YAZARLAR

“Muhteşem Yüzyıl” TV diziyle gündem oluşturan Kanuni ile ilgili tartışmalar sür-git devam ederken tarihsel bilgiler de yineleniyor.

Muhteşem Süleyman’a biz yine bardağın dolu tarafından bakalım. Başarılarda kuşku yok ki, kadronun önemi yadsınamaz. Kadro tam ve yetenekli ise, başarının arkasından gelmesi büyük olasılıktır ve bunun en somut örneği de Kanuni Dönemidir. Kadronun kurulmasında en önemli rolü haleflerini bile yetiştiren Mustafa Reşit Paşa oynamıştır;

Devlet adamları ve komutanlar: Makbul İbrahim Paşa, Sokollu Mehmed Paşa, Balkan fatihi Bâli Paşa, Yemen fatihi Özdemir Paşa, Kafkas fatihi Özdemiroğlu Osman Paşa, Moskova fatihi Devlet Giray, Kıbrıs fatihi Lala Mustafa Paşa Sadrazam Lütfi Paşa.
Amiraller: Barbaros Hayreddin Paşa, Turgut Paşa , Uluç Ali Reis, Aydın Reis, Piyale Paşa, Selman Reis, Murad Reis ve Hadım Süleyman.
Şairler: Fuzulî, Bâkî, Nev’î, Taşlıcalı Yahya, Hayalî, Zâtî, Âşık Çelebi, Trabzonlu Figânî, Bağdatlı Ruhî, Bursalı Cenânî, Riyâzî.
Mimari-musiki: Koca Sinan, Behram Ağa.
Hat ve resim: Ahmed Karahisarî, Matrakçı Nasuh, Haydar Reis, vitraycı Sarhoş İbrahim.
Bilim; Zenbilli Ali Efendi, Ebussuud Efendi.
Kemalpaşazade, Taşköprülüzade.
Tarihçiler: Gelibolulu Mustafa Âli, Selanikî, Hoca Sadeddin Efendi.
Coğrafyacılar: Piri Reis, Seydi Ali Reis.
Akil insanlar; Sünbül Sinan, Merkez Efendi, Ümmî Sinan, Üftade, Yahya Efendi.

Kanuni Döneminin altın harflerle yazılmış destanlarının başında denizdeki başarılarıdır.
Hazar Denizi, Karadeniz, Akdeniz, Kızıldeniz ve Basra Körfezi ve Hind Okyanus ile,

Macaristan’ın bir bölümü, Balkanların tamamı, Ukrayna sınırları içinde kalan Kırım, Anadolu, Mezopotamya, Arabistan’a, Sudan, Habeşistan, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir ve Fas, güneydoğu Asya’daki Açe sultanlığı tam anlamıyla egemenlik altına alınmıştır.

Osmanlı’da 10. Padişahı olarak tahta çıkan Kanuni Sultan Süleyman 22 Eylül 1520’den

7 Eylül 1566’ya kadar hükümdarlık yaptı ve en uzun süre oturan hükümdar unvanını aldı.
Babası Yavuz Selim gibi meslek olarak kuyumculuğu seçmişti. Kavaflık da yapmıştı. Seramik meraklısıydı, porselen kap- kacaklar saraya girmişti. Şairdi, Muhibbî mahlasını kullandığı 3 ciltlik Divân’ında 2.779 gazel yer aldı. Bir cilt tutarında Farsça şiir yazmıştı.

***

Kanuni’ye lakabı hak- adalet’e verdiği özen dolayısıyla verilmiştir. Ölümüne bağlı olarak yerine getirilmesini istediği bir vasiyeti vardı. Sandık’la birlikte gömülmek! Sandık meydana çıkarılarak hazır tutuldu. Ebussuud Efendi’ye Kanuni’nin vasiyeti anlatınca itiraz etti;

– Zinhar böyle bir vasiyeti yerine getirmeyesiz, dini İslâm’a uymaz.

Diğer görüşler de alındı ve vasiyetin yerine getirilmemesi kararlaştırıldı, Küçük sandık mezara konulmadı. Hükümdarının mezarına konmasını istediği şey neydi? Vasiyet yerine getirilmediğine göre sandık açılmalıydı. Kutu ehil bir el tarafından açıldı; içi, Kanuni’nin yapacağı işlerin, vereceği kararların dine uygun olup olmadığına ilişkin şeyhülislama sorduğu sorulara aldığı yanıtları yansıtan “fetva”larla doluydu. Kanuni, Allah’ın huzuruna yüzü ak çıkmak, O’nun rızasına aykırı bir iş yapmadığını belgelemek istiyordu.

Ebussuud Efendi, bu olay karşısında vicdan sorgulamasına girmişti;

-Hey büyük sultan, Allah katında kendini temize çıkardın, sorumluluğu bize yıktın, biz nasıl altından kalkacağız?

BİR DAMLA:

Stanbulum, Karaman’ım, diyar-ı milket-i Rum’um
Bedahşan’ım ve Kıpçağım ve Bağdad’ım, Horasanım!

> Yeni Meram >Yazarlar > GÜNDEMDE YİNE KANUNİ VAR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.