YAZARLAR

“Zaman su gibi akar” sözü ancak yaşanıldıkça kanıksanır. Ama yaşadıkça da birçok şeyi kaçırıp ıskaladığımızı fark ederiz. Bunun farkında olarak yaşayabilmek önemli. Allah (C.C.) farkında olanlardan eylesin. Yazılarıma arşivlerken numara veriyorum. Bu hafta 41. yazıyı yazıp sizlerin okumalarına ve istifadelerine arz edeceğim. Bir maşaallah ile takdirlerinizi alabilirim umarım.

Üç ayların başından itibaren “geldi gelecek, başladı başlayacak” derken üç ayların üçüncüsünü de bitirdik. Ben satırları bayramda yazıyorum siz ise bayramdan bir gün sonra okuyacaksınız. Umarım kısıtlı şartlar altında da olsa bayramınız iyi geçmiştir.

Âdetten olmak üzere büyükler ziyaret edilir, eller öpülür, bayram için hazırlanan o güzel yemekler yenir, komşu ve akrabalar arası ziyaret hareketliliği çok ciddi bir sirkülasyon oluştururdu. Büyüklerimiz bu bayram biraz mahzun kaldı, küçüklerimiz harçlıklardan oldu belki ama geldiğimiz salgın mücadelesi döneminde bayram gerçekten dönüm noktasıydı. Çünkü özellikle dini bayramlarda ülke insanımızın, sadece il içi değil tüm Anadolu coğrafyasına yayılan bir hareketliliği söz konusudur. Özellikle de hastalık sayılarının daha fazla olduğu büyük illerden daha küçük illere olabilecek hareket, riski çok daha artırabilirdi.

Mücadele bitmedi. Vaka sayıları binlere kadar düştü diye sevinebiliriz ama altına düşmekte direnç var diye ciddiyete devam etmemiz şart. “Vefat sayılarımız ellinin altına düştü” diye bir teselli cümlesi kurulabilir ama “her bir canın bile kıymetli olduğu unutulmamalı” ve sıfırlanıncaya kadar tedbire devam etmeliyiz. Kaldı ki aşısı bulunmadan bu tip hastalıkları sıfırlamak mümkün değildir. Unutmayalım hastalık tüm dünyaya bir kişiden yayıldı.

Normal bayram günlerinin sokağa çıkma kısıtı bugün bitti. Hemen bunu fırsat bilip, sokaklara düşüp, kültürümüzde bayramlaşmayı yetiştiremediğimiz dostlar için yer etmiş olan “GEÇMİŞ BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN” turlarına çıkmayalım. Dört günlük, millet olarak katlandığımız sıkıntılar ve sabır imtihanını boşa çıkarmayalım.

Bu bayram, sanırım GSM ve internet sağlayıcı şirketler, en fazla gelir kazandıkları dönemi yaşayacaklar. Bayramın ilk günü GSM şirketleri abonelerini sesli görüştürmekte zorlandılar. Ben dahil birçok dostum görüşememekten şikayetçi oldular. İnternet üzerinden yapılan görüşmeler de bir o kadar vardı sanırım.

Ziyaret trafiği olmayınca ben de sosyal medya veya SMS ile bayramımı kutlayan yüzlerce akraba, eş dost ve arkadaşa değişik bir usül uygulayarak sosyal medya mecrasından evin bahçesi manzaralı görüntülü tebrik mesajları ile döndüm. Birçok arkadaşım ilginç buldular, kişiye özel olması da eski tebrik kartlarının kullanıldığı dönemleri hatırlattı.

Sonuç olarak acısı ve tatlısıyla bir bayramı daha geride bıraktık. Bayram süresince hastalıkla mücadele eden hastalarımıza şifa, vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan (C.C.) rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Yaşlılarımızın sık kullandığı “nerde o eski bayramlar” serzenişini bu bayram için aklı eren her yaş grubu kurabilir. Bu şartlarda yaptığımız son bayram olmasını Cenab-ı Hakk (C.C.)’tan niyaz ediyorum. Sadece yerimden ve sosyal mesafeyi koruyarak, tedbirlere dikkat ederek, hepinizin GEÇMİŞ BAYRAMINI TEBRİK EDİYORUM. …

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Görgü Kuralı – Yemek adabı ile devam…

“Ağızda yemek varken konuşmamak, gülmemek, başkasının lokmasına ve yediğine bakmamak, elini yemek kabına silkmemek ve lokmayı ağzına götürürken başını tabağa doğru uzatmamak, yemek seçmemeye özen göstermek.”

> Yeni Meram >Yazarlar > “Geçmiş Bayramınız…!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.