Torku Jelifest

“Geleceğin Konya’sını inşa ediyoruz”

  • Giriş Tarihi: 11.12.2014 12:58
  • Güncelleme Tarihi: 16:08
“Geleceğin Konya’sını inşa ediyoruz”

Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü ile bir sohbet gerçekleştirdik. Her yönüyle topluma örnek olan Kütükcü ile Konya’yı, Konya’nın ekonomisini, Türkiye ekonomisini, sektörleri ve gelişime, yükselişe dair her şeyi konuştuk.

Mutlu Akü

gelecegin-konyasini-insa-ediyoruz-2
MEMİŞ Kütükcü, geçmişten günümüze uzanan başarılarını ilmek ilmek örmüş, bir yanıyla bireysel ama daha çok toplumsal bir rol benimsemiş ve yolundan asla şaşmadan ilerlemiş değerli bir insan. Kütükcü’nün yaşamında dönüm noktası olan zamanları, attığı adımları, aldığı kararları, başarılarıyla dolu dolu geçirdiği ömrünü kelimelerle anlatmak pek de kolay bir girişim değil. Kelimeleri satırlara boğmanın kifayetsiz kaldığını, sözcüklerin önünüzde diz çöktüğünü hissedebilirsiniz bu girişimde bulunurken. Geleceğe, yükselişe, ışığa doğru açılan kapıların tam da önünde bulursunuz kendinizi, Kütükcü’nün umut saçan gözlerine bakarken. Konya Sanayi Odası Başkanı Kütükcü, evli ve üç çocuk babası. Tam bir Konya aşığı olarak Konya’ya hizmet etmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Kütükcü, elinde tuttuğu meşaleyle de etrafını aydınlatmanın haklı gururunu taşıyor.

01 Mayıs 1957’de Konya’nın küçük bir ilçesi olan Doğanhisar’da doğan Memiş Kütükcü, ilk ve orta okulu Ilgın’da tamamlar. Lise eğitimi için gittiği Gümüşhane, hayatına dönüm noktası olabilecek kararlar almasında etkili olacaktır. Gümüşhane Öğretmen Lisesi yatılı bir okuldur. Yatılı okul sınavını kazanan öğrencileri o yıl devlet Gümüşhane’ye gönderir, Kütükcü, o lisede 4 yılını geçirir. Mezun olduktan sonra hiç öğretmenlik yapmayacaktır oysa. Üniversite eğitimi için Konya’ya geri döner. Konya Mühendislik Mimarlık Akademisi Makine Mühendisliği Bölümü’nde okur ve buradan mezun olur. Kütükcü daha sonra Yüksek Lisansı’nı da Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde tamamlayacaktır. Okulun ardından Konya’da iş hayatına atılan Kütükcü’nün ahlaki değerleriyle ilerlediği yolda günümüze uzanan serüvenini kendi cümleleriyle paylaşacağız, biz soracağız, o yanıtlayacak.

Sayın Başkan başarılı bir okul yaşamınızın ardından Konya’da iş yaşamına atıldınız. Bize biraz bu süreçten bahseder misiniz?

Öğretmenlik yapmayıp Makine Mühendisliğini tercih etmek benim için doğru bir karar oldu. Okulun ardından Konya’da çalışmaya başladım. İlk iş yerim,  TÜMOSAN Anonim Şirketi yani Türk Motor Sanayi Anonim Şirketi. Ancak kuruluşunda fabrikayı kuran müteahhitlik şirketinde ilk iş deneyimimi gerçekleştirdim. Müteahhitlik firmasının şantiye şefliği ilk iş deneyimim diyebiliriz. Yaklaşık 3 yıla yakın burada şantiye şefi olarak çalıştıktan sonra müteahhit firmanın işini tamamlaması ve kabulünün yapılmasının ardından TÜMOSAN İşletmeye müracaat etmiştim. TÜMOSAN İşletmeye kabul edildim ve ardından TÜMOSAN personeli olarak çalıştım. 5 yıl da TÜMOSAN İşletmede çalıştım, 5 yılın sonunda istifaen ayrıldım. Özel sektörde ve piyasada çalışmaya karar verdim. 4 yıl özel bir firmada yönetici olarak çalıştım. 4 yılın sonunda 1992 sonu 1993 başı itibariyle kendi firmamızı kurduk iki arkadaş. 1993 başından beri de kendi kurduğum firmanın Yönetim Kurulu Başkanı olarak hala çalışıyorum. 21 yılımızı doldurmak üzereyiz 22. yılımıza girmiş olacağız 2015 itibariyle. Şu anda Hidrokon Limited Şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı olarak araçlar üzerine mobil hidrolik vinç üretimi yapan bir şirketle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Meclis Üyeliği görevlerinde bulundunuz, bu görevlerinizden bahseder misiniz?

Geçtiğimiz 2003 seçimlerinde Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Tahir Akyürek Başkanla birlikte Belediye Meclis Üyesi olarak ilk defa sosyal ya da siyasi hayatta yer aldık. İki dönem Tahir Akyürek Başkanla Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Mehmet Hançerli Başkanla da Karatay Belediye Meclisi’nde Meclis Üyesi olarak görev yaptık. Yine 8 yıl Tahir Büyükhelvacıgil Başkanın başkanlık yaptığı dönemde Konya Sanayi Odası’nda sektörüm adına meclis üyesi olarak görev yaptım. Geçtiğimiz yıl oda seçimlerinde Tahir Büyükhelvacıgil başkanımız aday olmayacağını açıkladıktan sonra camiamız bu görevi bize tebliğ etti. Yaklaşık 1 buçuk yıldır da Konya Sanayi Odası Başkanı olarak görev yapıyorum. Sanayi Odası Başkanı seçildikten sonra Belediye Meclis Üyeliği görevini son seçimlerde noktaladık. Konya Sanayi Odası Başkanı görevini yürüten kişi aynı zamanda Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı görevini de yürütüyor. Böyle bir gelenek oluşmuş, dolayısıyla biz aynı zamanda Organize Sanayi Bölgesi’nin de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyoruz. Bu görevlere seçildikten kısa bir süre sonra da bu iki kurumun üst kurumları olan genel merkezleri Ankara’da olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu’yla Organize Sanayi Bölgeleri’nin Üst Kurulunun Yönetim Kurullarına seçildim. Bu iki kurumda da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorum. İnşallah bu görev süresince Konya’ya, benden önce hizmet eden Yönetim Kurulu Başkanlarımızın görevlerine kendi dönemimizde bir şey katabilirsek bunun gayret içindeyiz.

Konya Sanayisinin ve Sanayi Odası’nın geçmişinden bahsedelim

Konya’da geçtiğimiz hafta 40. yılımızı görkemli bir gecede kutladık. Konya Sanayi Odası’nın tarihi aynı zamanda Konya sanayisinin de tarihi diyebiliriz çünkü Konya sanayisinin tarihi de yaklaşık 40 yıl geçmişe dayanıyor. O yıllara gidecek olursak o yıllarda Konya daha çok tarım kenti hüviyetiyle ön planda. Türkiye’nin tahıl ambarı, Türkiye’nin buğday deposu olarak anılan bir şehir. Ancak o dönemin ön görüsü yüksek vizyon sahibi sanayicileri Konya Sanayi Odası’nı kurarken aslında Konya’da da Konya’nın sanayi gelişiminin temellerini atmıştır. Konya o yıllarda tarıma dayalı sanayiyle ilk gelişmesini başlatmıştır. Tarıma dayalı sanayi Konya’nın tarım kenti olmasının doğal bir sonucudur. Ancak 1980’li yıllara geldiğimiz zaman Türkiye’de o yıllarda Turgut Özal’ın uygulamaya koyduğu devlet teşviklerini keşfetmiş. Aynı dönemde eş zamanlı olarak benim de mezunu olduğum Konya Mühendislik Mimarlık Akademisi’nden mezun olan mühendislerle tanışmaya başlamış. Geleneksel olarak usta çırak ilişkisiyle sürdüregeldikleri sanayicilik yapısının içine 80li yılların başında mühendisler dahil olmuştur. Ve bu yapısal değişiklik Konya sanayisinde üretim odaklı üretim ağırlıklı bir yeni sanayileşme dönemini başlatmıştır. Ve Konya sanayisi kendi girişimcisinin kendi öz evladının başlattığı bir sanayicilik hareketiyle bugünleri yakalamış. Şu anda geçtiğimiz 1 -2 yıl evveline kadar birkaç tane büyük yatırımı hariç tutarsanız geri kalan yatırımların tamamı Konyalı girişimcinin ve Konya evladının kendi eseri. Çimento Fabrikasını, Seydişehir Alüminyum’u, bir TÜMOSAN’ı, bir Konya Şeker’i hariç tutarsanız Organize Sanayi Bölgesi’ndeki sanayi yatırımlarının yüzde 100’ü Konya girişimcisinin ve Konya evladının kendi tesisleridir. Dolayısıyla Konya 1. 4 milyar dolar ihracat rakamının yaklaşık 480 civarında Organize sanayi bölgesinde konuşlanmış üretim yapan sanayi tesisine, yine Türkiye’nin en büyük KOBİ işletmesine sahip olan KOBİ başkenti hüviyetine bu şekilde gelmiş.

Konya Sanayi Odası olarak geleceğe yönelik hedefleriniz neler?

2 yıl evvel Konya uluslararası yatırımcıların da dikkatini çekmeye başlamış ve uluslararası yatırımcıların da ilgi odağına oturmuş durumda. 2 yıl evvel Algida Fabrikası Konya’da üretime başladı. Yine bu yılın başlarında biz aynı grubun, Unilever’in daha büyük bir yatırımına tahsis yaptık. Ev ve kişisel bakım ürünleri fabrikasını Konya’ya, Dilovası’nda kurulu olan tesisleri 2 kat büyük kapasiteyle Konya’ya şu anda kurmaya başladı Unilever grubu. Bunlar aslında yeni Konya’nın dönüşümünün en önemli adımları. Ya da yeni Konya’nın yeni dönemdeki sanayileşmesinin en önemli adımları. Aynı dönemde Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin genişleme alanlarından 4. genişleme alanı dediğimiz 4 milyon metrekareden oluşan 4. bölgenin tahsisini yaptık. Burada 105 sanayi tesisine biz tahsis yaptık. 4. genişleme bölgemizde 105 tane sanayi tesisi aynı anda yükseliyor şu anda. Ve bunların hepsi 1.5-2 yıl içerisinde üretime başlayacak. Bu 105 yeni fabrika, Konya’nın ekonomisine, Türkiye ekonomisine katkı vermeye başlayacak. 2 yıl sonra Konya yepyeni bir sanayi dönemine girmiş olacak. Bu arada 7 milyon metrekarelik 5. genişleme bölgesinin hazırlıklarına başladık.

Türkiye gibi Konya da daha çok düşük teknolojili ya da düşük orta teknolojili ürünler ve üretimlerle bugünlere geldi. Artık bizim orta yüksek ve yüksek teknolojili üretim modeline, üretime geçmemiz gerekiyor. Sanayi tesislerimizin orta yüksek ve yüksek teknolojili üretime yönelmesi gerekiyor. Bu ülkenin orta gelir tuzağını aşmasının Konya’nın da yeni dönemde yeni sanayileşme ve yeni Türkiye’ye adapte olmasının şartı bu. Bununla ilgili olarak ta bu dönemi inşa etmek için Konya Sanayi Odası olarak yeni bir yatırım yaptık, çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor.

Arge ve İnovasyon Merkezi kuruyorsunuz, bunu biraz açabilir miyiz?

Konya Organize Sanayi Bölgesi içinde bir Ar Ge ve İnovasyon Merkezi kuruyoruz. Bu Arge ve İnovasyon merkezini MEVKA destekli bir güdümlü proje olarak kuruyoruz. Ancak buranın hayatını sürdürebilmesi ve sanayide kalıcı hizmet üretebilmesi için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızdan bu merkezin Teknoloji Geliştirme Bölgesi ilan edilmesini talep ettik. Daha açık deyimiyle Teknokent ilan edilmesini talep ettik. Bakanlığımız buna güçlü bir destek verdi, çünkü artık bu tür merkezlerin Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer almasını tercih ediyor Bakanlık. Biz de bunun ilk uygulamalarından birisi olarak bu bölgenin teknoloji geliştirme bölgesi olarak ama mevcut teknoloji geliştirme bölgelerinden biraz daha farklı üretim odaklı geliştirme bölgesi olmasını hayal ediyoruz. Yani sanayicilerimizin hemen yanı başında sanayi bölgesi içinde buraya Arge merkezlerini kurabildikleri hatta ürünlerini burada geliştirebildikleri, prototip üretimleri için Arge atölyelerini de kurabildikleri bir bölge olsun istiyoruz. Üniversite sanayi işbirliğinin en ideal modelini burada kurgulamaya çalışıyoruz. Üniversite hocalarımızı bu projelerde yer almaya davet ediyoruz. İş adamlarımızda üniversite hocalarımızla birlikte bu merkezde yeni teknolojik ürünlerle bu merkezin kuluçka merkezi olarak hizmet etmesini hayal ediyoruz. Buradan yeni projeler, yeni firmalar doğsun istiyoruz. Diğer Teknokentlerde Teknokent Kanunu’nda öngörülen en az bir üniversite ile iş yapma mecburiyetinin en az bir üniversite tabirinin devamında açık olan birden çok üniversite ile işbirliği yapısını burada oluşturmak istiyoruz. Şu anda KOP Bölgesi’ndeki 5 üniversitemiz bu yapıya dahil oldu. Tüm üniversitelerimizin sanayici ile birlikte geleceğin Konya’sını, geleceğin Türkiye’sini inşa etmek adına önemli bir ara yüz, önemli bir platform oluşturuyoruz. Ve buradan ticarileştirilebilir üretilebilir yeni projeler yeni teknolojiler üretmek istiyoruz. Bu merkezin içinde kuluçka merkezi, yenilenebilir enerji merkezi, tasarım merkezi var. Buradan yeni firmalar yeni girişimciler doğsun istiyoruz, bu sayede artık Konya’nın yeni teknolojik dönüşümü yaşayacağı ve bu teknolojik dönüşümü başarmış olarak, yeni Türkiye’de yerini alacağı bir sanayi merkezi, bir üretim üssü oluşturmak istiyoruz.

Haberin Devamı

 

HABER: MERVE AKIN



> Yeni Meram >Röportaj > “Geleceğin Konya’sını inşa ediyoruz”
HABER YORUMLARI