|
Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Üzülmez, 10 Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı Murat Çelik hakkında, “görevi kötüye kullanma” ve “görevi ihmal” iddiasıyla dava açıldı.
Ticaret Odası personelinin yaklaşık 2 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesi sürerken, Oda çalışanı Saffet Sarışen’in ardından Odacı olarak görev yapan Mustafa Özdemir’in de, şikayet dilekçesiyle ilgili iddianame hazırlandı. Üzülmez ve beraberindekiler hakkında “mahkeme kararına uymamaktan” yapılan suç duyurusu üzerine 2009/50348 numaralı soruşturma dosyası, iddianamenin hazırlanmasıyla sonuçlandı.
1 BAŞKAN, 10 ÜYE
1 DE PERSONEL VAR
Soruşturmayı yürüten Konya Cumhuriyet Savcısı Ali Cenk Düzgün, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Üzülmez, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Sertçakar, Şükrü Doğan Mustafa Temiz, Veli Öncan, Mehmet Atiker, Bilal İsmail Haydaroğlu, Fatih Mehmet Yavuz, Mustafa Altuntaş, Lütfi Can Başaran, Mustafa Zöngür ile Genel Sekreter Yardımcısı Murat Çelik hakkında hazırladığı iddianameyi tamamladı.
MAHKEME KARARI
ETKİSİZ KILINMIŞTIR
Savcı Düzgün iddianamesinde, “KTO Personel ve Yazı İşleri Servisi’nde odacı kadrosuyla göreve başlayan müştekinin 19/08/2008 tarihinde KTO Avrupa Birliği Mesleki Eğitim Servisinin Aykent Şubesi’ne hizmetli olarak atanmasına ilişkin işlemin Konya 2. İdare Mahkemesi’nin 05/05/2009 tarih ve 2009/518 sayılı kararı ile iptaline ve bu karardan hemen sonra 30/06/2009 tarihinde eski görevine yani Personel Yazı İşleri Servisi’nde odacı kadrosundaki görevine başlatılmasına ve bu şekilde İdare Mahkemesinin anılan kararı uygulanmış gibi görünmesine karşın, sonraki tarihlerde önce farklı yerlerde görevlendirmeler yapılarak sonra da 07/09/2009 tarihinde KTO Hadim Temsilciliği’ne hizmetli kadrosunda atama yapılarak İdare Mahkemesi’nin iptal kararının etkisiz kılındığı anlaşılmaktadır.
KARARI UYGULAMAK
HUKUK DEVLETİ İLKESİ
Mevcut idari rejimde idari yargı kararlarına uygun idari işlem tesis etme yetkisi, aynı zamanda davanın bir tarafı olan ve kamu gücünü temsil eden idareye tanınmış bir yetki olup, idarenin bu yargı kararlarına uyması ve bu karaların gereklerine uygun idari işlem tesis etmesi, hukuk devletinin vazgeçilmez ilkeleri arasında yer almaktadır. Oysa davalı idarenin temsilcileri konumunda bulunan şüphelilerin bu ilkeye aykırı olarak yukarıda açıklandığı gibi idare mahkemesi kararını uygulamış gibi görünüp sonuçlarını etkisiz hale getiren eylemleri ile gerçekte idare mahkemesinin kararını infaz etmedikleri, muvazaalı infazda bulundukları ve buna bağlı olarak müştekinin mağduriyetine yol açarak atılı suçu işledikleri yönünde kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphenin oluştuğu”nu vurguladı.
KAMU GÖREVLİSİ GİBİ
YARGILANACAKLAR
Cumhuriyet Savcısı Düzgün, şüphelilerin iddia edilen suçu işledikleri sıradaki görevlerinin kamu görevi olduğuna işaret ederek, kamu görevlisi gibi cezalandırılmalarını istedi. Düzgün, Genel Sekreter Yardımcısı Murat Çelik’in eylemlerinin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmemesini ise, mahkeme takdirine bıraktı
İddianameye göre tüm şüpheliler, Türk Ceza Kanunu’nun 257-1 maddesindeki “Görevi Kötüye kullanma ve görevi imal” ile Türk Ceza Kanunu’nun 53-1 maddesi uyarınca “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma”dan yargılanacaklar.
|