YAZARLAR

FIRSATÇI…-Erol Sunat-Yeni meram Gazetesi

Meslekler arasında yeri olmayan, resmiyeti bulunmayan, değişik kisve, isim altında hükmünü icra eden adı konmamış bir meslek fırsatçılık. Bu işi yapana da fırsatçı deniyor!
Bizim nesil, fırsatçılığın, stokçuluğun ne anlama geldiğini en net 12 Eylül öncesinde görmüştü. İşin içine karaborsa da eklenmiş, bulabileceğiniz her şey tezgah altına inmişti.
Yok, yoktu…
Lakin;
Bedeli mukabili, size o yok, bu yok, şu yok diyen aynı ağızlar, her şeyi bir yerlerden bulup getiriyorlardı.
Normal fiyatının iki katı, üç katı fiyatlarla…
Sigara, çay, şeker, gaz, tüp, yağ karaborsaydı…
O dönem kuyrukların uzayıp gittiği bir dönemdi…
Sevmediğine, fikri yapısı uymayana yok demekten, tezgah altındaki ürünü dilediği fiyattan satmaktan keyif alan, bu işlerden zengin olan insanlar pek çoktu.
O günün fırsatçılarının izinden gidenler, bu işlere çağ atlattılar, master ve doktora yaptırtarak, işi aleni olarak, etiketler üzerinde oynayarak, felaketlerden, krizlerden yeni fırsatlar ve kazanç kapıları yaratarak çıktılar.
Ülkemizde yaşanan ekonomik krizler, depremler, doğal afetler yeni fırsatçıları, yeni felaket zenginlerini türetti.
2001 krizini hatırlıyorsunuz…
O zaman da benzer olaylar yaşadık…
Her krizden yeni bir şeyler öğrenerek ve kendilerini geliştirerek çıkan fırsatçılar, dolardaki artışı gerekçe göstererek, bugün piyasaları kilitlemiş durumdalar.
Eylül ayı, insanımız için, son on yılların en hüzünlü, en dramatik aylarından biri olurken, fırsatçılar bu hüzünlü ayı, zirve yaptıkları, başarılarını taçlandırdıkları bir ay olarak yazdılar bir kenara…
Ve ağızları kulaklarında bir memnuniyet içerisindeler…
Dolardaki yükseliş, onları coşturmuş durumda…
Hem de ne coşmak!
Gözleri filanda doyacak gibi değil…
Kimseye acımıyorlar, kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar, kimseye aldırmıyorlar!
Üreticinin eli kolu öylesine bağlanmış ki,
Alıcı fırsatçı,
Aracı fırsatçı,
Anlaşmayı yapan, satış işlemine sözüm ona kolaylıklar sağlayan fırsatçı!
Müstahsilden birkaç liraya alınan ürünü, gözünü kırpmadan on liraya satabilmek hangi vicdana sığıyor diyeceksiniz?
Vicdan ve merhametin hak getire olduğu insanlara bunu anlatmak mümkün mü?
Kendimizi bildik bileli, üreticinin çektiği sıkıntı anlatılır…
Üreticimizin elinden yok pahasına alınan sebze ve meyveler, haller, komisyoncular derken, manavlara geldiğinde tavan yapar.
Tüketicilerde nasıl oluyor bu iş diye şaşar kalır!
Ancak, üreticinin bu bilinen mağduriyeti, üretici lehine bir türlü çözülmez!
Buna bir çare bulma konusunda lafların ötesinde, üreticiyi tarlasında, bahçesinde, serasında kurtaracak tedbirleri alma noktasında her yıl ötelemeli yaklaşımları sergileye sergileye geldiğimiz şu günlerde, fırsatçılara ardına kadar açık, diledikleri her şekilde oynayacakları bir alan bırakmış durumdayız.
Neden mi böyle düşünüyoruz?
Fırsatçılar, her şeyi gözümüzün içine baka baka ve aleni yapıyorlar!
Cebimizdeki para, fırsatçıların doymak bilmeyen iştahları karşısında paramparça, hiçbir şeye yetmiyor, para çaresiz, biz çaresiz!
Ekmeğe iki kere zam gelmiş…
Yemeklerin vazgeçilmezi salça tavan yapmış…
Bakliyat uçmuş!
Tereyağ, zeytinyağı, çiçekyağı paran yoksa, yanımdan bile geçme demeye başlamış!
Elektriğe, doğalgaza, suya gelen zamları daha saymıyoruz.
İğneden ipliğe zamların kuşattığı, fırsatçıların, kuşatmalardan dört köşe olduğu, insanların nereye yetişeceğini şaşırdığı bir dönem yaşıyoruz.
Fırsatçılar, her felaketten, her krizden, her ekonomik sarsıntıdan kazançlı olarak çıkmanın bir yolunu buluyorlar.
Yere düşseler, bir avuç toprakla kalkanlar böyle insanlar.
Bu insanlara dur diyecek, onların bu gözü doymak bilmeyen hallerinin önüne geçebilecek tedbirlerin alınmasını bekliyoruz.
Hatırlarsanız, bir devirde enflasyon canavarı diye bir canavar vardı. Bu canavarı ortaya salanların çok daha büyük canavarlar olduğunu ancak krizli, sıkıntılı ve ekonominin sarsıntı geçirdiği böyle dönemlerde daha iyi anlıyorsunuz.
Fırsatçıların ruhlarında var olan canavarlık böyle bir canavarlık!
Etiketlerle oynayanlar, toptancıları suçluyor, toptancılar sessiz kalmaya devam ediyorlar.
Toptancılar kim?
Onları denetleyen,
Ne yapıyorsunuz diyen?
Buna ne hakkınız var diyen?
Senin elinden toptancılık, komisyonculuk, marketçilik yapma ehliyetini alıyorum diyen bir denetleme mekanizması yok mu?
Fiyatlar meydanda…
Cebimizdeki para belli…
Ne yapacak, nasıl geçinecek, nasıl bu kışı çıkaracak, bu saatten sonra, dar gelirli, asgari ücretli, emekli?

> Yeni Meram >Yazarlar > FIRSATÇI…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.