YAZARLAR

Temiz ve tertemiz olunduğu iddialarının kimselere laf düşürmediği zamanlarda, bazı ilginç sözler ve cümleler ortaya atılır.

Onlardan bir tanesi hayli iddialı bir cümle!

Görsel kirlilik olmayacak!

İnanın “Körsel” kirliliklerin yanında, görsel kirlilik bir hayli masumane kalır.

Körsellikle, görsellik arasında, sadece bir tek harf değişimi var.

Kör olanların görmediği, görmek istemediği, körlükleri, bakar körlükleri, görsellikle düzelteceksiniz!

İşin içine görsellik girince, tarih örtülüyor, inşaat kalıntıları, yağmur ve kar tahribatları, işçilik hataları örtülüyor.

Böyle olunca da, görsel kirlilik diye bir şey kalmıyor.

Bu Kent meydanı var ya, bu Kent meydanı…

Nasıl bir meydanmış hay arkadaş!

Görsel kirliliğini bir türlü saklayamadı!

Körsellik noktasından da kurtulabilmiş değil!

İddialar çok!..

Kazıda ne çıktı diye merak eden edene…

Medrese kalıntısı mı?

Kale kalıntısı mı?

Sahi ne çıktı o meydandan?

Görsel kirliliği önleme adına, temeller, tarihi kalıntılar her ne varsa üzerleri birer ikişer örtüldü.

Ne oldu?

Görsel kirlilik önlenmiş oldu?

Güya, Dünya Tarihi Şehirler Birliğinde Yönetim Kurulu Üyesi olan bir şehiriz!

Tarihi ne varsa, nerede tarih çıkarsa, görsel kirliliğe davetiye çıkarıyor demek ki..

Tarihi bir şehirde, nereye baksanız her taraf tarih zaten…

Büyüklerimiz, yöneticilerimiz, tarihten kaçılamayacağını bilmiyorlarsa, tarihin suçu ne?

Bulunan kalıntıların hangi dönemin hangi eserine ait olduğu, netleştirilemiyormuş!

Akademisyenlerimiz, ilim adamlarımız bu eserlerin ait olduğu dönemleri netleştirene kadar, engin tarih bilgisine sahip olanlarımız, üzerinde çalışılan ne kadar tarihi eser varsa, görsel kirliliğe meydan veriyor diye, üzerini örtüveriyorlar.

Görsel kirlilik zamanımızda işte bu kadar önemli sevgili okurlar.

Yarın bakmışsınız görsel kirliliğe sebebiyet veriyor diye, elimizde kalan ecdad yadigarı türbelerin filandaüzerini örtüverirler diye insanımızın içi”cııız!…” ediyor!

Görsel kirlilik kavramının hışmına uğrayan, yada kadrine uğrayan Kent Meydanının durumu ortada.

Alaaddin tepesi meydanda.

Tarihi kalıntılara hiçbir şey olmayacak, mevcut tarihi temeller korunarak, vatandaşların üzerinde rahatça gezip yürüyebileceği kültür alanları oluşturulacakmış!

Görsel kirlilik yaşanmaması için, üzerleri örtülecek, yine tarihin üzeri örtülmüş dönemlerine geri döndürülecekler denmek isteniyor.

Dikkatinizi çektiyse, birde kültür alanı kavramımız oldu.

Görsel kirlilik olan ne varsa üzeri örtülür, orası bir kültür alanı haline konur. Birkaç ağaç dikilir, iki-üçte bank atılarak, vatandaşların rahatça o alanlarda dolaşması sağlanır diye de pratik bir de çözüm bulunmuş oluyor!

Bu pratikliğe, bu çözüm bulma noktasındaki çalışmalara yetişmek mümkün değil!

Uzmanlar bu tarihi kalıntıların korunmasını bekliyorlarmış!

Görsel kirlilik yaşanmasın diye, üzerlerini örttük, aynen tarihin yüzyıllardan bu yana koruduğu gibi koruduk, yerin altı tarih, üstü kültür alanı oldu.

Önemli olan görsellik…

Görselliği ön planda olan bir şehir olsun diye, görsel kirlilik yaşanmasına müsaade edilmeyen şehrimizde, tarih ile olan mücadelemiz sürüyor sevgili okurlar.

Nerede tarih çıkarsa, görsel kirlilik yaratıyor diye, üstünü örter, kültür alanı haline getirir, park yapar, yanına da bir çay bahçesi kondurur, hepinizi bekleriz!.,

> Yeni Meram >Yazarlar > Görsel Kirlilik!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.