YAZARLAR

Bu sezon bir hastalık türedi Konyaspor’da.

İlk yarı iyi, ikinci yarı kötü..

Önce Eskişehir, ardından Balıkesir ve son olarak Sivas maçında bu duruma şahit olduk.

Maçların ilk 45 dakikalık bölümlerinde rakibi ezen, pozisyon üstüne pozisyon üreten ve futbol adına her şeyi sahaya yansıtan Konyaspor nasıl oluyor da, maçların ikinci yarılarında o kimliğini kaybediyor?

Takımın beyni Hleb’in, kötü formu nedenlerin başında elbette..

Oynanan 3 maçında ikinci yarılarında sahada yok Belaruslu..

Ama nedense dokunulamıyor Hleb’e..

Kötü de olsa, dökülse de ısrarla sahada tutuluyor.

Sanırım maçı kazanmaktan çok beraberliğin yeterli olacağı düşüncesi hakimdi.

Gerçi her ne kadar geniş kadromuz var denilse de, yedek kulübesinde oyunun şeklini değiştirecek ismin olmayışı ikinci yarılardaki düşüşün nedenleri arasında.

Djalma ve Hasan Kabze’nin olmayışı, Rangelov ve Uğur İnceman’ın tribüne çıkması teknik heyetin de elini de zayıflattı.

İlk olarak Vedat yerine Recep’in sahaya sürülmesi daha doğru bir hamle olacaktı.

Değişiklikler içinde son 10 dakika beklenmemeliydi.

Çünkü sahada yürümeye başlayan o kadar çok isim vardı ki…

Allah’tan Sivasspor, oyundan tamamen düşen ekibimizin bu açığını değerlendiremedi.

Sivas gibi ligin en zorlu deplasmanından puan getirmek kesinlikle iyidir.

Mesut Bakkal’ın da dediği gibi, ‘Sakatların iyileşmesiyle Konyaspor çok can yakacak.’

***

Sezon başında yazmıştım.

‘Marica’nın en büyük dezavantajı formayı Gekas’tan alması’ diye..

İşte henüz 3 haftadayız ve eleştiriler başladı bile.

Her hangi bir yerde konu Konyaspor’a geldiğinde mutlaka Gekas ve Marica kıyaslaması yapılıyor.

Hele ki Gekas’ın Akhisar’da 4 golü bulup ve Marica’nın siftah yapamayışı eleştirilerin dozunu artırıyor.

Futbol bir nevi kumardır.

Beklentilerin, eline yansımazsa kaybında büyük olur.

Yönetimin tercihinin kazandırıp kazandırmayacağını ileride göreceğiz.

Hangi nedenlerle Gekas’ı almadığını biliyorum.

Maddi nedenlerden ötürü Gekas’ın gönderildiğini ise düşünmüyorum.

Öyle olsa Gekas’ın en az iki katı maliyeti olan Marica kadroya dahil edilmezdi.

Marica için biraz daha zamana ihtiyacımız var.

Eskişehir maçına oranla Sivas’ta daha kötüydü.

Yeni sakatlıktan çıkması ve Rangelov’un sakatlığı nedeniyle sahaya henüz hazır olmadan sürülmesi performansını düşürdü.

Erciyes maçında daha iyi bir Marica bekliyorum.

***

Ülke olarak futboldan soğuduk mu, yoksa insanımızı futboldan soğuttular mı?

Hangi maçı izlesem tribünler bomboş.

Süper Lig’i de öyle alt ligleri de..

E-Bilet sistemindeki yanlışlıklar, maç izlemenin mali boyutunun artması, şike sürecinde yaşananlar, kötü ve yanlı hakem yönetimleri, beklentilerin uzağında kalan takımlar, hepsi tribünlere yansıyor işte.

En büyük sorunda bu passolig denen sistem.

Altyapısı oluşturulmadan alelacele kurulan sistem, her statta sorun çıkartıyor.

Kart için başvuruyorsun kart gelmiyor, geçici kart alacaksın sistem çöküyor, yükleme yapıyorsun kapıdan giremiyorsun..

Teknoloji çağında yaşananlara bir bakın.

Tam bir rezillik.

İşin bir de mali boyutu var.

Hep tek kişi odaklı düşünmüştüm 15 liralık kart ücretini, iki çocuk babası bir taraftarımızla konuşana dek.

Yeni statta maç izleyemediğini ifade edince, ‘Bir kez de olsa çocuklarınla stadyuma gelmelisin’ diyince hemen pratik bir hesap yaptı ve dedi ki;

“Öğrendiğim kadarıyla çocuklar içinde kart çıkartmalıymışım. 3 kart için ‘15+15+15’ 45 TL.

En ucuz yerden 3 bilet yüklemesi ‘5+5+5’ 15 TL. Ulaşım ve yemek masrafıyla bana tek maçın maliyeti 100 TL.”

Asgari ücretin 900 TL’nin altında olduğu bir ülkede, 2 çocuklu bir babanın tek maç için maaşının 9’da 1’ini verdiğini düşündüğümüzde, futbol izlemenin de zengin işi olduğunu anlıyoruz.

> Yeni Meram >Yazarlar > Futbol izlemenin bedeli
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.