YAZARLAR

ESARETTEKİ GÜVERCİNLERİN SEVİNÇ DANSI-HANEFİ AYTEKİN-YENİ MERAM GAZETESİ

İnsanlığın tarihindeki en kara günlerin zindanlar-mahpushaneler-hapishaneler olduğu gerçeği yine insanlık tarihinin ortak tanısıdır. Cezalandırmanın varacağı yerlerin en başındaki yerlerde keza zindanlardır.
Cezalandırma gereksinimi duyulan her yerde zindanlar iyiliğe çağrışım yaparken, bu zindanların ender olsa da mutluluğa çağrışım yaparken İslam felsefesindeki Hazreti Yusuf’un zindan hayatının sonunda devletin maliyesine başkan olması mutluluğa çağrışımın en güzel örneğidir.
Esaret, suçu disipline ederken ifrata kaçmanın da gayri medeniliğin ta kendisi olduğu da bilinen bir gerçektir. Uygarlık ilahi dinlerle birleştiği zaman cezanın da zulme dönmemesi, yine ilahi dinlerin özünde görülürken, medeni ve çağdaş olmanın da şaşmaz gereğidir.
Sözde, dünyanın en medeni ülkesi Amerika’nın Guatamala Zindanları insanı insan olmaktan çıkaran, uygulamaları ile iğrençliğin, pas payeliğin, vicdansızlığın en kötü örnekleri insanlığın gözlemine yansırken, yürek parçalayan gerçekler olarak izlenmektedir.
Bir zindan ki; hükümlülerin boğazlarına tasma geçirilip, bir birleri ile cinsel temas kurdurulması iğrençliğin tarihinin yüz karası olmaktadır.
Evcil hayvanların doğadan koparılıp evcileştirilmesinde güzellikler olduğu kadar kötülüklerde yaşanırken, bu güzelliklerin azaba dönüşmesi bilhassa bu günlerde gündemden düşmemektedir.
Bizim mahallenin Amber Reis Caddesinde bir apartmanın çatı arasında bir kuş severin güvercin kolonisi vardır. Bu güvercinler sahiplerinin keyfi yettiği zaman çatı kafeslerinin kapısı açılıp doğaya salınır. Gökyüzünde bir grup dansı başlar. Kanat çırpmalar, takla atmalar, pike yapmalar görülmeye değer bir efsane oluşturulurken birkaç yüz metrelik bir daire çemberini aşmayıp yuvalarının çevresine hakim olurlar.
Bu hakimiyet 40-50 dakikayı geçmez. Sanki verilen bir komutla yuvalarına girerler. Bu
yuvalarına giriş de bazen haftalarca gün yüzü görmeden orada bırakılırlar. Sahip veya sahibenin keyfi yettiğinde tekrar doğaya salınırlar.
Bu sevimli ve üstün marifetli güvercinlerin sayın sahibi veya sahibesini tanısak masrafa bizde katılalım, balkonumuzdan izlediğimiz bu dans şölenini bizde daha çok tadalım, fakat özgürlük şölenini tadarken esaretten kurtulmanın da keza sevinç ve kıvancını yaşayalım.
Bu güvercinler ki doğanın malıdır. Ona sahip olup, onları beslemek de bir güzel haslettir. İşte bu güzel haslettir ki; Bizim Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği Başkanı değerli eğitimci yazar Ümit Sürmegöz gecesini gündüzüne katarak Yüce Mevlanın bize armağanı hayvanların özgürce ve sağlıklıca yaşamaları için gerekli ortamı yaratma çabasını kesintisiz sürdürürken, doğa ve hayvan sevgisinin bayrağını gönderde tutmaktadır.
Ümit Sürmegöz kardeşimize Yüce Mevla sabırlar ihsan edip başarıdan başarıya koşmasını dileriz. Bir dileğimizde odur ki Ümit Hoca’mıza yetkililerin ve etkililerin yardım ve desteği şaşmaz dileğimizdir.
Doğa ve hayvanlar Yüce Yaradan’ın bize armağanıdır. Bu armağana ihanet etmemek de keza birinci vazifemizdir…

EMİNE İLE RAGIP DA
YUVALARINI KURDULAR
Konya Valiliği yazı işleri emektar ve emekli müdür Ahmet Uğur’un sevgili kızı
Emine Uğur ile Ertürk Ailesinin sevgili evladı Ragıp geçtiğimiz pazar günü yapılan Konya düğünü ve seçkin davetliler katılım ile yapılmıştır.
Uğur ve Ertürk ailelerini kutlar ve gençlere mutlu yuvalarında yaşama sevinci dolu nice günler yıllar dileriz.

> Yeni Meram >Yazarlar > Esaretteki güvercinlerin sevinç dansı!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.