YAZARLAR

Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş demişiz. Gönül yangını şikayetlerinden, gönül derdin hiç bitmiyor serzenişlerinden kendimizi alamamışız.

Gönüle ne kadar yük varsa yüklemişiz, vurmuşuz sırtına en ağır yükleri bunuda çeker, onuda çeker, şunu da çeker diyerek, nice tepeleri, nice dağları, nice virajlı yolları yürütmüşüz yalınayak!

Güvendiğimiz dağlara karlar yağmış, umduklarımıza küsmüşüz, bizi yarı yolda satanlara, bırakıpta gidenlere, bekle deyipte gelmeyenlere, içten içe-dıştan dışa kuyumuzu kazanlara, gözümüzün içine baka baka yalan söyleyenlere gönül koymuşuz!

Gönlümüz bir bakıma çilehane olmuşta bizim haberimiz olmamış!

Adına sevgi denen kavramı, sevgisizler yolgeçen hanına çevirmişler!

Seviyorum demek, nasılsın iyi misin diye rastgele söyleniveren sözcüklere dönmüş. Sevmek fiili anlamını yitirip çoktan şamar oğlanı misali o kadar çok şamar yemiş ki, bir köşede sus-pus oturmasına aldıranımız yok!

Samimiyet ve içtenlik ölçülerinin çoktan şakülü kaymış!

Aynalar bile yalan söylemeye niyetlenmişler, güzeli çirkin, çirkini güzel göstermenin yollarını araştırıyorlarmış!

Kırgın gönüller, yorgun gönüller, sevgi enflasyonları karşısında mağlup gönüller, çıkmaz sokaklarda, yol arama derdine düşmüşler.

Riyakarların, gösteriş budalalarının, yağcıların, yalakalık yapanların, özenti peşinde koşanların gönülleri nasıl bir gönüldür hiç düşündünüz mü?

Hatta bu gönüle gönül denir mi, diye kafa yoranınız oldu mu?

Sevgiden nasipsiz, gözleri fersiz, lafları yersiz, gönülleri eskilerin tabiri ile çıfıt çarşısına dönmüş insanların hangi muhabbetlerinden hoşlanılır bilmem?

Yüzünüze karşı sizi öven, sizden sonra ilk rastladığına hakkınızda demediğini bırakmayan, sizi yerden yere vurmakta hiç bir sakınca görmeyen samimiyetsizlere dostum diye sarılanlara ne demeli?

Aferin mi?

Gönlü güzel olanlarla neden hiç işiniz olmadığını kendinize itiraf edebiliyor musunuz?

En çok kızar gibi göründüğümüze hayran olduğumuz, hatta içten içe onun gibi olmaya çalıştığımız sır değildir.

Ana avrat küfredene, adam da iyi sövüp-süpürdü, valla araya harç koymadan konuştuğunu hiç görmedim, helal olsun, dememiz meşhurdur!

Bağırıp çağırana, kabadayıvari yürüyüne, olay çıkartana, kavgasız-nizasız günü geçmeyene resmen bayılırızda, bizi kınamasınlar diye, laf salataları yapar geçeriz!

Kadir-kıymet bilmeyeni, vefasızı, sözünde durmayanı, emanete hiyanet edeni, yalancıyı-talancıyı neden bukadar çok severiz hiç düşündünüz mü?

Nasıl bir gönüldür bizimkisi?

Mesela, birine gönlü düşenin neden akıllı uslu bir insana gönlü düşmediğini merak edeniniz oldu mu?

Acı çekmeye, inlemeye, gözyaşı dökmeye, macera aramaya dünden razı gibidir sevenlerimiz.

Mutlu sonlar bir çoğumuzda hüsran yaratır. Mutlu sonla biten filmleri ve olayları yine mutlu sonla bitti, sevemedim, sevmiyorum diyenlere dahi rastlamışsınızdır!

Kavuşamadı, buluşamadı, kavuşamadan öldü, terk etti, terk edildi gibi ajitasyonlar olacak ki, her tarafta anlatacağız, ibret diye onu göstereceğiz!

Dikkat edin, yuvasında huzurlu ve mutlu olan insanları bir kaç cümle ile anlatır geçersinizde, geçimsizlik yaşanan bir aile hakkında, günlerce konuşsanız laf-söz bitmez, tükenmez. Kız tarafında, erkek tarafında kim ne demiş, kim ne söylemiş yanına eklemeler yapılarak öyle bir anlatılır ki, alıcısı ve dinleyicisi hazır olan bu anlatım insan gönüllerine soğuk pınar suyu tesiri yapar sanki!

Kimse de, şunları bir barıştıralım, yuvalarını kurtaralım , insanlar mutlu olsunlar demez! İnsanların mutsuzluğundan mutlu olunur mu? Bütün dedikoduların, bütün başağrılarının, bütün karın ağrılarının, ne kadar alınamadık ah ve intikam varsa hepsinin arkasında bu mutsuzluktan içten içe mutlu olma duygusu yatıyor ne yazık ki…

Ah Gönül ah!..Yoksa vah diye mi, başlamalıydık?

> Yeni Meram >Yazarlar > Gönül, derdin bitmez senin!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.