YAZARLAR

Öncelikle Fuat Paşa kim;

Ünlü şair, Konya kökenli Keçecizade İzzet Molla’nın oğludur. İstanbul’da 1814 yılında doğdu ve 2 Şubat 1869 tarihinde Nice’de yaşamını yitirdi.

Üst düzey sorumluluk alanlar, görevleri dışında bilgili, donanımlı, nazik, akıllı, düşünür, hazır cevap kişilerdi. Hiçbir zaman “çat kapı” değillerdi, bin düşünür, bir konuşurlardı. Azar yok, şiddet yok, kavga yok, tersleme yok, ayrışma yok, dik başlılık yok, sadece ben bilirim de yoktu.

Fuat Paşa’nın çoğu anıları günümüzde de geçerliliğini korurken kimileri “kıssadan hisse” niteliğindedir. Örnekler

İngiliz Büyükelçisi eski Osmanlı evlerinin dış duvarlarına asılan, “Ya Hafız” yani levhalarını görünce dayanamamış ve Fuat Paşa’ya bunların ne olduğunu sormuş.
Fuat Paşa, anlayacağı dilden yanıt vermiş;
– O gördükleriniz Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.

***

Fuat Paşa’ya Sultan Abdülaziz’in 1867’deki Avrupa gezisinde sordular;

– En güçlü devlet hangisidir?

Yanıtı bir zekâ ürünüdür;

Devlet-i Aliye-i Osmaniye’dir; yıllardır siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalışıyoruz ama bir türlü yıkılmıyor!

***

Fransız İmparatoru III. Napolyon, bir gün opera salonuna girerken, Osmanlı Sefiri Keçecizâde Fuat Paşa ayağa kalkmayınca protokol nâzırına emretti;
– Gidip sorun bakalım; kendisini Kanunî’nin elçisi mi zannediyor?
Fuat Paşanın yanıtı espri yüklüdür;
– Eğer ben Kanunî’nin sefiri olsa idim, sizin kralınız, benim olduğum yere, benden izin almadan girebilir miydi?
***

Abdülaziz’in Paris gezisinde Fuat Paşa’nın “dünyada elde edilemeyecek kadın yoktur.” anlamında bir cümle sarf ettiği imparatoriçe Eugénie’nin

kulağına gitmiş. Padişahın onuruna verilen yemekte, Eugénie, Fuat Paşaya laf atmış
– Demek böyle düşünüyorsunuz. Ben İmparatoriçe’yim, saltanatım var, param var, mücevherim var. Örneğin, beni nasıl kandırabilirsiniz bakalım?
Fuat Paşa yanıt vermiş;

– Her şeyin daha fazlasını teklif edebilirsiniz majesteleri!
– Ne gibi?
Daha fazla mücevher, daha fazla güç, daha fazla para…
– Örneğin, kaç para?
– Bir milyar altın-frank!
– O kadar parayı nereden bulacaksınız?

Fuat paşa gülmüş ve demiş ki;
– Bakın, kadını bulduk, iş parayı bulmaya kaldı!

***

Fuat Paşa, batılı diplomatlarla görüşme yaptığı sırada, bulundukları yerde açılıp kapanan kapı, gıcırtı yapıyormuş. Batılı bir diplomat bu gıcırtıdan hareketle Osmanlı Devletinin yönetim yeri olan Bâb-ı Ali’yi kastederek demiş ki;

– Kapı gıcırdıyor!

Fuat paşa alta kalır mı; yanıtını veririr;
– Gres’in bir anlamda yağlanmaya, bir anlamda da eski Yunanistan’ın yeniden bize bağlanmaya ihtiyacı var!

BİR DAMLA:

BİLLUR KÂSE İLE SİRKE

Fuat Paşa, kısa bir süre için olağanüstü yetkilerle Kremlin’e Büyükelçi olarak gönderilmişti. Bu görevi sırasında, bir kabul resminde kendisini çok güzel ama eğitimi noksan bir Rus prensesi ile tanıştırmışlar ve arkasından da sormuşlar;
– Nasıl buldunuz prensesi?
Fuat Paşa bir diplomat gibi değil, içinden geldiği gibi yanıt vermiş;

– İçi sirke dolu billur bir kâse!

> Yeni Meram >Yazarlar > FUAT PAŞADAN İNCİLER
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.