YAZARLAR

Emekli dostlarımı yıllarca dinledim. Geçen yolda rastladığım bir arkadaşım “- Emeklilik nasıl gidiyor?” diye sordu. Anlattım. Ülkemizde emeklilik tekrar emekleme dönemine dönmüş, çalışan memur kesimi sabah 8 öğleden sonra 17 arası işte olup yapabilecek bir masrafları yok. Gerisi 8 saatlik vardiyalı işçiler ya da 12’şer saatlik patronların isteğine göre çalışanlar, sekreterler vbg şeklinde. Sekreter şimdiki adıyla “yönetici asistanı” oluyormuş yönetici ise malum; küçük veya büyük sermaye sahibi ve bununla bir işyeri kurmuş insan, bizim eski deyimle patron. Çalışanların gibi imkanlar verilirken emekli ne alırsa onda kalıyor. Bir kuyruk benzetmesi vardı “ne uzar ne kısalır” diye. Emekli asla uzamıyor, hiç bir şeye de uzanamıyor hatta daha kötüsü piyasaya gelen zamlarla, enflasyonla emekli boyuna kısalıyor, çöküyor emekleme durumuna geçiyor artık ayağa da kalkabilir mi? Allah bilir. Herkesin maaşına koca koca zamlar yapılırken, emekliye maaş zammı yok, yada kazara olursa “tırnak ucu” miktarında bir sus payı…

Sanki emekli toplumda yükmüş gibi. Bunca satılan yerler limanlar, barajlar, yollar nasıl yapıldı? Şimdiki emeklilerden çalışırken aldığınız vergilerle değil mi? Yıllarca çalışıp devlete vergisini son kuruşuna kadar ödeyen şimdiki emekliler değil mi? Petrol zammı emekliye dokunmaz mı? Doğru o yürüsün! Piyasaya gelen gıda zammı? O da emeklinin sağlığı için! Memurken ancak karnı doyan emekli açlığa alışsın ve böylece emeklilerimiz obez olmasın. Bakın yabancıların emeklileri bizim 5 yıldızlı otellerde nasıl tatiller yapıyor? Şimdi bizim emeklilerde tatil yerine “çalışırken nadirde olsa gittikleri” yerleri hayallesinler yeter. Yurt dışı gezi ise bizdeki emekliler için hayalin de ötesinde. Elektrik kullanmasınlar, karanlıkta otursunlar, nasılsa karanlık bir yere doğru yol alıyorlar, alışırlar.

Doğalgaz zammı mı? Üşümeye de alışsınlar yada bir kaç kat giyinsinler ki zayıflıkları da böylece belli olmasın. El insaf daha yazamayacağım. İlgililerden bu ülkeye bunca hizmeti olanları emeklileri de düşünmelerini rica edeceğim. Emeklinin halini gören genç daha ilk işe alınışında “kendi aklınca” tedbir almaya çalışıyor. İyi terbiye almış ve dürüst bir kişi ise bu işi kıvıramıyor onuruna yediremiyor. Böylece iş bilen nesiller yetiştiriyorsunuz. Ancak kılıncı nereye kullanacaklarını istikbal size gösterecektir ki bu da her zaman toplumun aleyhine olmaktadır. Hepinize sevgiler saygılar…

> Yeni Meram >Yazarlar > EMEKLİLİK Mİ? EMEKLEMEK Mİ?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.