YAZARLAR

KALP KIRMANIN BEDELİ

■ Kalb, Allah’ın nazargâhıdır. Kalbe dünya sevgisi doldurmamalıdır.

■ Dünya kalbe yerleşince, ahiret kalpten göç edip gider.

■ Kalp ancak fethedilir, istirdat edilemez.

***

Konya, evliyaların merkezidir. Bağrından nice evliyalar çıkmıştır. Bunlar, yıllar öncesinden bugünlere dek uzanan çizgide anlam olarak tazeliklerini korumaktadır. Bunlardan biri de Muhammed Bozkırî’dir. Der ki;
– Kardeşlerim, bir Müslüman’ın kalbini kıran, ne kadar çok ibadet ve hizmetler yaparsa yapsın, hiç faydası olmaz!

Söyleşide hazır bulunanlar merakla sordu;
– Neden?
– Çünkü kovanın dibini delmişlerdir de!

Dinleyenler anlamadıklarından sordular;
– Nasıl yâni hocam?

– Dibi delik bir kovaya su doldursanız, orada kalır mı?
– Elbette kalmaz; akıp gider.

– İşte mümini incitenin kazandığı sevaplar da böylesine akıp gider. Hatta bunların çevresinde kimse kalmaz. Kalp kıranlar, yaşamlarını yalnızlık içinde sürdürmek zorundadırlar.

Söz kalpten açılınca bir de Abdülkâdir Geylânî hazretleri ne kulak verelim;

Kalb dünyâ arzularından birine bağlı kaldığı ve geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe, imkânı yok, âhireti sevmiş olamaz.
***

YOLCU GİBİ

Söyleşi sürerken Muhammed Kudsî

Bozkırî yeniden sordu;

– Sizler, her işinizde muvaffak olmayı ister misiniz?

– Elbette isteriz!
– Öyleyse bir hadîs-i şerîfe uyun. Başarılı olursunuz.
– O hangi hadîsdir?
Peygamberimiz; der ki;

“Bu dünyada, ya garip gibi, ya da yolcu gibi ol. Yahut kendini ölülerden say!” buyuruyor.

Sözünün arkasından, anlamını yorumladı;

– Yâni bu dünyada yaşarken, kimsesi olmayan bir “garip” gibi ya da kimsesiz

“yolcu” gibi olun. Bir başka deyişle de

Kendinizi kabirde yalnız yatan bir “ölü” gibi düşünün!
***
ALLAH’TAN KORK!

Muhammed Kudsî Bozkırî Hazretleri söyleşiyi şöyle sürdürdü;

– Hazreti Ömer, Sa’d bin Ebi Vakkas hazretlerini, kalabalık bir düşman ordusu

üzerine gönderirken; “Yâ Sa’d! Düşmanın çokluğundan korkma, Allah’tan kork! Askerin arasında günah işleyen varsa, onu asker arasından çıkar!
Bozkırî Hazretleri bir de ekleme yaptı;
– Çünkü Allahü Teâlâ, günah işleyen bir topluluğu başarılı kılmaz.

EN BÜYÜK KERAMET

Muhammed Kudsî Bozkırî Hazretleri
son olarak sordu,
– Kardeşlerim, havada uçmak, su üstünde yürümek, ateş yutmak keramet değildir.

Söyleşide hazır bulunanlar yine sordu;
– Ya nedir?
En büyük kerâmet, “doğru yol”da yürümek ve Allah’ın kullarına bu yolu öğretmektir.
– O, hangi yol efendim?
– Ehl-i sünnet âlimleri”nin gösterdiği yoldur.

■ Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim,
Her türlü amelde çok ahesteyim,
Kabrim beni bekliyorken dünyalık hevesteyim,

Uyandır artık Ya Rab ! belki son nefesteyim..!

Hz MevlanaBİR DAMLA:KALPLE İLGİLİ

Önemli Sağlık uzmanlarından

Profesör Robert L. Frye’te sormuşlar;

“En çok hangi organımıza özen göstermeliyiz?”
Yanıtı “kalp” olmuş ve şöyle izah etmiş;

Diğerleriyle bir şekilde yaşamını sürdürebilirsin; ama kalp durdu mu hayatın biter.”

> Yeni Meram >Yazarlar > Günün içinden
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.