YAZARLAR

■ Ben gerilimi artıran değil, hep azaltan olacağım!

***

Seçim sürecinde toplum gerildikçe gerildi. Heyecan yok; ancak gerilim var. Zaman zaman gerilim, şiddeti de tırmandırıyor.

Liderlerin seçim meydanlarındaki sert söylemleri ve üslubu, beyanları gerilimin artmasında tuz-biber oluyor. Bu nedenle frene basıyor hep “ Sağduyu!” diyoruz.

Demokrasi yolunda, arıza ya da arızlara uğramamak için sağduyulu olmak, hareket noktamızdır. Devletin güvenlik güçlerine karşı gelmek, onlara silah çekmek, affedilir gibi değildir. Şiddetle, hiddetle, anarşiyle ve terörle bir yere varılamayacağı kesindir.

Asım Efendi?den satırbaşı açmak istiyoruz.

Asım Efendi birçok değerli kitaba imza attığı gibi evrensel boyutlu ünlü “Kamus” adlı eserin de çevirmenidir. Bu çalışmaları ve niteliklerinden 3. Selim?in sevgisini ve övgüsünü kazanmış bir bilge insandır.

Asım Efendi?nin başından geçen somut bir konuyu ele alarak görüşlerini yansıtan çalışmasından kesitler aktarmak isterim;

■ öğrenim gördüğüm süreçte Medrese?ye yakın fırından ekmek alırdım. Bir sabah yine ekmek almak için gittiğim fırında tezgâhtaki adamın haksızlığına uğradım. Sıradakilere istedikleri ekmeği veriyor, beni ise nedense görmezlikten gelerek ötekilere yöneliyor, sanki bana düşmanlığı varmış gibi tahrik ediyordu. Uyarmama “sıra bende” dememe karşın, hep görmezlikten geliyor, diğerlerine yöneliyordu. öfkem kabardıkça kabarıyor, adamı yakasından tutup savurmayı bile içimden geçiriyordum. Düşündüm ki:

– Bu adam bir belayı hak etmişse neden bunu benim elimle bulsun, ben de onun müstahak olduğu belanın suçlusu durumuna düşeyim? Sabredeyim, sabır sınavına tabi tutuluyor olabilirim, diyerek geriye çekildim. Uzunca süre beklemeyi yeğledim. Tüm kişiler ekmeğini alıp gittikten sonra ekmeğimi vermek zorunda kaldı. Bir zaman sonra ‘Bu adamın bana kastı neydi acaba?’ diye merak ederek yine fırına gittim. Baktım, o adam yok. Sordum. Dediler ki: Senden sonra kavga ettiği bir adamdan aldığı darbelerle yaralandı, perişan halde yatağında yatıyor.

Anladım ki onun başına böyle bir musibet gelecekmiş, beni de sorumlusu yapacakmış. Gösterdiğim sabırla bundan kurtulmuşum.

Asım Efendi, bu olayı aktardıktan sonra kıssadan hisseyi şöyle bağlar;

■ Böyle haksızlığa maruz kaldığınız hallerde kendi haklılığınızı düşünerek sakın öfkeye kapılıp da tepkinizin dozunu yükselterek kendinizi muhatabın müstahak olduğu musibetin müsebbibi durumuna düşürmeyin! Bu adam musibete müstahak ise benden bulmasın, diyerek sabır gösterin, ilginiz olmayan bir musibetin müsebbibi haline gelmeyin. Böylece sabrınız sayesinde size yönelen belanın önünden sapma basireti gösterip sınavı kazanmış olun;

■ Sabır ikinci akıldır.
Asım Efendi gibi davransak, sabrın ipine sarılsak, gerilimini, şiddeti ve hiddeti önemli ölçüde önleyeceğimiz kansındayız. Felaketlerin önüne geçmede en etken silahtır ve özellikle de tepe noktasındaki kişilerin yapması gerekir. Yangına körükle gitmek yarar değil, zarar verir; adam olma ölçütü burada başlar. Anlatabildik mi?

■ Sabır, kurtuluşun anahtarıdır.

BIR DAMLA:

Yüzüne vururlar aybını elin,
Hiç kendi suçunu gören olur mu?
Kabahat kız olsa, etseler gelin,
Acaba gerdeğe giren olur mu?

Bu hasis devirde yetmişlik ninem,

Diyor ki: Altınla süslensin sinem!

Mahşerde maaşlı olsa cehennem,

Atını cennete süren olur mu?

Kaide değişti: Sabreden derviş,

Murada ermeden bir gün gebermiş.
Aslanın ağzından et almada iş;
Lokmayı kolayca veren olur mu?

> Yeni Meram >Yazarlar > GERILIM VE ŞIDDETE KARŞI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.