YAZARLAR

Bir Ermeni Soykırımı savsatası yıllar yılı ülkemizin başına bela olarak sarılmakta, bitip tükenmeyen bir töhmet ve suçlama uluslar arası bir baskı unsuru olarak ülkemiz gündemlerini tutup gitmektedir.

Ermeni ırkının kini, husumeti Türklüğün başına bela olurken, Türklüğü yıpratmak ve başarıya ulaştıklarında maddi tazminatlar aparıp-koparma sevdası içindeler.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri hangi, ideolojinin sahibi olurlarsa olsunlar, bu bela ülkemizi her yılın belli zamanlarında acı bir tehdit unsuru olur, ülkemizi yorar ve yıpratır. Bu yıpratma taktiği tecvit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp bu ülkenin önüne getirilirken, her yıl akıp giden zaman bu olayın unutularak 11 aylık bir zaman sürecinde bertaraf edilmesini de beraberinde getirir.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri bu onur kırıcı acı tehdidi zaman tüneline çekip kalıcı çözüm üretmeyi hiçbir zaman akıl edememe talihsizliğini hep yaşaya gelmektedir. Şu acı talihsizliğe bir bakınız ki Türklüğün tarihine Ermeni mezaliminden kurtulmanın şerefine Antep’imize

Gazi unvanı, Maraş’ımıza Kahraman unvanı ve Urfa’mıza Şanlı unvanı durup dururken verilmiş unvanlar değildir.

Bir mezalimden kurtuluşun nişan ve beratı, havadan sudan olaylar değildir. Bir bölge ve şehir zulümden, işgalden, esaretten kurtulmuş ki, bu belde ve illerin tarihine bir onur belgesi olarak verilmiş nişanelerdir.

O halde bir gerçeği dile getirirken gerekçeleri sağlam verilere dayandırmak ve düşmanın ağzında sakız edilmemesine fırsat vermemek gerek. Gerekirse bir yıla ve had da yıllara yayılacak bir uluslar arası mücadelenin verilmesi kaçınılmaz ihtiyaç olarak görülmektedir.

Bu mücadelenin özünde şu bizin üç ilimizin tarihinin derinliğindeki Ermeni Mezalimi’ni perde, perde dünya tarihçilerinin önüne serip düşmanın ayaklanıp öne çıkmasından önce dünya gündemine taşınmalı, düşmana hiçbir şekilde hareket imkanı bırakılmamalıdır. Ve hele belleklerden silinmeyen onlarca diplomatımızın katillerinin “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” gerçeği şamar gibi yüzlerine vurulmalıdır.

Her yıl sadece yılın belli aylarında dünya gündemine parlamentolar eliyle taşınan Ermeni Soykırımı savsatası dünya devletleri ve bilim kurullarının gündemine taşınarak ısrarla, hakikatle, yapay, sanal davanın çürütülmesi sağlanırken gerçeklerin sergilenmesinde gözleme getirilen toplu mezarlar dünya parlamentolarına taşınıp, hak talebinde ısrar edilip konunun Türkiye lehine gündemlerden düşmemesine özen gösterilmelidir.

Tabiri caizse, kuru gürültü çıkışları dünya gündemine düşmanı

oturtmuşsa, bu aşamada gerçek dostlara dahi olayın gerçeklerini anlatmak zor mu? Zor olduğunu defalarca öğrendik. Hani ne derler atı alan Üsküdar’ı geçmeden tedbiri alıp düşmana fırsat vermemek, tehditler yerine akılcı tedbirler almak ülkemiz ve ulusumuzun ali menfaati olmaktadır. Akılcı tedbir arıyorsan Antep kanıt, Maraş kanıt, Urfa kanıt gözler önünde serili.

Ha bir de düşmanın düşmanlığını unutup NATO’nun askeri kanadına dönme çabasında olan Fransa’ya yol açmanın bedeli oluyor. İhanetle anılan Fransa meclisi kararı. Bir milyon Ermeni’yi doğradık diyen Nobel ödüllü Orhan Pamuk ve ötekilerin çanlarına ot tıkayıp seslerini kesmemenin de bedeli oluyor. Şu ihanete bakın ki sadece Ermeni soykırımı anıtı diken Fransa değil Kanada, İsveç, Arjantin, Rusya, ABD ve diğerlerini Ermeniler ayarlarken bizim lip lip bakmamızın bedelidir Fransız Meclisi’nin kararı…

TEBRİKLER SANA

SEVGİLİ ÖKSÜZ !!

O benim köyümün Hatip Hasan ailesinin kültür seven çocuğu Yusuf Öksüz, Kur’an tefsirlerini Zafer’de bir apartmanın odasında satışını yaparken kitap ve okuma aşkı onu Konya’da Hacıveyis Camii altında hem de 200 metrekare bir mekanda 18 bin adetlik bir dev kitap evinin müdürü oldu.

O şimdi Diyanet Yayınları’nın da dağıtım merkezi olurken bu Konya, Niğde, Aksaray, Karaman illerine kurulan köprüden dini ve kültürel yayınlarımızı taşıyan bir kitap evi kurdu. Görevini üç yardımcısıyla şevkle, azimle sürdürüp yarattığı eserin ulvi bir merkez olmasına şükür ve dua ile cevap vermektedir. Tebrik ve takdirlerimiz sevgili Öksüz‘e, dualarımız köyümüzün Halk Mektebi Muallimi ve Hatibi Hasan Öksüz merhuma…

> Yeni Meram >Yazarlar > ERMENİ MEZALİMİ’NE TEHDİT DEĞİL AKILCI TAKTİK GEREK !
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.