YAZARLAR

1967 yılında temeli atılan ve 1973 yılında üretime başlayan Seydişehir Eti Alüminyum hiç kuşkusuz ki o tarihlerde 5–6 bin nüfuslu bir ilçeyi, 6 yıl gibi kısa bir sürede 20–25 bin nüfusu barındırır hale getirdi. Nüfus artışı da doğal olarak beraberinde ticari hayatın çeşitlenmesini ve canlanmasını sağladı.

1970’li yıllarda ağırlıklı olarak leblebicilik, manifaturacılık işleri gözde iken 1970 yılı sonralarında nüfusun artması ile artan ihtiyacı karşılamak için hemen hemen her tür ticaret yapılmaya başlandı.

Sayıları 400’ü aşan leblebi ocakları da bir bir kapanarak, dedelerin torunlarına anlattığı bir anı olarak tarihteki yerini aldı.

Ticari hayattaki canlılık 1995’li yıllara kadar sürdü. Öyle ki ülkede yaşanan ekonomik krizleri Seydişehir hiç hissetmedi.

Bu arada Seydişehir’de esnaf enflasyonu ortaya çıktı. Her iş kolundan olması gerekenden fazla işyeri açılınca eldeki pasta daha fazla bölünmeye, esnaflarımız daha az kazanmaya başladı.

1995 yılından sonra esnaflar ticaretteki eski hareketli ve kazançlı günlerini kaybetmeye başladı. Geçen zaman içinde ise, kar oranlarının da düşmesi ile birçok esnafımız iflasın eşiğine geldi.

Tüm bu yaşanan olumsuzluklara rağmen esnaflarımızda dikkati çeken bir özellik ortaya çıktı. Sabahları işyerlerini geç açmak.

Cadde ve sokak isimlerini vermeyeceğim; ama saat 09.30’a gelmesine rağmen birçok işyerinin açılmadığı bir gerçek.

Hepimizin bildiği üzere rızkın en bol olduğu vakit günün erken saatleridir. Öyle ki büyüklerimiz sabah namazından çıkar, işyerini açardı.

İşyerleri bu kadar erken açılsın demiyoruz; ama en azından sabah 07.30 sıralarında işyerleri açılmalı. Zira devlet memurları, işçiler o saatlerde işe, öğrenciler de okullarına gidiyor. Ancak işyerleri açık olmadığı için ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar.

“İŞYERLERİMİZİ ERKEN AÇALIM”

Esnaf ve sanatkârlık eski ve kutsal bir vazifedir. Yeryüzündeki rızkın onda dokuzunun bu şekilde kazanılacağı müjdelenmiştir. Yine tarihimizde Ahilik geleneği kurucusu Ahi Evran Hazretleri de ticaret ve sanatkârlık mesleğinin hem fiziki hem de manevi inceliklerini bizlere öğretmiştir.

Seydişehir tarihine bakıldığında sanayi kenti olmamıza rağmen kazancın büyük bölümünün yine ticarete dayalı olduğunu görmekteyiz. Sizler esnaf kesimi olarak halkımızın ihtiyaçlarını, hizmetinizin karşılığını alarak yapmaktasınız. Dolayısıyla hizmetinizin mekânı işyerleriniz olduğuna göre öncelikle işyerlerinize ve işinize saygınızın olması gerekir.

Kutsal mesleğin uygulayıcısı Seydişehir esnafımızın en önemli eksiğinin işyerlerini çok geç açmalarıdır. Rızkın sabahın erken saatlerde dağıtıldığını bilmeyenimiz yoktur. İşyerlerinin erken açılması müşterilerin alışkanlığını değiştirerek günün tamamından istifade etmesini temin edip, zaman israfı olmadan siz değerli esnaflarımızın daha fazla kazanmasını sağlayacaktır.

Toplumun neredeyse tamamının özellikle bu noktada büyük ölçüde haklı şikâyetleri var. Halkımız, esnaf ve sanatkârların bereketin ve rızkın bol dağıtıldığı günün en erken saatlerinde işyerlerini açmaya azami gayret etmelerini arzu ediyor.

Diğer yandan oda başkanlarımız, Seydişehir’in ve odaların sorunlarını dile getirmek için birliktelik oluşturdu. Başkanlarımız da üyelerine işyerlerini erken açmaları konusunda uyarılar yapmalı.

O halde; halkımızın sesine kulak vermeli ve esnaflarımıza çağrı yapılmalı,

“İşyerlerimizi erken açalım”

> Yeni Meram >Yazarlar > “Esnaflarımıza Çağrı”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.