YAZARLAR

Beslenmemizde vazgeçilmez ana gıda maddesinden olan Et, Süt, üç yıldan bu yana bir bela ve musibetten arınarak ülkemiz insanına yararlı konuma gelemedi.
2009 da patlak veren kriz acımasız tahribatını derinden yaralar açarak bir yandan üreticinin, diğer yandan tüketicinin ekonomik yapısını silkeleyip tahrip etti. Bu ifade tarzım bir abartı değildir. Kanıtı günümüz Türkiye sinin arz talep dengelerindeki verilere bakıldığında komşu ülkelerde, dış ülkelerde kurban kesim bedeli iç piyasadaki kurban kesim dedelinin sadece %30 olduğunu teyit eden açıklamalar yetkili ağızlardan ifade edildi.
Bir başka ifade tarzı ile önceki sene dış ülkelerde 100 TL olan kurban bedeli ülkemizde 250 TL olurken, geçen yıl dış ülkelerde 130 TL olan kurban bedeli bizim ülkemizde 500 TL ve nihayet geçtiğimiz kurban bayramında dış ülkelerde bir kurban bedeli 200 TL olurken bizim ülkemizde 600–800 TL olarak aile ekonomilerine yansıdı.
Şimdilerde Tarım Bakanlığı son derece manasız ve mantıksız bir icraatla Damızlık Koyun ihracına yasak koyup yetiştiricinin üretme şevkini kırıp dökmektedir.
ANGUS’lara etek dolusu paralar verip Türk Mutfak kültürü ve damak tadına darbe vuran Tarım Bakanlığı Türkiye iklim şartları ve mera özelliği içinden yetiştirilecek hayvan –ların seçmeli ırk ve secerelerle ülkemize damızlık olarak getirilmesinden kim ne zarar görecek de bu ithalat engelleniyor anlamak mümkün değil.
Aslında uygulanan politikanın ucunda bilhassa Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nin en doğal Hayvancılık tutkusu da tahrip edildiği içindir ki bu anarşi ve terör belası başımızdan eksik olmamaktadır. Yanlış politikalar ve oy avcılığı için Güneydoğuda dağıtılan mobilya ve beyaz eşya yerine damızlık hayvan dağıtımı ne kadar isabetli olurdu. Sağlıklı düşünenler bu hususta ittifak etmektedirler.
Et ve süt ürünleri uzun vadeli fizibilite, plan ve programa başlanmadan destekleme yapılırken, ileride vuku bulacak fazla üretimin pazarlarını bulmak da asla mümkün olmayacaktır.
Bu olumsuzlukların faturası da borç, dert hayvancılık işletmesi kuran ya da geliştiren üreticilerin üzerine kesilirken sorumlular bizim bunda günahımız yoktur savını getirecekler. Suçlu asla ve asla bulunamayacağı içindir ki Vur Abalıya misali köyüm ve köylüm, söz konusu enkazın altında kalacaktır.
Hükümeti, Tarım Bakanlığı’nı ve diğer yetkilileri uyarmak gerek, lütfen bu gaflet uykusundan silkinip çıkınız. Etiyle, Sütüyle denenmiş ırkların yetiştirildiği, ya da aynı iklim kuşağındaki ülkelerden Kuzulu, ya da gebe damızlık Koyun ithaline acilen bu ülke kapılarını açınız. Damızlık Düve ve ineklerinde yeterince ülkemize getirilip yetiştiricinin emrine veriniz, böylece BALIK İKRAMINI DEĞİL, BALIK TUTMASINI ÖĞRETİNİZ Türk yetiştiricisine, Ülkemizin kadirşinas köylüsü böylesi hizmetlere layıktır.
Hayvancılık sektörünün çok yakın geçmişinde dengeleri kurulmuş hayvan yetiştiricilerinin kaderine bir karabasan gibi, bir bakanın oğlunun iki gemi dolusu süt tozu ithal edip yoğurdu bile süt tozundan yaparak piyasaya sürdüğünde yerli süt üretimi sütün litre fiyatının 700 Kuruştan 300 kuruşa inmesi sonucunda sokağa dökülen sütler ve besleyemediği hayvanlarını kastı mahsusta ayakları kırılıp kasaplık yapılan süt ineklerinin yok olmanın girdabına çekilip ülke hayvancılığına hançer vurulması acısı çıkmıyor yüreklerden.
Kim bilir siyasetin çirkin yüzü ile disipline edilemeyen ETİN SÜTÜN ÜZERİNDEKİ İHANETİ bu ülke ve insanı yaşamasın dileğimizdir…

> Yeni Meram >Yazarlar > ETİN, SÜTÜN ÜZERİNDEKİ İHANET !!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.