YAZARLAR

***

“HÜKÜMETLERİN en kötüsü, suçsuzu korkutandır.”

***

YARI YARIYA: Konya Vergi Dairesi Başkanı Sıtkı Aksöz: “2011 yılı vergilendirme dönemi gelir vergisinde Ali Akkanat 1 milyon 379 bin lira ile birinci, Ahmet Atila Duruk 408 bin 114 lira ile ikinci, Ali Naci Özbilgiç 400 bin 428 lira ile üçüncü olmuştur.”

Kendilerini kutluyoruz da Rahmi Koç’un 3 gün önceki şu sözünü hatırlıyoruz: “Türkiye’nin yarısı vergi ödüyor, yarısı ödemiyor.” Yani sayın Koç, şunu demek istiyor: “Türkiye’nin yarısı vergi kaçırıyor.”

***

DAHA NE DESİN? “…Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasada demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlandığına işaret ederek, demokrasiden, hukuktan, laiklikten ve sosyal devlet ilkesinden sapmış bir Türkiye’nin çıkışı olamaz.”

Başbakan sayın Erdoğan daha ne desin?

Yanlış yorumlayanlar, inşallah kör olurlar.

***

KONYA…
2011 Nüfusu: 2.038.555
Aldığı göç:
52.134

Verdiği göç: 54.533

Net göç: -2.399

2011 yılında İstanbul’a 450 bin kişi göç etmiş 328 bin kişi ayrılmış. Ankara’ya 191bin kişi gelmiş 137 bin kişi gitmiş. İzmir’e 110 bin kişi gelmiş 101 bin kişi gitmiş. Bursa’ya 74 bin kişi gelmiş 58 bin kişi gitmiş. Antalya’ya 89 bin kişi gelmiş 62 bin kişi gitmiş.

Ayrıca; Marmara ile özellikle Trakya kesimi, Kayseri, Malatya, Eskişehir, Balıkesir, Gaziantep, Çanakkale ve Muğla göç almış.

Adana’ya 50 bin kişi gelmiş, 62 bin kişi gitmiş. Manisa, Uşak, Isparta, Kütahya, Diyarbakır, Uşak da göç vermiş.

Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz’in büyük bölümü göç almış; buna karşılık Karadeniz, Ankara hariç Orta Anadolu; Malatya hariç Doğu Anadolu, Akdeniz’in bir kesimi ve Güneydoğu göç vermiş.

Bu tablo ülkemizin ‘Ekonomik gösterge’sini de ortaya koyuyor.

Bir de şey; 13 il “Büyükşehir” yolunda.

Canım Allahaşkına ne gereği var?

Yapın 81 ilimizin hepsini birden.

Varsa sorun, çözün kökünden!

Ama gerçek Büyükşehir olanların adlarını değiştirin lütfen. Örneğin, “Süper Şehir” gibi falan…

***

PAZARTESİ EKSTRA: Kimler yapmışsa yapmış. Bir anket: Türk erkekleri eşlerini en çok pazar günü dövüyorlarmış!

“Çünkü zamanları bol!” diyorlar.

Pazartesi dövdüler mi ekstraya giriyor!

Oysa pazartesi, pazar pisliklerini temizlemek için banyo günü.

Salı çamaşır, çarşamba ütü, perşembe “altın günü!”

Cuma mübarektir, genel temizlik.

Cumartesi, birazcık rahatlık demek.

Ertesi gün pazar, dayak zaten kapıda!

Aklımın ermediği şu: Bir erkek, bir yastığa baş koyduğu kadınını neden döver?

Sonra biraz düşünüyorum da, n’apsın!

Elektrik, su, varsa doğalgaz, varsa arabasına benzin, ev kira ise kira ve telefon paraları…

Faturaların hakkından gelemiyor ki.

Ve de üstelik kredi kartı ödemeleri…

Ödeyemeyince kan beynine sıçrıyor, “Gel bakalım hanım, seni bi güzel pataklayayım!” diyor.

Pata-küte vuruyor, hıncını alıyor.

Böylece kuşkusuz stresini atmış oluyor!

Oysa yavrularının anası O…

Evi çekip çeviren O…

Tekme, yumrukla sorun çözülür mü?

Türk erkeği bu, işte böyle çözüyor!

Evinde sana hizmet eden kadınını değil…

Git; seni dolandıranı, aldatanı dövsene!

Anlayıver hımbıl, gerçek erkeklik budur.

> Yeni Meram >Yazarlar > Günler
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.