YAZARLAR

Ne yedek parçası vardır, ne pili. Ne peşinat vermeniz gerekiyor, ne aylık taksit.
Enflasyona karşı dayanıklı, vergiden muaf,
Gerçekten huzur verici, dinlendirici…
Çalınmaz, etrafı kirletmez… Herkese uyar, katıksızdır. Çok az enerji harcar ve müthiş iyi sonuçlar verir. Tansiyonunuzu düşürür, stresinizi azaltır. Mutluluğunuza mutluluk katar. Depresyona karşı savaşır, yüzünüzü güldürür. Öz güveninizi artırır…
Dolaşım sisteminizi çalıştırır ve yan etkileri yoktur Benim bildiğim en kusursuz ilaç odur: Reçetesini yazıyorum;
– Kucaklamaktır.

***

Deli kim?

Deli sıfatıyla bilinen Sultan İbrahim, tatbiki mümkün olmayan emirlerini yerine getirmeyip çeşitli bahanelerle savsaklayan Sadr-ı azam Kara Mustafa Paşa’yı idam ettirip yerine Sultanzade Mehmet Paşa’yı tayin eder. Yaşananlardan gerekli dersi çıkartmış olan Mehmet Paşa, Padişah’ın her emrini itirazsız uygular. Her dediği yapılan, her söylediği kabul edilen Padişah bile sonuçta işkillenir. Bir gün, kendisine armağanlar sunan Sadr-ı azam’a sorar:
– Evvelki Lalam ne söylersem itiraz eder, suskun kaldığında ise isteklerimi yerine getirmezdi. Sen ise ne söylesem hepsini kabul ediyor, gereğini derhal yerine getiriyorsun. Bunun hikmeti nedir? Lalam mı iz’anı kıt bir adamdı, yoksa

ben mi değiştim?
– Haşa Padişahım! Yüce varlığınızın değişime ihtiyacı yoktur. Zatınızın sözleri ilk anda gerçeğe uygun değilmiş gibi anlaşılabilir. Ancak iyi düşünüldüğünde, altında ne gizli manalar olduğu bulunabilir.
Deli denilen Sultan İbrahim bu sözlere gülerken, ancak akıllı bir insanın ağzına yakışan bir teşhiste bulunur;
Olur dalkavuk, sen değilsin be Mehmet!.
***
Haftanın Bercestesi;

“Onlar ki verir dünyaya nizamat

Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde”

***

Kamyon Yazıları

* Çalışmak güzel birşey olsaydı, üzerine para vermezlerdi.
* Uzaktan severim, ruhun bile duymaz.
* Aşk futbol topu gibidir, önce tekme atarsın, sonra peşinden koşarsın.
* Bir insana gerektiğinden fazla değer verme, ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin.
* Yağmur mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsa aldırmıyorum. Maksadı gözlerimi ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum.

***

Kiralık Ev

Ünlü sanatçıların doğdukları ya da yaşadıkları evlerin üzerine, onlar öldükten sonra birer yazılı levha koyma adetinden söz ediliyormuş.

Florinalı Nazım, Süleyman Nazif’e:
-Üstat, ben öldükten sonra kapıma koyacakları levhaya acaba ne yazarlar?
Süleyman Nazif büyük bir ciddiyetle şu yanıtı vermiş:
-Kiralık Ev!
***

Laf Salatası
* Ne bu millette cep telefonu hastalığı? Kusura bakmayın “Kefenin cep telefonu yok” bilin, başkalarına bildirin yani!
* Yetenek yarışmalarında o jürilere, o beklemelere, reyting için yapılan atraksiyonlara katlanmak gerçekten de yetenek ister hani!
* Yengeme bir kazak bile ördüremedin henüz. Sen nasıl kazak erkeksin ya?
* Kızım sana söylüyorum… Kızım sana söylüyorum. Çıkar kulaklığı da dinle beni azıcık!

BİR DAMLA:

Gönül dedi: Ben neyim ki, bir damla sadece;
Ben nerde, görmediğim koca deniz nerde!
Böyle diyen gönül denize kavuşunca
Baktı kendinden başka şey yok görünürde.

> Yeni Meram >Yazarlar > EN KUSURSUZ İLAÇ: KUCAKLAMAK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.