YAZARLAR

■ İnce sözler keskin kılıca benzer. Kalkanın yoksa geri dur.

■ Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

***

Hüsameddin Çelebi, Mevlana’ya sorar;
– Efendimiz, eğer biz ‘hiç’ isek , ‘Siz nerede olursanız, o sizinle beraberdir’ ayetine nasıl bir anlam vereceğiz?
Hz.Mevlana, işaretle Çelebiyi susturdu;

O zaman Mesnevi’ye yaz bakalım!

Hz. Mevlâna, Mesnevi’de çirkin sesli bir müezzin hikâyesi anlatır;

■ Bir mahalle camiinin sesi çok çirkin ve ezanı olabilecek en kötü şekilde okuyan bir müezzini vardır. Mahalledeki Müslümanlar durumun farkındadır ama yanlış anlaşılma korkusuyla kimse sesini çıkarmamakta ve çirkin sesli müezzin günde beş kez ezan okumaya devam etmektedir.
Mahallede oturan gayrimüslimlerden biri eli kolu eşyalarla dolu olarak camiye gelir ve müezzinle görüşmek istediğini söyler. müezzin gelir, gayrimüslim onun boynuna sarılır, “çok teşekkürler, çok teşekkürler” diyerek elindeki armağanları verir.
Gayrimüslim geri dönerken çevredeki insanlar ardından koşarlar, yanına gelip “hele dur biraz” derler. Bu olayın nedenini merak etmektedirler. Gayrimüslim anlatır;

“Benim büyük kızım bir süre önce bazı kitaplar okudu ve bana Müslümanlığa geçmek istediğini bildirdi. Ben de biraz beklemesini, geçmeden önce tam bir değerlendirme yapmasını söyleyip zaman kazanmaya çalıştım. Kızım sözümü dinledi ve düşünmeye devam ederken mahalledeki Camiye bu müezzin geldi. O kadar çirkin bir sesi vardı ve ezanı o kadar kötü okuyor ki, kızım dün bana Müslüman olmaktan vazgeçtiğini söyledi. Ben de onun için bu müezzine teşekküre geldim ve armağanlar getirdim.

Mevlana bu kadar anlatıyor. Yorumcuları, anlatının ana fikrinin ezanla ilgili olduğuna vurgu yapıyor. Ezanın iyi okunması, müezzinin sesinin uygun olması gerektiğini, yoksa çok bağırmanın ezanın gücünü artırmayacağını ifade ediyorlar.
İlk ezanı okuyan Bilal-i Habeşi’nin

Hz. Muhammed’in sürekli müezzini olması, kimi telaffuz hatalarına karşın sesinin güzelliği nedeniyle Peygamberimizin onu müezzin olarak tutması da bu anlatının arkasındaki fikir olarak aktarılıyor.

■ Güzel konuşma ve yemek yedirme, cennette sizi mekân sahibi kılar.

■ İnsanlara güzel söz söyleyiniz.
■ Güzel bir söz sadakadır.


***

BİR DAMLA:

■ Bir gün Mevlana’ya hırpani kılıklı bir adam gelir ve der ki;
-Bugün şehrin girişinde Şems’i gördüm!
Bunun üzerine Mevlana adama çıkarır hırkasını giydirir. Durumu gören yanındaki öğrencilerinden biri itiraz eder;
-Ne yapıyorsunuz, o adam yalan söylüyor, hırkanızı neden verdiniz?

Mevlana, itiraza şu yanıtı verir;
– Ben onun yalan söylediğini biliyorum. Hırkamı onun yalanına verdim. Gerçek olsaydı canımı feda ederdim!

> Yeni Meram >Yazarlar > EZAN VE MÜEZZİN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.