YAZARLAR

Tam 600 sene Anadolu halkını sadece savaşta hatırlayan, her türlü ayrıcalığı gayri müslimlere sırf vergilerini tam verip, hazineyi doldursunlar diye veren, sıkışınca hiç duraksamadan, vatan topraklarının tamamını Sevr, Mondros Antlaşmaları ile düşmana veren PADİŞAHLARI VE ONLARIN TORUNLARINI SEVERİZ.

Sevmediğimiz ve her gün yerden yere vurduğumuz ve ülkeyi 1950’lerde çok partili düzene geçiren kişinin aksine kazandığı her iki seçimden sonra; 1954 yılında HRİSTİYAN BİRLİĞİ OLAN, YÜZYILIMIZIN HAÇLI ORDUSU OLAN NATO’ya ülkemizi sokarak, önce Kore’de yüzlerce şehit, sonra Afganistan’da şehit daha sonra da dünyada karıştırıcı ABD adına bekçilik yaptırıp şehitlerimizin kanlarıyla sulanan ve canlarıyla çizilen yurt topraklarımıza üsler kurduran siyasimizi çok severiz.

Aynı siyasi ‘Vatan Cepheleri’ kurdurup, halkı cephelere böler, yazılmayan memurları sürer …. Ama olsun biz severiz!

Demokrasi türküsü ile gezeriz ama o, siyasinin ülkede çıkan tüm gazeteleri önce kendi oluşumu olan kuruldan onay almadan bastırmadığını gizler ağıtlar yakar, sever de severiz.

İkinci Dünya Savaşı’ndan ülkeyi büyük bir ustalıkla çıkarıp, Avrupa kan ve gözyaşı, açlık, kıtlık, yıkıntılarla boğuşurken, demokrasiye geçirdiği ülkesinin hazinesini dolu bırakanı sevmeyiz. Yerden yere vururuz, hakaretler ederiz, çamur atarız, hesap sorarız, ama bu ülkenin dolu hazinesini boşaltıp, Atatürk’ün vasiyetini hiçe sayıp, namerde muhtaç, borç içinde yüzer hale getireni severiz.

Laikliği sırf din tüccarlarının elinden; saf, inançlı, tertemiz duygularla Yüce Tanrı’sına bağlı insanları kullanmalarını önlemek için yaşam biçimi haline getiren Atatürk’ü kötülemek ve siyasi çıkar sağlamak için halkın karşısına geçip ‘Siz yeter ki isteyin halifeliği bile geri getiririm’ diyecek kadar kendini kaybeden siyasileri severiz!

Ülkeyi 37 yıl git- gellerle yöneten, işine gelince dindar, işine gelmeyince modern, işine gelince milliyetçi cephelerle ülkeyi darbelerle tanıştıran politikacıyı da tam 37 sene sevdik.

İnanmadığı halde sırf oy uğruna Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne “Türküm doğruyum, demeyin; siz Kürtsünüz siz de Kürdüm demelisiniz” diyerek bölücülük tohumlarını eken, kaybolan paraların hesabını veremeyen politikacıyı da sırf göstere göstere, halkın gözünü oya oya namaz kılıyor, cumaya korumalarıyla gidiyor diye sever, yürütülen paraları hemen helal eder, halkın hazinesini koruyanı, halkını büyük devletlerin maşası yapmayanı hiç sevmeyiz.

Özelleştirme adı altında Milli Eğitimi, Tevhid-i Tedrisat Yasası’nı yok edip, özel okullarla, özel dershanelerle halkın parasını; devletin eğitimi parasız verme zorunluluğuna rağmen, kişilere aktaran, Atatürk döneminde yapılan her şeyi TOPRAKLARIMIZI BİLE YABANCILARA SATAN politikacımızı da çok sever, anıt mezarlar yaptırır, iyi ki bize bir sürü kazık attın, hiç aklımızda yokken Kürt- Türk ayırımı çıkarttın diye arkasından rahmetler okuruz.

Bu yazımı vatansever ama ABD sevmez, İSMET İNÖNÜ’NÜN sözleri ile tamamlamak istiyorum:

“BÜYÜK DEVLETLERLE İLİŞKİ, AYI İLE YATAĞA GİRMEKTİR.”

Biz; ayı ile yatağa giren tüm politikacılarımızı severiz.

> Yeni Meram >Yazarlar > EN ÇOK KİMİ SEVERİZ?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.