YAZARLAR

***

“KÜÇÜK hırsızları asarız, büyük hırsızları yönetime getiririz.”

***

DIŞİŞLERİ Bakanı, hemşehrimiz Ahmet Davutoğlu: “Normal siyasi mücadele siyasi faaliyet içinde yapılsın ve hiçbir şekilde siyaset dışı alanlarda iktidar elde etme mücadelesi olmamış olsun. Türk yargısı bağımsızdır.”Bağımsızdır da, mahkemenin “özel yetkili”sini neden kurduk?***SEVİN: AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ülke için fırsat olduğunu söyledi. Soylu vatandaşlara, “Sayın Erdoğan, Türkiye’nin ilelebet ve ebedi başkanıdır. Bugüne kadar Erdoğan’ı bir sevmişseniz bir kardeşiniz olarak ne olur bundan sonra 10 bin sevin, 100 bin sevin” çağrısında bulundu.

Ne demek efendim?

Başımız gözümüz üstüne.

Biz seni de çok seviyoruz.

Çünkü sen DP genel başkanıyken Erdoğan hakkında, “Amerika’nın adamı. Memleket elden gidiyor.

Ey Erdoğan; boyun eğdin, emir eri oldun, milletin ümitlerini boşa çıkardın. Boyan döküldü Tayyip.

Türkiye’yi yolsuzluk çukuru içine batırdı. AKP mensupları uzun zamandır başbakanlarını, başbakan da kendisini padişah olarak görmek istiyor” diye feryat etmemiş miydin?

“Süleyman bey” ülkemizde siyaset yapmanın ilkelerini bilen kişidir. Çünkü ülkemizde politika “ilkeler” üzerinden değil “koltuklar” üzerinden yapılır. Yüce milletimizin, yani “Vatandaş Mülayimlerimizin” hafızaları zayıf olduğu için böyle tipler ip üzerinde kalmayı başaran cambazlar gibi hep var olurlar.

Ey! Süleyman Soylu bey;

Ne oldu da değişiverdin?

Sen de mi çarka girdin!

Bu yüzden biz önce “sen” gibi kişilikli bir kişiyi, sonrasında “Tayyip beyi” seviyoruz. Öyle “100 bin” ne demek, zincirilyon kere seviyoruz. Hiç kafanı takma. Selamette ol yeter.

***

HELALDİR: Başvekilimiz Erdoğan Ramazan boyunca milletin cebinden şatafatlı iftar sofralarında boy gösterip nutuklar attı. Her iftar sofrasına önceden haber verilerek kameralar çağrıldı. Bazıları yandaşlarda canlı yayınlandı.
Koruma ordusuyla yeri önceden belirlenen park vs… gibi yerlere gidip önceden ayarlanan kimselerle kameralar önünde muhabbetler yaptı. Her gün peşinde en az 300 kişiden oluşan koruma ordusu vardı. Parka gidecekse önceden önlem alınıyor, yollar kesiliyor, trafik durduruluyordu…
İşine gelmeyen sorunlar konusunda konuşmadı. PKK ile komşu olduğumuzdan söz etmedi. PKK’nın kentlere inen silahlı asayiş grupları konusunda da ağzını açmadı. Sık sık Mısri’den bahsetti.

“Helal iftarlar”ı başvekilimiz hak etmişti! Medyaya da iftar verdi. “Lüks otellerde israf yapmayın. Yoksulları hatırlamanızı, bir tas çorbayı paylaşmanızı istiyorum, bırakın şu beş yıldızlı iftarları” diyen Başbakanın menüsünde bakın neler vardı: Güllüklü çorba, közlenmiş kırmızı biber içinde peynir, zeytinyağlı enginar ve ekşili kuru patlıcan dolma, kuru erik soslu dana madalyon, bademli sebze yahnisi, kremalı patates, tahinli cevizli kaymaklı kabak tatlısıyla birlikte Osmanlı şerbeti. Ayrıca, el yapımı bakır kutuda lokumlar hediye edildi.

Yiyip içene yarasın efendim!

***

DİNLENMEK?

Bu yaşananlardan sonra…

“Rodrigo’nun Gitar Konçertosu”nu dinleyiniz, dinlenirsiniz.

Ne diyor Gülseren Köroğlu:

“Gözlerini kapa ve dinle.

SEVGİ, işte burda yanı başında.”

> Yeni Meram >Yazarlar > Geçmiş notlarım
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.