YAZARLAR

■ Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar
Ne zaman bir dosta gitsem
Evde yoklar!

■ Bir taraf bahçe, bir tarafta dere

Gel uzan sevgilim benimle yere

Suyu yakuta döndüren bu hazan

Bizi gark eyliyor düşüncelere.

***

Eylül’e veda ettik; bir adım ötede Ekim’e “hoş geldin!” dedik.

Eylül, hüzünlü ay! Şair ay, şiir ay! Belki de bu tutku Eylül’ün duygu yüklü oluşundan kaynaklanmaktadır. Eylül’de, ayrılık, özlem melankoni var. Sırılsıklam bir duygu pınarıdır akar durur gönül katında şırıl şırıl.

Sararmış ve yerlere dökülmüş yaprakların hüznüne bakmayın Bu hüzünde bile umut ve yaşanmışlık gözlenir.

Eylül sanatçıların coşkulu ve üretken ayıdır. Ressamlar, şairler, müzisyenler ve yazarlar için Eylül özellikle “üretim” odaklıdır. Zil çalmış, okullarda derslerle birlikte telaşlar da başlamıştır, ulaşım, kalem, kitap, defter ve öğretmen. Eylül bu bağlamda, duygularla birlikte yaşamın gerçeklerinin kol kola gezdiği zamanda kartpostal bir aydır.

Yahya Kemal’in “Eylül Sonu” adlı şiirinden iki dize;

■ Günler kısaldı, Kanlıca’nın ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.
Cahit Sıtkı Tarancı ünlü şiirinde sonbaharı ölümle özdeşleştiriyor;

■ Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Cahit Külebi “Sonbahar”ı şiirle karşılıyor;

■ Sonbahar geliyor serçe

Yuvanı ne yapacaksın?

Ayva çiçek açmadan önce.

Meyvelerin içi geçecek

Rüzgâr başka çeşit esecek

Yağmurlarla ıslanacaksın.

Halbuki ne kadar sıcaksın.

Özdemir Asaf, damardan giriyor;

■ Her şeyi süpürebilirsin;

Sonbaharı süpüremezsin
Yalnızsa sürekli bir sonbaharı süpürür hep

Her leke kendisiyle çıkar.
Yalnızlık paylaşılmaz.
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Puslu, kasvet yüklü sonbahar havasına karşın kimi şairler, “Eylül Bakışlının özlemiyle yanıp tutuşmaktadır;

■ Baharda gelmedin yazda gelseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım.
Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım


Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum
Seninle doluydum sensiz bomboştum
Geç olsa da aşkı sende bulmuştum
Ah benim hazanım eylül bakışlım.

***

Eylül, hüzünlü ay! Şair ay, şiir ay! Belki de bu tutku eylül’ün duygu yüklü oluşundan kaynaklanmaktadır. Eylülde, ayrılık, özlem melankoni var. Sırılsıklam, serin bir duygu pınarıdır aka durur gönül katında şırıl şırıl.

Sararmış ve yerlere dökülmüş yaprakların hüznüne bakmayın Bu hüzünde bile umut ve yaşanmışlık gözlenir. Tüm eylülleri seviyorum. Sararan, uçuşan ve yere düşen yaprakları, ilmek ilmek özlemleri, ayrılığın alfabesini dile getirse de, dahası yalnızlığın mevsimsel konumlanması olsa da! Ben tüm Eyül’leri seviyorum. Belki de hüznü, ayrılığı acıları ve yalnızlığı sevdiğim için.

■ Olabildiğince yalnız kalmalıyım; başardığım ne varsa yalnızlığımın karşılığıdır.

Yalnızlık Paylaşılmaz

Paylaşılsa…Yalnızlık olmaz.

■ Biliyorsun; ben hangi şehirdeysem, yalnızlığın başkenti orasıdır.

■Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimsem olmadığından yalnızım ben.

■ Yalnızlık zannetmeyin ki kimsesiz olmaktır. Asıl yalnızlık kimsen var iken kimsesiz kalmaktır.

■ Bendeki hayat sesi, sendeki hayat kulağına ulaşamayabilir. Yine de gel, yalnızlık korkusunu hissetmemek için konuşalım.

> Yeni Meram >Yazarlar > EYLÜL’E VEDA ETTİK, EKİM’E ‘HOŞ GELDİN!’ DEDİK!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.