinin de ailelerine telefonla haber verildi. B.D.’nin ailesi kızlarını almak üzere okula gelirken, tartışmaya karışan S.T.’ye idare izin verilerek evine gönderildi. Okul kapısında B.D.’nin ailesinin saldırısına uğrayan S.T.’yi olay yerine çağrılan polisler kurtardı. Böyle bir durumda uzmanlar, kavgaya karışan öğrencilerin okul içinde güvende olmaları sağlandıktan sonra okulun psikolojik danışmanına götürülmeleri gerektiğini savunuyor.
KARAKOLLUK OLDULAR
ŞİKAYETÇİ OLMADILAR
Polis tarafından Cumhuriyet Polis Merkezi’ne götürülen S.T.’nin yaşananları saklayarak, vücudundaki izlerin kendinden kaynaklandığını ve kimseden şikayetçi olmadığını söyledi. Kızın ailesinin de çıkan olaylardan şikayetçi olmadığı, ancak B.D.’yi okuldan alarak başka bir okula kayıt ettirdikleri iddia edildi. Ancak sınıfta ve idari odada yaşanan tartışmalar, 22 Şubat 2010 tarihli Günlük Nöbet Defterinde Müdür Yardımcısı Mehmet Kaya ile nöbetçi öğretmenler M. Doğan, D. Demir, R. Sevinç, N. Uğuralp, F.D. Gedik ve S. Daldal imzasıyla yer aldı. Öğretmenler, tartışmayı tutanağa da geçirdi.
YAŞANAN KAVGALAR
SUÇ DUYURUSU OLDU
İddia edilen söz konusu tartışma ve kavga olayı bir öğrencinin yaşananları velisine anlatması ile Konya Suçüstü Savcılığı’na da intikal etti. Okul öğrencilerinden S.Y.’nin velisi H.Y., 22 Şubat 2010 günü ve daha önce yaşanan kavga olaylarına ilişkin ayrıntılı bir suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. 2010/7328 Hazırlık numaralı dosya üzerinde inceleme sürerken, okulun eski öğretmenlerinden Abdullah Gürsoy da, Ali Gürol Yalçınya’nın, Hazırlık 2009/14492 No’suyla Baltacı ve Güvenlik Görevlisi Muhammed Ali Günay hakkında açtığı davaya müdahil olmak için girişimde bulundu.
ÖĞLEDEN SONRA DİYEN
GÜVENLİK, SABAH DEDİ
Öte yandan Güvenlik Görevlisi Muhammet Ali Günay’ın 26.02.2009 günü tuttuğu tutanakta, “Ali Gürol Yalçınkaya ile Abdullah Gürsoy isimli öğretmenler saat 14.00’da okulumuza giriş yapıp, ziyaretçi defterini imzalamadıkları tarafımızdan tespit edilip tahminen saat 16.00 sularında okulumuzdan ayrılmıştır” ifadelerini kullanmıştı. Ancak Yeni Meram’ın ulaştığı belgelere göre Ali Gürol Yalçınkaya’nın o gün o saatlerde okulda olması imkansızdı. Çünkü Yalçınkaya, Cemil Keleşoğlu Lisesi’nde 12.20-17.30 saatleri arasında hem nöbetçi hem de aralıksız dersi vardı. Okul Müdürü İbrahim Şişman’ın imzaladığı belgenin, tutanağı adeta çürütmesi üzerine Günay’ın ifade değiştirdiği de ortaya çıktı.
İSMİ HATIRLANMAYAN
ÖĞRETMENLER VAR
Yeni Meram’ın ele geçirdiği ve Günay’ın muhakkik olarak atanan Erbil Koru Lisesi Müdürü Dr. Metin Doğan’a 09.07.2009 günü verdiği ifadesindeki “Olay günü sabah saatlerinde Abdullah Gürsoy’un okula geldiğini gördüğüm halde yine kimliğini almadım. Ben bu esnada okul etrafında devriyeye çıkmıştım ve Ali Gürol Yalçınkaya’nın geldiğini ismini hatırlamadığım bazı öğretmenlerden duydum” sözleri oldukça dikkat çekici. Her iki öğretmenin birlikte geldiğini iddia eden Günay, ilk ifadesinde geliş saatini “öğleden sonra” olarak açıklarken, ikinci ifadesinde “sabah saatlerinde” demeyi tercih ediyor. Üstelik Günay, geldi diye tutanak tuttuğu Yalçınkaya’nın başka okulda görevli olduğunu ispatlaması nedeniyle “ismini hatırlamadığı” öğretmenleri devreye sokuyor.
NEDEN BAŞKA GÜN İÇİN
TUTANAK TUTULMADI?
Okulda o an için tek güvenlik görevlisi olarak bulunan Günay, ana girişi terk ederek devriyeye çıktığını anlattıktan sonra, Yalçınkaya’nın daha sonraki gelişlerinde de kimliğini bırakmadan okula girdiğini anlatıyor. Ancak Günay, kimlik vermeden okula giriş yapan Yalçınkaya hakkında 26.02.2009 tarihinde olduğu gibi tutanak tutmayı nedense tercih etmiyor. Yalçınkaya’nın tuttuğu tutanak ile Müdür Baltacı’nın delil olarak koyduğu öğrenci dilekçelerinin aynı tarihli olması da dikkatleri çekiyor.
BU BELGEYE GÖRE
BALTAYI TAŞA VURDU
Tüm bu çelişkilere ve ifade değişikliğine rağmen Güvenlik Görevlisi Günay’ı zor durumda bırakacak olan 09.07.2009 tarihli ifadesindeki “sabah saatlerinde” sözü olacak. Yalçınkaya’nın öğleden sonra okula gelmediğinin ortaya çıkması üzerine Abdullah Gürsoy’un sabah saatlerinde okula geldiğini söyleyen Günay’ın bu ifadesinin doğru olması mümkün gözükmüyor. Yeni Meram’ın ele geçirdiği Kurtuluş İlköğretim Okulu Müdürü Hüseyin Turan’ın imzaladığı belgeye göre, Günay’ın “sabah saatlerinde geldi” dediği Abdullah Gürsoy, 07.00-12.10 saatleri arasında okulda derse giriyor. Okul Müdürü Turan, Gürsoy’un okuldan ayrılmasının mümkün olmadığını da ifade ediyor.
MÜDÜR DİLEKÇEDE
BAŞKA İFADEDE BAŞKA
Baltacı’nın 18.03.2009 tarihinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yazdığı resmi yazının bazı bölümlerini, Ali Gürol Yalçınkaya’nın 09.04.2009 tarihinde Cemil Keleşoğlu Lisesi’nden aldığı belge sonrası değiştirdiği görülüyor. Gürsoy ve Yalçınkaya’nın okula gelerek “Gerçeğe aykırı dilekçeler yazdırmaya devam etmektedirler” ifadesini kullanan Baltacı, 09.07.2009 tarihli ifadesinde, “etmektedirler” kelimesiyle “etmektedir” kelimesini kastettiğini söylüyor. Baltacı, “Ali Gürol Yalçınkaya’nın da Abdullah Gürsoy ile okula gelip gitmiş olması sebebiyle muhtemelen de Ali Gürol Yalçınkaya’nın olaylara müdahale ettiği kanaatine istinaden olayın incelenmesi isteğine yönelikti. Ben bu duruma işaret ekmek amacıyla onun ismini zikretmiş bulunmaktayım. Kullandığım ibarelerde geçen çoğul ifadeler ise, tamamen okula birlikte gelmiş olduklarını vurgulamak içindi. Yoksa amacım Ali Gürol Yalçınkaya’nın bu işlere karışarak ne öğrencileri yönlendirdiğine ne de onlardan gerçeğe aykırı olarak mahkemeyi yanıltma amacına matuf dilekçeler aldığına işaret etmek için değildi” ifadelerini kullandı. Tekzip metninde, 90 puanla Şube Müdürlüğü’nü kazandığını ve başarılı bir eğitim kariyeri olduğundan bahseden Baltacı’nın düşük, devrik ifade cümleleri kullanması, üstelik tekil ve çoğul fiilleri karıştırması dikkat çekici
ÖĞRENCİSİ HİLAL O.’NUN
DİKKAT ÇEKEN İTİRAFI
Geçen hafta Yeni Meram Gazetesi, okul öğrencilerinden Hilal O. ve babası Muammer O.’nun Suçüstü Savcılığı’na müracaat ederek 2010/5329 Hazırlık Numarasıyla Müdür Baltacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu kamuoyuyla paylaşmıştı. Hilal O.’nun konuyla ilgili hazırladığı bir itirafnamenin olduğu da ortaya çıktı. Hilal O., itirafnamesinde, 03.03.2009 tarihli dilekçeyi kast ederek, “Bu ifademi Okul Müdürümüz Ahmet Baltacı’nın baskısı altında ayrıca zayıf derslerime yardımcı olacağı vaadiyle verdim. 03.03.2009 tarihli yazılı beyanım gerçek dışıdır” dediği görüldü.
|